1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. ‘Basın ve ifade özgürlüğüne en ağır darbe’
‘Basın ve ifade özgürlüğüne en ağır darbe’

‘Basın ve ifade özgürlüğüne en ağır darbe’

Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC), Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını yaptığı yazılı açıklama ile kınayarak, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

A+A-

 Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi de tutuklanmaları, “Basın ve ifade özgürlüğüne en ağır ve öldürücü darbe” olarak yorumladı. HDP HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ da gazetecilerin tutuklanmasını kınadı.

Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC), Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını yaptığı yazılı açıklama ile kınadı. ÖGC, Dündar ve Gül'ün MİT TIR'larıyla ilgili yayımladıkları haber ve görüntüler nedeniyle haklarında başlatılan soruşturma kapsamında "Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme", "Siyasi ve askeri casusluk", "Gizli kalması gereken bilgileri açıklama", "PKK'nın  propagandasını yapmak" iddiasıyla tutuklandıklarına dikkat çekti.

Açıklamanın devamında, "Cumhurbaşkanı'nın açıklamasının ardından savcıların görev başına gelerek hemen tutuklama kararı çıkartmaları, yargı ile Cumhurbaşkanı'nın basına karşı ortak bir tutum içinde olduğunu gösteriyor. Mevcut savaş ortamında en çok ihtiyaç duyulan kurum, basındır. Biz Özgür Gazeteciler Cemiyeti olarak herkesin özgür basına sahip çıkmasını ve tutuklamalara karşı çıkmasını istiyoruz. Cemiyet olarak gazetecilerin tutuklanmasını kınıyor ve bir an önce tutuklanan gazetecilerin bırakılmasını istiyoruz" denildi. 
 
Diyarbakır Barosu “Basın ve ifade özgürlüğüne öldürücü bir darbe”
 
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün, MİT TIR’ları soruşturması kapsamında tutuklanmalarını değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, “Basın ve ifade özgürlüğüne öldürücü bir darbe daha vurulmuştur” dedi.
 
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün, MİT TIR’ları soruşturması kapsamında tutuklanmalarını, yönetim kurulu adına yaptığı bir açıklama ile kınadı. Dündar ile Gül’ün tutuklanmalarını “Başta basın ve ifade özgürlüğü olmak üzere Türkiye'deki demokratik özgürlüklere öldürücü nitelikte bir darbe daha vurmuştur” sözleriyle değerlendiren Elçi, şöyle dedi:
 
“Basın ve ifade özgürlüğü; açık bir toplumun temel güvencesi ve demokratik bir toplumun ise temel bir değerini oluşturmaktadır. Basının özgür, basın çalışanlarının da herhangi bir baskı, tehdit, soruşturma, kovuşturma ve tutuklama tehdidinden uzak bir şekilde görevini yapamadığı bir toplumda, diğer hiçbir demokratik ve bireysel özgürlüğün güvencesinden ve varlığından söz edilemez. Türkiye, özellikle son bir-iki yıl içerisinde neredeyse her gün basın ve ifade özgürlüğünün darbelendiği, demokratik özgürlüklerin örselendiği, yönetenlerden kaynaklanan baskı ve tehditlere sahne olmaktadır”
 
Dündar ve Gül’ün, dünyanın her yerinde olağanüstü nitelikte haber değeri olan ve toplumun güvenliğini ilgilendiren çok önemli bir konuyla ilgili haber yaptıklarını vurgulayan Elçi “Dündar ve Gül’ün toplumu bilgilendirici nitelikte bir haber nedeniyle tutuklanmaları son yılların basın-ifade ve demokratik özgürlüklere yönelik en ağır ve öldürücü darbesini vurmuştur.

 

Türkiye toplumunun toplumsal güvenliğini ve geleceğini ilgilendiren, çok sayıda silah yüklü TIR'ın ulusal ve uluslararası hukuk hükümlerine açıkça aykırı ve suç teşkil edecek şekilde kamu görevlileri tarafından Suriye'deki gruplara götürüldüğü bir sırada soruşturma makamları tarafından durdurularak aranması ve el konularak soruşturmaya konu yapılması olayı dünyanın her yerinde, her gazetecinin ilgisini çekecek, meslek ahlakı ve cesaretine sahip her gazeteci tarafından haber konusu yapılabilecek bir olaydır.

 

Gazeteci Dündar ve Gül'ün tutuklanması, demokratik topluma yönelik çok büyük bir tehdit ve gözdağı olduğu gibi aynı zamanda çok ağır bir suçun soruşturmasını etkileme ve delilleri gizleme suçunu oluşturmaktadır” diye konuştu.
 
Diyarbakır Barosu olarak Dündar ve Gül’ün tutuklanmalarını “her türlü maddi ve hukuki dayanaktan yoksun, tümüyle siyasi iktidarın ve yönetenlerin fiili baskısıyla alınmış kabul edilemez bir karar olarak” gördüklerine dikkat çeken Elçi, şöyle devam etti:
 
“Diyarbakır Barosu, gazeteci Dündar ve Gül'ün tutukluluk durumuna derhal son verilmesi çağrısında bulunmakta, talep etmekte, haklarında sürdürülen bu haksız ve hukuksuz soruşturma ve kovuşturmada kendileriyle dayanışma içerisinde olacaktır”
 
 
Demirtaş ve Yüksekdağ’dan kınama
 
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ da konu ile ilgili yazılı açıklama yaparak Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasını kınadı. Açıklamada şunlar yer aldı:

 

“Yaptıkları haberden dolayı tutuklanmalarını en sert biçimde kınıyoruz. Atılan bu adım Türkiye’deki bazı gerçeklerin bir kez daha görülmesine yol açmıştır. Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma ve basın özgürlüğü her gün ayaklar altına alınmakta ve çiğnenmektedir. Evrensel ve demokratik hiçbir ölçü geçerli değildir. Adalet mekanizması iktidarın ve Saray’ın denetimi altında davranmaktadır.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan haberin bedelini ödetmek için tutuklatmayı dayatmıştır. Yıllardır El Kaide türevi El Nusra, IŞİD ve Ahrar ul Şam gibi örgütlere maddi ve manevi yardım yapanlar, lojistik destek sağlayanlar, silah ve para yardımında bulunanlar, bu konuların konuşulmasını yasaklamak için çabalamaktadır. Ancak bu çabalar hem uluslararası hem de bağımsız ve tarafsız ulusal hukuk önünde hesap vermeyi engelleyemeyecektir. Günün ve dönemin gereği, demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde her vicdan sahibi yurttaşın birlikte hareket etmesi, nerede ve hangi şekilde olursa olsun baskı ve zulme karşı durmasıdır.”
 
 
“Cumhuriyet Gazetesi halkı bilgilendirme görevini yapmıştır”
 
 
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası da ortak bir açıklama yaparak MİT Tırları’yla ilgili yaptıkları haber nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmesini eleştirdi. Yapılan açıklamada “Söz konusu haberin yayınlanması gazetecinin halka karşı görevidir. Halkın haber alma hakkının teminatıdır.  Gazetecinin görevi devletin çıkarını korumak değildir. Devletin çıkarını koruyacak merciler bellidir. Herkes kendi görevini yapmaktadır” denildi. Açıklamada şu görüşler yer aldı: 
 

“Cumhuriyet Gazetesi’nin MİT tırlarıyla ilgili yaptığı haber gerçek bir olayın halka iletilmesidir. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ndeki, “gazeteci basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanır. Bu amaçla her türlü sansür ve otosansürle mücadele etmeli, halkı da bu yönde bilgilendirmelidir. Gazetecinin halka karşı sorumluluğu, başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere, öteki tüm sorumluluklardan önce gelir” maddesine uygundur.  Gazeteci tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme, araştırma hakkına sahiptir.
 
 
“Tutuklama Anayasa’ya aykırıdır”
 
Tüm bunların ışığında meslektaşlarımız Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklama talebiyle mahkemeye sevkedilmesi başta TC Anayasası, 5187 Sayılı Basın Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi, Mevcut Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırıdır. Söz konusu haberin yayınlanması gazetecinin halka karşı görevidir. Kaldı ki, gazetecinin görevi devletin çıkarını korumak değildir.

Devletin çıkarını koruyacak merciler Anayasamız tarafından belirlenmiştir. Gazeteci, devleti yönetenlerin belirlediği ulusal ve uluslararası politika konularında ön yargılara değil, halkın haber alma hakkına dayanır. Onu mesleğin temel ilkeleri ve özgürlükçü demokrasi kaygıları yönlendirir.  Herkes kendi görevini yapmalıdır. 64. Hükümet reform hükümeti olarak kamuoyuna sunulmuştur. İktidara basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü üzerindeki engelleri kaldırıp, gazetecileri tutuklanmadan mesleklerini yapabilir hale getirecek reformlara başlamayı öneriyoruz.“

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler