1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Bakan Eker Diyarbakır'da
Bakan Eker Diyarbakır'da

Bakan Eker Diyarbakır'da

DİYARBAKIR- Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, “Biz AK Parti olarak Türkiye tarihinin en problemli, en kanlı, en can yakıcı, en can acıtıcı sorununa barış içerisinde başka sorunlar üretmeden, başka sorunlara yol açmadan sabırla, inançla, inatla, kararlılıkla ve metanetle bu sorunun çözümü için süreç başlattık” dedi.

A+A-

Bakana Eker, AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı tarafından bir otelde düzenlenen yerel seçimler toplantısına katılmak üzere Diyarbakır'a geldi.

Toplantıya Bakan Eker'in yanı sıra AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Galip Ensarioğlu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Cuma İçten, Mine Lök Beyaz, AK Parti İl Başkanı Aydın Altaç, AK Parti Sur İlçe Belediye Başkan adayı Abdurrahman Kurt, AK Parti Bağlar İlçe Başkan adayı Alaattin Parlak, AK Parti Yenişehir Belediye Başkan adayı Sebgetullah Seydaoğlu, AK Parti Kayapınar Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Zülküf Güneli ile ilçe belediye başkan adayları ve çok sayıda davetli katıldı.

Toplantıda çözüm süreci ile ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Eker, demokratikleşmenin ve sivilleşmenin AK Parti döneminde öneminin ortaya çıktığını belirtti. Bakan Eker, Diyarbakır'ın 30'un üzerinde medeniyete ev sahipliği yaptığını kaydetti. Hükümetin geçen sene Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne 10 trilyon para gönderdiğini ifade eden akan Eker, bunun hesabının sandıkta sorulması gerektiğini dile getirdi.

Mevcut belediyenin 15 sene hizmet yaptığını anımsatan Bakan Eker, “15 sene hizmet yaptınız da ne yaptınız, hangi belediyecilik hizmetini ürettiniz. Bunu sormak durumundayız. Bunu Diyarbakırlılara hatırlatmak durumundayız.

Diyarbakırlıların bunun hesabını sorma vakti ve saati 30 Mart günüdür. Burada AK Parti olsun, MHP, CHP, BDP, SP, HÜDA-PAR'lı olsun kim olursa olsun bu şehirde yaşayan herkesin hakkıdır. Bunun ideolojiyle ilişkisi yok. İnsanlara bunu söyleyeceğiz. Demokratikleşmenin bir unsuru, sivilleşmenin ve demokratikleşmenin AK Parti programında ne kadar önemli olduğunu uygulamalarında, pratiğinde ne kadar değerli olduğunu bizim AK Parti'liler olarak herkese anlatmamız lazım. Demokraside demokratikleşmede barışta öyle lafla yapılacak bir şey değil.

Biz bunun icraatını yapıyoruz bunun kanunu düzenlemelerini yapıyoruz. Biz AK Parti olarak Türkiye tarihinin en problemli en kanlı en can yakıcı en can acıtıcı sorununa barış içerisinde başka sorunlar üretmeden başka sorunlara yol açmadan sabırla, inançla, inatla, kararlılıkla ve metanetle bu sorunun çözümü için süreç başlattık. Bu seçim aynı zamanda çözüm sürecinin kalıcı bir barışa dönüşmesi ile ilgili bir süreçtir bir tercihtir” dedi.

“BUGÜN BAŞBAKANA SALDIRANLAR, GEÇMİŞTE TURGUT ÖZAL'A SALDIRMIŞTI”

Geçmişte Turgut Özal'a yapılanların şimdi Başbakan Erdoğan'a yapıldığın anlatan Bakan Eker, “Geçmişte rahmetli Turgut Özal'ın bir sözü bile 'Biz artık her şeyi konuşmamız lazım' dedi ve bugün Başbakanımıza saldıran onların televizyonu onların gazeteleri o gün rahmetli Turgut Özal'a aynı şekilde saldırdılar.

Onu itibarsızlaştırmak, onu gözden düşürmek için envai çeşit oyun gerçekleştirdiler. Ne oldu hala da Allah rahmet eylesin şaibeli olarak bilinen vefatın ardından Türkiye tekrar kanlı bir türbülansın içine girdi” diye konuştu.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Galip Ensarioğlu ise, üzerlerinde çok büyük sorumlulukların bulunduğunu kaydetti. Diyarbakır'ın bu halini hak etmediğini aktaran Ensarioğlu, “Diyarbakır'ın 30 Mart'ta kurtuluşu bizlerin elinde, sizlerin elinde. Hepimizin bildiği gibi partimize, karşı genel başkanımıza karşı, ülkemize karşı aslında topyekün bir İslam coğrafyasına karşı uluslararası bir komplo var. İşbirlikçi hainler var. Yerli işbirlikçiler var.

Bütün bunları boşa çıkaracağımız gün olacak 30 Mart aynı zamanda sadece bir yerel seçim değil, bunun sorumluluğu içerisinde bu seçimlerde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Aydın Altaç da, “Olağanüstü hali kaldırırken bu ülkede yaşayan bütün vatandaşların olağan yönetimlerle yönetilmesi gerektiğinden kendi siyasi düşüncemiz ile olağanüstü kaldırdık. Bu ülkede biz 2004'te yerel dil ve okulların önünü açarken bu ülkede sadece Kürtler değil, Türkiye'de yaşayan bütün etnik unsurların kendi dillerinde özel kursların açılması için önayak olduk.

2004'te 5233 yasası ile bu ülkede yaşanılan hukuksuzlukların tazminatını öderken biz burada vatandaşlarımız ile bütünleşmeyi amaçladık. Genel Başkanımız ve Başbakanımız 2005'te Diyarbakır meydanında 'Ben bu sorunu çözeceğim, bu benim sorunumdur' derken Türkiye'de iç barışı sağlamaya dönük bir çaba içerisindeydiler” dedi.

Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı devam etti.

(YRT-CC-Y)

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT