1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Baluken’den mezarlıklar için araştırma önergesi
Baluken’den mezarlıklar için araştırma önergesi

Baluken’den mezarlıklar için araştırma önergesi

HDP Diyarbakır Milletvekili ve Grup Başkan Vekili İdris Baluken, Mezarlıkların ve Kutsal Mekanların yapılan operasyonlarla tahrip edilmesi ve yıkılması ile ilgili meclis araştırması yapılması için TBMM başkanlığına önerge verdi.

A+A-

HDP Diyarbakır Milletvekili ve Grup Başkan Vekili İdris Baluken, Mezarlıkların ve Kutsal Mekanların yapılan operasyonlarla tahrip edilmesi ve yıkılması ile ilgili meclis araştırması yapılması için TBMM başkanlığına önerge verdi.

Mezarlıkların kutsal mekanlar olduğuna dikkat çekilen önergede, “Tüm halklar ve inançlar için kutsal olarak kabul edilen mezarlıkların ve kutsal ibadet mekânlarının AKP’nin talimatlandırdığı kamu güçleri tarafından bomba, top atışı ve iş makineleri maharetiyle yıkılması/tahrip edilmesi ahlaki, dini, hukuki ve insani açıdan kabul edilemezdir. Kutsal mekânların ve mezarlıkların yıkılmasına/tahrip edilmesine dair sürecin, talimat verenlerin, uygulayanların araştırılması ve bu tarz kabul edilemez uygulamaların sonsuza dek yaşanmamasının sağlanması amacıyla Anayasa’nın 98’inci İç Tüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz” denildi.
 
‘Ölüye ve mezarlığa dokunulamaz’
 
Genel gerekçe bölümünde Baluken şunları dile getirdi: “İnsanlar tarih boyunca kutsallıklar, kutsallıklara ait ibadet yerleri ve ritüeller etrafında şekillenen yaşamsallıklar kurmuşlardır. Bu yaşamsallıklar toplumlarında belleğinde muazzam bir hafızanın oluşmasına vesile olmuştur. Dolayısıyla insanların ölülerini gömmelerinden tutalım da yaslarını tutabilmelerine kadar gelişen süreç, kutsallıkların merkezinde yer almıştır.

Dünyadaki tüm semavi dinler de kutsal mekânların korunması, ölülere saygı duyulması hususunda belirleyici, katı ilahi ve ahlaki kurallara sahiptir. Misalen İslam dininde ölüye ve mezarlıklara saygı gösterilmesi zorunluluğu gerek Kur’an-ı Kerim’de gerekse de Hz Muhammed’in hayatındaki örneklerde oldukça net bir şekilde görülmektedir. İslami tasavvurda ölen bir insan, artık ilahi bir uzama aittir. Dolayısıyla ölüsüne, mezarlığına dokunulamaz. Diğer tüm din ve inançlarda da aynı düzeyde bir saygı ölülere ve kutsal mekânlara gösterilmektedir.”
 
‘Savaş hukukunda bile saygı var’
 
“Ölülere ve kutsal mekânlara saygının yanı sıra ibadethanelere saygı da hem insanlık tarihinin hem de dinsel inançların önemli değerlerinden biridir” diyen Baluken, “İbadethaneler, mezarlıklar ve ölülere saygı gösterilmesi olağan yasal düzenlemelerin kati bir parçası olmasının yanı sıra savaş hukukunda bile gözetilen bir olgu olarak tarihin ve günümüzün içerisinde konumlanmış durumdadır. Toplumlar da bu dünyadaki yaşamlarının bir parçası haline getirdikleri yitirdiklerine, saygıyı zaruri bir norm olarak değerlendirmektedir. Toplumlar bugünlerini geçmişe ait belleğe ve mezarlıklarına göre, geleceklerini ise geçmiş ve bugünün yaşanmış/yaşanan deneyimleri ışığında değerlendirirler. Barbarlık ile insanlık ikilemi bu mekânlar, hafızalar ve kutsallıklar dairesinde değerlendirilir. Saygı insanlığın, vahşetli yıkım barbarlığın belgesidir” dedi.
 
‘Her yıkık mezarlık ve ibadet yeri barbarlık belgesi olarak tarihe geçmiştir’
 
Önergenin devamında şunlar yer aldı: “Tarihsel, toplumsal, dinsel, norma dair tüm hakikatlere karşın Türkiye’de AKP eliyle başlatılan çatışmalı süreç, mezarlıkların ve ibadethanelerin bombalarla, tanklarla, top atışlarıyla, uçak saldırılarıyla yıkılmasına kadar gitmiştir. Her bir yıkık mezarlık ve ibadet yeri görüntüsü barbarlık belgesi olarak tarihe geçmiştir. Lice’den Şırnak’a, Dicle’den Varto’ya, Dersim’den Bitlis’e kadar bu barbarlık her saldırısında kendisini onaylamış ama dini değerleri, ahlak normlarını, bir arada yaşama umutlarını zayıflatmıştır.

 

Türkiye’de birlikte yaşam umudunu var eden ve bunun mücadelesini veren Kürt halkına Cumhuriyet dönemi boyunca yaşatılan mezarsızlık olmuştur. Şex Said, Seyit Rıza, Bediüzzaman Said-i Kurdi’nin mezar yerleri henüz halka açıklanmamışken ve bu yönlü bir talep ortadayken kutsal mekânlara yönelik yeni saldırılar gerçekleştirilmiştir. Camiiler, cem evleri, mezarlıklar AKP’nin talimatlandırdığı güçler tarafından tahrip edilmiş, mezar taşları bile bu saldırılardan nasibini almıştır. Kürt halkının acıları, kutsallıkları ve hafızaları elinden alınmak istenirken, esasında siyasal açıdan Kürtlerin bir halk iradesinin topyekûn teslim alınma isteğine dair mesaj kendini göstermektedir.
 
Savaş hukukunda bile özel anlamı olan mezarlıklar, ibadethaneler ve kutsal mekânlara dokunulmaması ile insanların insan sayılabilmeleri için yaslarını tutabilmeleri gerçekliği bugün Türkiye’de bir arada yaşayabilmesinin en önemli uğrağı olmuş durumdadır. Eğer bir parlamento halkları bir arada yaşatıp dinsel, hukuki ve ahlaki değer normlarını devam ettirebilecek bir iradeye sahip olmazsa, açıktır ki, kendi varlık nedenini inkâr etmiş olur. Bu kapsamda mezarlıkların, ibadethanelerin ve kutsal mekânların kamu güçleri tarafından bomba, top atışı ve iş makineleri aracılığıyla yıkılması/tahrip edilmesi ile ilgili kabul edilemez uygulamayı hayata geçirenlerin, talimatı verenlerin ve tüm bu sürece dair dahiliyetlerin araştırılması amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz.”

Bu haber toplam 1243 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler