1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Bakan Yılmaz'dan seçmene baskılara tepki
Bakan Yılmaz'dan seçmene baskılara tepki

Bakan Yılmaz'dan seçmene baskılara tepki

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde seçim öncesinde seçmene yapıldığı iddialarına ilişkin olarak ilişkin “Demokrasiye sığmayan hadise.

A+A-

Siyasetle silah aynı anda olmaz" dedi. Anayasa profesörü olan AKP Diyarbakır milletvekili adayı Fazıl Hüsnü Erdem ise "Yeni anayasa, Türkiye'nin rüyasıdır” diye konuştu.


Kalkınma Bakanı ve AKTP Diyarbakır birinci sıra milletvekili adayı Cevdet Yılmaz, bazılarının 7 Haziran'da yapılacak seçimde HDP'nin barajı aşamaması durumunda bölge genelinde 6-8 Ekim olaylarının yeniden yaşanacağına ilişkin söylentiler yayarak, bir algı oluşturulduğunu söyledi. Çok yanlış olan bu algının oluşturulmasının ve benzer şeylerin dile getirilmesinin siyasi ahlaka sığmayacağını vurgulayan Yılmaz, bunu argüman olarak kullanıp, halk üzerinde baskı yapmanın "siyasi şantaj" olduğunu vurguladı.


"Artık devletimiz daha hazırlıklı, tedbirler aldık"


Yılmaz, 6-8 Ekim olaylarının bölgede ciddi travma oluşturduğunu, sadece yaşam kalitesini değil, yatırım ve iş ortamını da ciddi şekilde baltaladığını belirterek, "İnşallah bir daha bu hadiseleri yaşamayacağız. Artık devletimiz daha hazırlıklı, yeni yasal düzenlemeler yaptık, tedbirler aldık. Halkı korkutarak, 'Böyle olur, şöyle olur' diyerek oy isteme, demokratik tutum değildir. Halkın buna prim vermeyeceğine inanıyorum" diye konuştu.


Vatandaşın 6-8 Ekim olaylarını yaşatanlardan, bunu müsamaha olarak karşılayanlardan demokratik yolla hesap soracağına dikkati çeken Yılmaz, "Kim o hadiseleri teşvik ettiyse, önayak olduysa halkımızın 7 Haziran'da hesap soracağına inanıyorum" ifadesini kullandı.


"Bölgeyi silahlardan arındırmamız lazım"


Bakan Yılmaz, seçmene baskının demokrasiye sığmadığını, silahlı insanların durduğu bir yerde demokratik siyasetin bulunmayacağını belirterek, şöyle devam etti:
"Kırsalda baskı yaptığını hep duyuyoruz. Demokrasiye sığmayan hadise. Siyasetle silah aynı anda olmaz. Maalesef bazıları hala bunları söyleyemiyor. 'Biz silaha karşıyız, istemiyoruz' diye net ifade edemiyorlar. Silahların olduğu yerde demokratik siyaset gölgede kalmak durumundadır. Bir şekilde bu, demokratik siyaseti zehirliyor. Bu bölgeyi silahlardan arındırmamız lazım."


İrade ve temsil hırsızlığı


Yılmaz, demokratik temsilin, silahların tamamen ortadan kalktığı ortamda vatandaşın hür iradesiyle oyunu kullanmasıyla sağlanacağına dikkati çekerek, baskıyla oy verilmesi durumunda demokratik temsilin oluşmayacağını söyledi.


Seçmene baskı ve tehdidi "irade ve temsilin hırsızlığı" olarak nitelendiren Yılmaz, şöyle dedi:
 
"Siyasetçiler olarak bu konuda net ve ilkesel bir tavra sahip olmalıyız. Hangi partiye oy verirsek verelim şiddeti, çatışmayı ve silahı dışlamalıyız. Bunun yerine ifade özgürlüğünü, insanların hür iradesini ve demokratik siyaseti ön plana çıkarmalıyız. Bunu yapmadığımız sürece ne kadar demokratik sloganlar söylersek söyleyeyim, barış ve kardeşlikten bahsedersek edelim samimi olmayız. Salimi olmak ve samimi tutum almak gerekir. Türkiye'de artık silahlara yer yok, demokratik siyasetin hakim olması lazım."


TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in daveti üzerine Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda yeni anayasa çalışmalarına katılan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem ise Türkiye'nin uzun yıllardan beri yeni bir anayasa arayışında olduğunu söyledi.


Erdem, 1982 Anayasası'nın yürürlüğe girdiğinden beri eleştirilen, değiştirilmesi ve yenilenmesi gerektiği konusunda çaba sarf edilen bir anayasa olduğunu belirtti.
 
Anayasanın bugüne kadar 17 kez değiştirildiğini ifade eden Erdem, "Çok önemli bu değişikliklerle mevcut anayasanın eski halinde hakim olan devletçi, otoriter ve vesayetçi özellikler önemli ölçüde törpülendi ama bu anayasa, eski halindeki ruha ait izler taşıyan bir anayasa. Bu kez, değişen ve değişmeyen maddeler arasındaki uyumsuzluk karşımıza çıktı" diye konuştu.


"Yeni anayasa, özgürlükçü, demokratik ve çoğulcu olmalıdır"


Erdem, yeni anayasanın her şeyden önce her vatandaşın okuyup, anlayabileceği bir metin olması ve kendi içinde çelişkiler barındırmayan, temel gereklilikler dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini belirtti. Türkiye'de bireyi esas alan bir anayasa yapılmasının önemli olacağını vurgulayan Erdem, yeni anayasanın özgürlükçü, demokratik ve çoğulcu olması gerektiğine işaret etti. Erdem, yeni anayasa için çalışmaların seçimden sonra başlayacağını ifade ederek, yeni anayasanın Türkiye'nin meselesi olduğunun altını çizdi.

Bu haber toplam 5280 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

1 Yorum