1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Bakırcılık yok olmak üzere!
Bakırcılık yok olmak üzere!

Bakırcılık yok olmak üzere!

Diyarbakır'ın en kadim zanaatlarından biri olan bakırcılık, giderek değerini kaybediyor.

A+A-

Yüzyıllardır Ermeni bakır ustalarının el emeği göz nuruyla yaptıkları sanat eserlerine ilgi yoğun olsa da şimdiki gençler, çok zaman aldığı için bakırcılık mesleğine sıcak bakmıyor. Diyarbakır'da bakırcılık zanaatını yapan Mustafa Tanrıkulu, bakırcılığı babasından öğrendiğini ve bakırcılık için üniversiteyi bıraktığını belirterek, “Bu işi yapmak için sevmek lazım, ama seveni de çok bulamıyoruz” dedi

Yıllar önce devletin politikaları neticesinde Kürt ve Ermeni halklarını birbirine kışkırtmasından sonra Ermeniler topraklarını terk etmeye zorlandı. Ermenilerden miras kalan bakırcılık zanaatını ise Diyarbakır'da yaşayan Kürtler bugüne kadar devam ettirdi.

 'Mühendisliği bırakıp bakırcılığı tercih ettim'

Diyarbakır topraklarında eski bir gelenek olan bakırcılık, şimdilerde yok olmak ile karşı karşıya. Diyarbakır Bakırcılar Çarşısı esnaflarından 30 yaşındaki Mustafa Tanrıkulu, “Bakırcılık sabır isteyen bir meslektir. O yüzden biz de ailecek bakırcılığın bitmemesi için mücadele ediyoruz. Diyarbakır'da Ermeni ustalarımız çok vardı. Yıllar önce '7 Ermeni'yi öldürürsen cennete girersin' söylentileri oluşmaya başladı. Böyle olunca Ermeniler buradan gitmek zorunda kaldı. Onlar gidince bizler bu mesleği devam ettirmeye çalıştık” dedi. Bakırcılık mesleğini devam ettirmenin zorluğuna dikkat çeken Tanrıkulu, “Diyarbakır'da bakır ustaları çok az sayıda. Yeni eleman bulmak çok sıkıntılı, çırak yetiştirmek çok zor. Kimse gelip bakırcılığı öğrenmek istemiyor. Bunun sebebi de bakırcılığın fazla vakit alması ve teknolojinin ilerlemesidir” dedi. Babasının da bakırcı ustası olduğunu ve 7 yaşından beri bakırcılık yaptığını aktaran Tanrıkulu, bakırcılığı severek ve isteyerek yaptığını söyledi. Tanrıkulu, “Bakırcılığı babamdan öğrendim. Çocukluğumdan beri yapıyorum. Dicle Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünü bırakıp bakırcılığı tercih ettim. Çok seviyorum bakırcılığı. Bunu yaparken içinizden gelmesi gerekiyor; yoksa yapılacak bir şey değil” diye konuştu.

'Bakırcılık üniversite ve okullarda öğretilmeli'

Bakırın el sanatı yapımından ziyade vücudun kalsiyum ve demir ihtiyacını karşılayan çok sağlıklı bir metal olduğuna işaret eden Tanrıkulu, bakırın radyasyonu kendine çektiği için Avrupa'da birçok insanın evlerinin köşelerinde dekor olarak kullandığını söyledi. Bakırın tüm bu faydalarına rağmen gençlerin bakırcılık mesleğine talebinin olmamasından yakınan Tanrıkulu, devletin gençlere bakırcılığı sevdirmesi için üniversiteler ve okullarda el sanatları bölümü açması gerektiğini belirtti. Tanrıkulu, “Bu işi yapmak için sevmek lazım, ama seveni de çok bulamıyoruz. Belki bakırcılığı sevdirmek için okullarda dersler vermek lazım diye düşünüyorum. El sanatları ile ilgili bölümler açılması lazım ki çocukluktan insanlara onu sevdirip, o işi devam ettirebilmek için devletin böyle bir şey yapması gerekiyor” dedi.

HABERE YORUM KAT