1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. “Barikat kaldır, hendek kapat, kömür taşı”
“Barikat kaldır, hendek kapat, kömür taşı”

“Barikat kaldır, hendek kapat, kömür taşı”

Sur ilçesinde okul ve camilerde temizlik hizmeti için 'geçici' statüde işe alınan işçilerin çatışma bölgesinde çalıştırılmak istendiği iddia edildi.

A+A-

İşçileri çatışmaların en şiddetli bölgelerinde; hendek kapatma, mevzi yapma, operasyondaki asker ve polislerin ısınması için kömür taşıma, barikat kaldırma gibi işlerde kullanıldığı ileri sürüldü. İşçilerin, herhangi bir güvenlik önlemi olmaksızın köle gibi çalıştırıldığı, gitmeyi reddeden işçiler ise işten çıkarıldıkları, onlarca işçinin de canı pahasına evine ekmek götürmek için çalıştığı ifade edildi.
 
 
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, 2 Aralık günü ilan edilmesinden bu yana 73 gün geçen sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar devam ederken, Sur ilçesinde okul ve camilerde temizlik hizmeti için 'geçici' statüde işe alınan işçilerin çatışma bölgesinde çalıştırılmak istendiği iddia edildi.
 
İşçileri çatışmaların en şiddetli bölgelerine götürerek, hendek kapatma, mevzi yapma, operasyondaki asker ve polislerin ısınması için kömür taşıma, barikat kaldırma gibi işlerde kullandı. Tüm bu işlerde kullanılan işçiler, herhangi bir güvenlik önlemi olmaksızın köle gibi çalıştırıldı.
 
Gitmeyen işçilerin çıkışı verildi
 
İŞ-Kur tarafından Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında belirlenen ve Sur Kaymakamlığı bünyesinde ilçede bulunan okul ve camilerde temizlik işlerini yapmak için görevlendirilen bu işçilerin çatışma bölgesine gidişi de kaymakamlık tarafından ayarlandı. "Savaş cephesi"ne gitmeye reddeden işçiler ise işten çıkarmakla tehdit edildi. Tehditlere rağmen çatışmaların olduğu bölgeye gitmeyen çok sayıda işçinin Şubat ayı başında çıkışları yapıldı. Ancak halen söz konusu ilçede onlarca işçinin canı pahasına evine ekmek götürmek için çalıştığı belirtildi.
 
Ölüme gitmedikleri için işlerinden oldular
 
Çatışma bölgesinde çalıştırılmaya zorlandığı için sadece bir kaç gün içerisinde Adil Aycan, Eşref Turan, Yaşar Aysel ve Şefak Yıldız isimli işçilerin işlerine son verilirken, Mahmut Güzel isimli geçici temizlik işçisi bu işi göze almayarak, kendi isteğiyle işten ayrıldı.
 
Polis işçinin gözü önünde vuruldu
 
İşine son verilen işçilerin anlatımları ve tanık oldukları çatışmalar ise işçilerin devletin bilgisi dahilinde nasıl ölüme sürüklendiklerini açıkça gösterdi. Eşref Turan isimli işçi, Mardinkapı bölgesinde çalıştığı bir gün, açılan ateşte bir polisin gözlerinin önünde yaşamını yitirdiğini anlatırken, kendisiyle birlikte o sırada çalışan başka bir işçiyle şans eseri kurtulduklarını kaydetti.
 
'İşçiler kurşunların altında kaldı'
 
İlçedeki Alipaşa Ortaokulu'nda, 23 Kasım 2015'te işe başlayan Şefak Yıldız isimli işçi de defalarca çağrılmasına rağmen gitmediği için Şubat ayının başından işten çıkarıldı. Yıldız, yaşadıklarını şöyle aktardı:
 
“Bizleri arayıp, hendekleri kapatmak, polislere mevzi yapmak, barikatları kaldırtmak için çağırıyorlardı. Class Otel'de polislere mevzi yapmaya gidenler dahi oldu. Ben hiçbirine gitmedin sonunda beni arayarak çıkışımı verdiler. Kendilerine benim işim okulda temizlik yapmaktır, ben bu işler için gelmem dedim. Polisler kendileri gidip yapsın dedim. Daha geçen gün gidenler yine kurşunların altında kaldı. Gidenlere çelik yelek falan hiçbir şey takmıyor. Çalışanların sayısını bilmiyorum ama Sur'daki müftülüğe bağlı camilerde ve okullarda temizlik işçisi olarak çalışanların hepsini çağırdılar. Bir gün sabah tüm işçileri kaymakamlığa çağırdılar. Saat 08.00'de toplantı yapacaklardı sonra 13.00'e ertelediler. O sırada işçileri iki gruba ayırarak, çalıştırmaya götürdüler. Ama gitmedim kaçtım. Sürekli beni aradılar ama ben gitmedim. Okul müdürümüz 'kaymakam çağırıyor' dedi, gittik. İlk gün başka bir okula konumlandıracağız diye gittik ama öğrendik bu iş içindir sonra gitmemeye başladım. Benim gibi gitmeyen birkaç arkadaşın da çıkışı verildi. Ama halen ihtiyacı olup gidenler var. Geçen gün kurşunların arasında kalıp kaçanlar oldu”
 
Çalışırken ateş açıldı
 
Çatışma bölgesine çağrılan, ancak gitmediği için işten çıkarılan 52 yaşındaki Eşref Turan isimli bir başka işçi de, kendisine kömür taşıttırıldığını anlattı. Turan da diğerleri gibi işe gitmediğinde ise işine son verildi. Turan, polis-asker noktalarına kömür taşımak için Mardinkapı'da yaşadıklarını şu şekilde anlattı:
 
“Dördüncü kez beni aradılar ve gittim. Bizzat yazı işleri müdürü bana bir kamyon kömürün olduğunu ve bunun da asker-polis noktalarına dağıtılacağını söyledi. Ben de kabul ettim. Benle birlikte Müftülük'te çalışan ama tanımadığım bir arkadaşlar birlikte gittik. Mardinkapı tarafında kömür dağıtmaya başladık. Benim gözlerimin önünde biz kömür dağıtırken, binadan ateş açıldı. Herhalde kanasla mı ateş açtılar tam bilmiyorum. Gözümün önünde polis yaralandı yere düştü. Ambulansta Mardinkapı'daydı. O polisi ambulansa aldılar daha hastaneye varmadan öldü. Buna gözlerimle şahit oldum. Tarih olarak hatırlamıyorum hangi gün olduğunu ama yazı işleri müdürünün bizi çağırdığı gündü. Ateş açıldıktan sonra ayrıldık oradan”
 
Son anda canını kurtarabildi
 
Turan, kendi okulunda çalışan Ali isimli genç bir işçinin de Class Otel'e kum torbası taşırken, bir anda yaşanan saldırının içinde kaldığını, son anda kendisini otele atabildiğini paylaştı.
Kendi isteğiyle işten çıkan Mahmut Güzel isimli geçici işçi ise ilçedeki okul ve camilerde çalıştırılan geçici işçilerin bir bir aranarak, çatışma bölgelerine götürüldüğünü doğruladı. Güzel, farklı bir yerde iş bulduğu için ayrıldığını ancak halen buralara götürülen işçilerin olduğunu söyledi.
 
İŞ-KUR Müdürü: Tasarruf kaymakamlıkta biz de değil
 
İlçedeki bu skandal ve işçilerin açık bir şekilde ölüme götürülmesine ilişkin görüştüğümüz İş-KUR Diyarbakır Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü İsmail Koç, yaşanan bu durumun kendileriyle alakası olmadığını savundu. Koç, işçilerin çalıştıracağı yerlerde kararın Kaymakamlık tasarrufunda olduğunu ileri sürdü.
 
Bu konuda muhatap kurumun Kaymakamlık olduğunu söyleyen Koç, işçilerin çalıştırılacağı yerlerin sözleşmede belirlendiğini, bunu kabul etmeyenlerin de işten çıkartılmasının normal olduğunu savundu.
 
'Bunlar beni aşıyor' itirafı
 
Koç, ısrarla işçilerin anlatımlarını yöneltmemiz üzerine ise "Çatışmaların olduğu yeri bana sormayın" diyerek, "Böyle bir haber doğru bir haber değil, ben bir tarafla sözleşmemi yapmışım. Sokağı temizlemesi gerekiyorsa sokağı temizler" demekle yetindi.
 
Koç, ısrarlı sorularımız üzerine "Bunlar beni aşıyor" diyerek, telefonu kapattı.
Bunun üzerine ulaştığımız Sur Kaymakamlığı Özel Kalem Müdürü Mahfuz Okumuş ise işçilerin detaylı anlatımları ve işten çıkartılmış olmalarına rağmen söz konusu skandalı "böyle bir durum yok" şeklinde yalanlamakla yetindi. 

HABERE YORUM KAT