1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Baş ağrınız çocuğunuza geçebilir
Baş ağrınız çocuğunuza geçebilir

Baş ağrınız çocuğunuza geçebilir

Çocukluk çağında görülen kronik ve tekrarlayıcı baş ağrılarının en sık nedeninin migren olduğunu belirten uzmanlar, Migren tipi baş ağrılarının ayda 2-4 kez ataklar şeklinde görüldüğünü ve 2-48 saat sürdüğünü belirterek, “Erişkinlerde izlenen yarım baş ağrısının aksine çocuklarda genelde yaygın bir baş ağrısı şikayeti vardır, çocukluk dönemi migrenlerinin nedeni genetiktir” dedi.

A+A-

Diyarbakır'daki özel bir hastanenin Çocuk Nörolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Ahmet Yaramış, çocuklarda migren hastalığı hakkında bilgi verdi.

'Migren ailesel özellik taşır'

Yaramış “Migren hastası çocukların yaklaşık %70′inin ailelerinde de (anne, baba, kardeş vs…) migren hastalığı görülmektedir. Bu da hastalığın herediter yani ailesel olduğunu gösterir. Yakın zamana kadar migrenin beyinde bulunan damarların bir şekilde büzülüp genişlemesi sonucu olduğu düşünülse de son zamanlarda ağrıların, beyinde dolaşan bazı kimyasal maddelerin (seratonin gibi) değişiklikleri sonucu beynin fonksiyonun bozulmasına bağlı olduğu bilinmektedir” dedi.

'Ataklar yaşla birlikte artar'

Çocuklarda migren sıklığının yaşla birlikte artış gösterdiğini belirten Yaramış, “Çocukluk çağında migrenin sıklığı ortalama %3-10 dolaylarındadır. Ergenlikten öncesi erkek çocuklarında, ergenlik sonrası ise kız çocuklarında daha çok görülmektedir. Yaş büyüdükçe bu oran daha da artar. Örneğin; erişkinlerde migren tipi baş ağrıları erkeklere oranla kadınlarda 3 kat daha fazla izlenmektedir. Çok küçük çocuklarda kusma ile birlikte, huzursuzluk ve uyuklama gibi davranış değişiklikleri en sık görülen belirtilerdir. Yaş büyüdükçe çoğu kez yaygın, bazen zonklayıcı tek taraflı baş ağrıları ortaya çıkar. Ağrıya; bulantı, kusma ve ışıktan, sesten aşırı rahatsız olma şikayetleri eşlik eder. Çocukluk çağı migrenin % 80'i aurasız, %20'si de auralı migrendir. Auralı migrende baş ağrısından yaklaşık 10-30 dakika önce bulanık görme, yanıp sönen ışıklar, konuşma bozukluğu, hareket güçsüzlüğü gibi motor bulguların yanında vücutta iğnelenme gibi duyusal hisler oluşabilir” diye konuştu.

'Yaşam şekli değişimi migreni tetikler'

Yaramış, “Migrenli çocukların birçoğunda baş ağrısını tetikleyen çevresel faktörler tanımlanmıştır. Bunlar; açlık, stres, uykusuzluk, uyku ritminin bozulması, kafeinli içecekler, seyahat, hava sıcaklıklarının değişimi, hastalık, bazı ilaçların alımı olarak sıralanabilir. Yaşam ritminin bir şekilde değişmesi tetikleyici olabilmektedir. Migrenin tedavisinde altın kural yaşam stilini düzenlemektir. Kişiden kişiye değişiklik gösterse de tetikleyici faktörlerden korunmak gerekir. Migreni ilaçla tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da doktor kontrolünde ve önerisiyle kullanılması önerilen başlıca üç grup ilaç vardır.

Birinci grupta akut başlayan baş ağrısı, kusma, bulantı ve huzursuzluk gibi şikayetleri azaltan ilaçlardır. İkinci grupta migren baş ağrılarının uzun sürmesini önleyen veya süreyi kısaltan ilaçlar bulunmaktadır. Son olarak da bir sonraki atağı veya atakları önlemek için; antideprasan, alerji ilaçları ve kalp ritmini düzenleyiciler ile bazı epilepsi ilaçları kullanılmaktadır” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT