1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Avukatlar Günü'nde Tahir Elçi unutulmadı
Avukatlar Günü'nde Tahir Elçi unutulmadı

Avukatlar Günü'nde Tahir Elçi unutulmadı

Diyarbakır Barosu tarafından Tahir Elçi'nin vurulduğu Yıkıkkaya Sokak içerisinde düzenlenen anma etkinliğine katılıp, eşinin vurulduğu olay yerine ilk kez giden Türkan Elçi, sokağa karanfil bırakacağı sırada gözyaşlarına boğuldu.

A+A-

Uzun süre ağlayan Türkan Elçi, elindeki karanfilleri yere bırakamadan sokaktan ayrıldı.Diyarbakır Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Baro Başkanı Tahir Elçi’yi öldürüldüğü yer olan Sur ilçesindeki Yenikapı Sokak’ta andı.

 

Etkinlikte gözyaşlarına boğulan Türkan Elçi, ağlamaktan karanfil bırakamadı. Burada konuşan Baro Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen, “Avukatlar hak arama ve özgürlüğün savunma hakkını ve hukuk devletinin en temel güvencesidir” dedi.
 
 
Diyarbakır Barosu, “5 Nisan Avukatlar Haftası” dolaysıyla katledilen Baro Başkanı Tahir Elçi'nin vurulduğu sokakta basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Diyarbakır Barosu avukatları yanı sıra, Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi, HDP Millevekilleri Mihtat Sancar, Meral Danış Beştaş, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu katıldı. Avukatların cüppeleriyle katıldığı eylemde Tahir Elçi fotoğrafının bulunduğu "Em te ji bîr nakin" (Seni unutmayacağız) yazılı pankart açıldı. Eylemde açıklama yapan Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen, 5 Nisan Avukatlar Günü'nü mesleki ve toplumsal sorunlarla, daha ağır bir tablo içinde ve başkanları Tahir Elçi'nin yokluğunda karşıladıklarını vurgulayarak, bugün yaptıkları etkinlikleri Elçi'ye adadıklarını ifade etti. Bireylerin hak, adalet sorununu mesleklerinin temel sorunlarından ayrı ele alınamayacağını belirten Özmen, toplumun, demokrasi ve özgürlük sorununu avukatların özgürlüğünden ayrı düşünmediklerini söyledi. Özmen, avukatların bağımsız, özgür ve etkili şekilde mesleğini icra edemediği zaman toplumda adil yargılama hakkından ve bireylerin hukuk güvenliğinden söz edilemeyeceğini hatırlattı.
 
“Avukatlar hukuk devletinin güvencesidir”
 
“Avukatlar hak arama ve özgürlüğün savunma hakkını ve hukuk devletinin en temel güvencesidir” diye devam eden Özmen, Türkiye'de yaşanan toplumsal sorunlara ve mesleklerine ilişkin taleplerini şu şekilde sıraladı:
 
“Çatışmalı sürecin bir an önce durdurulması, yeniden silahların susması, Kürt meselesinde şiddetin devreden çıkarılması ve demokratik siyasetin devreye girerek, sorunu barışçıl yollarla çözüm için müzakere ve diyalog sürecine geçilmelidir. Tutuklu olan meslektaşlarımızın bir an önce özgürlüğüne kavuşmalı. İfade özgürlüğünden dolayı tutuklu bulunan siyasetçi, akademisyen ve aktivistler serbest bırakılmalı. Öte yandan geçmişten günümüze devletin işlediği suçların açığa çıkması failler yargılanmalı”
 
Elçi karanfillerle anıldı, eşi ağlamaktan karanfil bırakamadı
 
Açıklamanın ardından Elçi'nin katledildiği yere kırmızı karanfiller bırakıldı. Elçi’nin eşi Türkan Elçi ağlamaktan eşi için karanfil bile bırakamadı. Daha sonra kitle Elçi'nin mezarını ziyaret etti. Daha sonra Elçi için düzenlenen panele geçildi. Panele Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi, HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, DTK Eşbaşkanları Leyla Güven, Hatip Dicle, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan'ın yanı sıra çok sayıda avukat, STK temsilcileri ve birçok dinleyici katıldı.
 
“Kürdistan'ın bir taşını bile savunurdu”
 
Tahir Elçi'yi anlatmanın zor olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Fethi Gümüş, Elçi'nin bölgede yapılanlara karşı büyük çaba gösteren bir kişi olduğunu vurguladı. Herkese nasip olmayan özellikler Elçi'de mevcut olduğunu belirten Gümüş, “Tahir mesleğinde çok başarılı ve azimli bir insandı. Özelikle bölgede insan hakları faili meçhul çalışmalarını tek başına yürütmeye çalışırdı. Israrla davaları takip ediyordu. Elçi Kürdistan'ın bir taşını bile savunurdu” şeklinde konuştu.
 
“Avukatlık en çokta Elçi’ye yakışırdı”
 
Elçi'yi 1988'de cezaevinde tanıdığını söyleyerek, Elçi'nin dinamik ruhunun avukatlık mesleği ile yakından örtüştüğünü ifade eden Mustafa Özer de, Elçi’ye avukatlık mesleğinin çok yakıştığını dile getirdi. Özer, Elçi'nin gerçekleri yansıtmak için bütün hukuk aygıtlarını kullandığını vurguladı. Özer, “Mesleğini çok ciddi yapan toplumda sevgi saygı uyandıran bir karaktere sahipti. İnsan halkları ve demokrasiyi hayata geçirmek için uluslararası bir arenada yer almak istiyordu” şeklinde konuştu.
 
“Bir dostu kaybetmenin ne olduğunu öğrendim”
 
Elçi ile ölmeden bir gün önce konuştuğunu sokağa çıkma yasakları hakkında bilgi aldığını belirten Sezgin Tanrıkulu da, bir dostun kaybetmenin ne olduğunu Elçi'nin ölüm haberi ile öğrendiğini söyledi. 90'larda Elçiyi tanıdığını ifade eden Tanrıkulu, “Birlikte yarıştığımız ortamlar oldu. Ancak bir birimize olan dostluğu kaybetmedik” dedi.
 
Elçi ile anılarına değinen ve Diyarbakır Barosu'nun geçmişini anlatan Mehmet Emin Aktar ise, Elçi anısına Kürtçe şiir okudu. Panel, dinleyici olarak katılanların Elçi'ye ilişkin düşüncelerinin dile getirmesi ile sona erdi.

 

(Engin Öztürk)

Bu haber toplam 931 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT