1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Baluken: Elçi cinayeti devlet güçleri tarafından yapıldı
Baluken: Elçi cinayeti devlet güçleri tarafından yapıldı

Baluken: Elçi cinayeti devlet güçleri tarafından yapıldı

HDP Diyarbakır Milletvekili ve Grup Başkanvekili İdris Baluken, Tahir Elçi cinayeti ile ilgili verilen araştırma önergelerinin reddedilmesine dikkat çekerek, "Tahir Elçi'nin katledilmesi tamamen AKP politikalarının devreye koyduğu darbe ve savaş politikalarının sonucu" olduğunu söyledi.

A+A-

Baluken, “Bu suikast ve cinayetin bizzat AKP emrinde olan devlet güçleri tarafından yapıldığını” dedi.


TBMM Genel Kurulu'nda sokağa çıkma yasaklarının araştırılması amacıyla HDP tarafından verilen önergeyi reddeden hükümet, dün de HDP'nin Tahir Elçi'nin katledilmesinin bütün boyutlarıyla açığa çıkarılmasını araştırmak için bir araştırma komisyonu kurulması talebini MHP'nin desteği ile reddetti.

 

HDP'li yetkililer bu tutumun AKP'nin suikasttaki sorumluluğunun açık kanıtı olarak nitelendirirken, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, yaşanan durum üzerinden, "Tahir Elçi'nin katledilmesi tamamen AKP politikalarının devreye koyduğu darbe ve savaş politikalarının sonucu" olduğunu söyledi.


Sorumluluğu başka yere yıkmak istiyor


Elçi'nin AKP tarafından hedef haline getirilmesi sonucu katledildiğine işaret eden Baluken, "Bu suikast ve cinayetin bizzat AKP emrinde olan devlet güçleri tarafından yapıldığını" ve bunun "görüntülerden de net olarak anlaşıldığını" dile getirdi. AKP'nin olayı manipüle etme girişimlerini de, "kendi sorumluluğunu gizleme" çabası olarak nitelendiren Baluken, "Olayı ters yüz ederek sorumluluktan kaçırma ve sorumluluğunu gizlemeye çalışıyor" dedi ve şöyle devam etti:


AKP'lilerin yalanları Meclis tutanaklarında var
"Olayın bütün detaylarını manipüle ederek başka adreslere havale etmek istiyor. En somut örneğini suikastın gerçekleştiği ilk gün genel kurulda yaptıkları açıklamalarda gördük. AKP'li yetkililer Elçi'nin koruma polisinin saldırıya uğradığını ve yaşamını yitirdiğini Elçi'nin de yanında olması nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtmişlerdi. Bu yalan bilgiler meclis tutanaklarında tespitlidir.

 

Ancak sonrasında hem ortaya çıkan görüntüler ve görgü tanıklarının verdiği ifadeler hem de olay yeri incelemeleri ile ilgili yansıyan bulgular AKP'nin bu konuda aleni bir yalan kampanyası yürüttüğünü ve Tahir Elçi cinayetini örtmek istediğini göstermiştir. Bu yalanları AKP yetkilileri ifade ederken bir yandan da Elçi cinayetinden üzüntü duyduklarını ve sorumluları bir an önce açığa çıkaracaklarını belirtiliyorlar. Yani timsah gözyaşları döküyorlardı. Biz bu gerçeğin bütün Türkiye kamuoyu tarafından görülmesi için dün meclise bu cinayetin öncesi ve sonrası ve bütün detayları ile araştırılması için araştırma önergesi verdik.


Bunu verirken ikinci amacımızda AKP'nin ve devletin tıpkı diğer suikast ve katliamlarda olduğu gibi üzerini örtme arayışına meclisin müdahil olmasını her dört siyasi partiden oluşan temsilcilerle bu durumu açığa çıkarmasını istedik.

 

Dün görüldü ki Meclis Genel Kurulu'nda AKP tüm kirli savaş politikalarının ortağı olan MHP ile birlikte bu önergeyi reddederek böyle bir komisyon istemediğini göstermiştir. Bu da AKP'li yetkililerin ve başbakanın 'bu olayın faillerini açığa çıkarılacak, gizli saklı bir şey kalmayacak' söyleminin büyük bir yalandan ibaret olduğunu ortaya koyuyor. Eğer gerçekten niyet olsaydı dün bu önergeye ret oyu vermezlerdi. Verilen ret oyu bir cinayetin ortaya çıkmasıyla ilgili AKP'nin duyduğu korkunun bir göstergesi olarak görüyoruz."
 
'Otopsi raporu Davutoğlu'nu yalanlıyor'
 
Ayrıca Başbakan Davutoğlu ve İçişleri Bakanı dahil olmak üzere AKP'li yetkililerin olayla ilgili açıklamalarının büyük bir çelişki yumağı haline geldiğine dikkat çeken ve bunu Davutoğlu'nun "Elçi'nin çapraz ateş altında kalarak yaşamını yitirdiği" beyanlarına dayandıran Baluken, "Oysa otopsi raporu net olarak Davutoğlu'nu yalanlıyor. Tahir Elçi'nin çapraz ateş sonucu yaralanması ile değil ensesinden tek bir kurşunla profesyonel olarak katledildiğini gösteriyor" şeklinde konuştu.


'Başbakan açık itirafta bulundu'


Ayrıca Davutoğlu'nun kimi açıklamalarının da olayın itirafı niteliğinde olduğunu dile getiren Baluken, "Davutoğlu'nun açıklamasının devamında silahlı bazı kişiler geçmeseydi güvenlik güçleri ateş açmaz ve Elçi ölmezdi itirafı var. Bu açık bir itiraftır.

 

Davutoğlu biliyor ki Elçi'yi katleden kurşun orada bulunan emniyet mensuplarına ait silahlardan çıkmıştır. Şimdi arada itiraflar içeren açıklamalarla gerçeği bulanıklaştırmaya çalışıyor. Kamuoyu Davutoğlu'nun şu soruya net olarak cevap vermesini istiyor. Tahir Elçi'yi katleden kurşun kimin silahından çıkmıştır. Buna net cevap vermesi gerekiyor. Buna gerçeği bildiği için cevap vermiyor" şeklinde konuştu.

 


Baluken, savcı ve polislerin olay yeri incelemesi yapamadığını bunun engellendiği yönündeki bilgilerin de yalan olduğunu belirterek, "Savcının veya olayı inceleyenlerin olay yerine intikal ettiğinde orada bulunan arkadaşlarımız böyle bir ateş açma olayı olmadığını Suriçi'nden gelen silah sesleri bahane edilerek olay yeri incelemesinden vazgeçildiği" yönündeki bilgilerini paylaştı. Delillerin karartıldığını da dile getiren Baluken, "Madem savcı için orası güvenli değil, madem orada bir olay yeri incelemesi yapacak koşullarınız yok, Elçi gibi iki aydır bizzat devlet güçleri tarafından ölüm tehdidi alan bir baro başkanı nasıl olur o bölgeye götürülür ve korumaya alınmaz. Bulunduğu alana yönelik olarak devlet güçleri tarafından niçin ateş açılır" diye konuştu.
 
 
Baluken, ayrıca çekilen görüntülerde karşılıklı bir çatışma yaşandığı ve polisin tek taraflı saldırısının söz konusu olduğunu dile getirdi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler