1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. “Ateşlenen çocuğunu buzdolabına koydu”
“Ateşlenen çocuğunu buzdolabına koydu”

“Ateşlenen çocuğunu buzdolabına koydu”

HDP’li milletvekillerinin açlık grevi başlattığı sokağa çıkma yasağı uygulanan Mardin’in Nusaybin ilçesinde, bir insanlık ayıbı daha yaşandı.

A+A-

 Mardin’in Nusaybin ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, en az 18 kişinin de yaralandığı çatışmalar da sokağa çıkma yasağı da sürüyor.

Elektrik ve suların kesik olduğu ilçede yine bir insanlık ayıbı yaşandığı bildirildi. Bir kadın ateşlenen çocuğunu hastaneye götüremeyince, onu buzdolabına koyarak ateşinin düşmesini sağladı. HDP Milletvekilleri Gülser Yıldırım ile Ali Atalan da ölümlerin sorumlularının bulunması ve yasağa son verilmesi için açlık grevi başlattı.

Mardin'in Nusaybin ilçesinde 13 Kasım günü saat 21.00'dan itibaren ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilen, aralarında Abdulkadirpaşa Mahallesi, Fırat Mahallesi, Dicle Mahallesi, Yenişehir Mahallesi, Yenituran Mahallesi, Yeşilkent Mahallesi, Mor Yakup Mahallesi, Zeynelabidin Mahallesi, Kışla Mahallesi, 8 Mart Mahallesi, Gırnavas Mahallesi, Devrim Mahallesi, Selahaddin Eyyubi Mahallesi, İpekyolu Mahallesi ve Barış Mahallesi’nin olduğu toplam 15 mahalledeki sokağa çıkma yasağı, yedinci güne giriyor. Daha önce 1 Ekim’de ilan edilen ve 6 gün süren yasakta, 2 kişinin yaşamını yitirdiği çatışmalar, bu yasak sırasında da yoğun şekilde devan ediyor. Şu ana kadar 3 kişinin yaşamını yitirdiği en az 18 kişinin de yaralandığı olaylar, yasak süren mahallelerde devam ediyor.

İlçeme takviye askeri birlikler sevk edilirken, elektrik, internet ve telefon şebekeleri kısıtlandı. Mahallelerde sular da kesik. İnsanlar en temel ihtiyaçlarını bile karşılarken büyük sıkıntılar yaşıyor.

Mardin Tabipler Odası ve Nusaybin Temsilcisi Dr. Ramazan Kaya, Nusaybin’de sağlık ve yaşam bakımından her şeyin vahim bir tablo sergilediğini söyledi. Doktor ve insan olarak yaşanan ölümler ve yaralanmalar karşısında içlerinin kan ağladığını belirten Dr. Kaya “İnsanlara hizmet vermekte zorlanıyoruz. Zor şartlarda acil durumdaki hastalara ulaşabiliyoruz. Bir tarafta güvenlik güçlerinin ateşi diğer tarafta silahlı gruplar var. Ambulans acil durumdaki hastaya gittiğinde hendeğin olduğu yerde duruyor. Ambulansları ateş altındaki bölgeye sokamıyoruz. Her iki taraftan da uzak durması gerekir ambulansın. Dolayısıyla hastayı ya da yaralıyı, cesaret edebilenler taşıyıp ambulansa ulaştırıyor” dedi.

Dr. Kaya, Cizre’de ölen kızını derin dondurucuda saklayan annenin maruz kaldığı insanlık utancının bir benzerinin Nusaybin’de yaşandığını da söyledi. Kaya “Yoğun çatışmalar ve silah sıkılması nedeniyle evlerinden çıkamayan insanlar var. Sular akmıyor bazı yerlerde. Ateşi olan çocukların ılık duş alması onların ateşlerini dindirebilir. Bir kadın cep telefonuyla bana ulaştı. Çocuğunun ateşlendiğini söyledi. Sular akmıyormuş. Bu nedenle buzdolabına koyduğunu söyledi” dedi.

HDP Milletvekilleri Gülser Yıldırım ile Ali Atalan da yasağın sona ermesi ve ölümlerin sorumlularının yargıya teslim edilmesi talebiyle süresiz açlık grevi başlattıklarını açıkladı. Diğer HDP’li vekiller Prof. Mithat Sancar ile Erol Dora da kente gelip eyleme katılacak.

Nusaybin’deki durum ve aldıkları kararla ilgili olarak gazetemize değerlendirmelerde bulunan Ali Atalan, her gün insanların yaralandığını insanların öldürüldüğünü söyledi. Yaralılardan 2’sinin durumunun ağır olduğunu kaydeden Atalan “İnsanların dünya ile bağlantısı kesilmiş. Durum çok vahim. Öyle görünüyor ki burada aslında bildiğimiz, alışılagelen devlet yapılanmasına paralel bir devlet var. Bana göre bu AKP devleti de değil, Erdoğan devleti karar veriyor her şeye. Duyduğumuz kadarıyla Mardin Valisi, kendi güvenlik toplantısında yasağın kalkmasını istemiş artık gerek görmemiş ama Saray devreye girip yasağın sürmesine neden olmuş. Bu bölgede Erdoğan’a bağlı ve onun yaratmış olduğu mekanizmaya bağlı özel harekatçılar var. Onlar buradaki valilere, mülki amirlere değil, doğrudan Erdoğan’a bağlı. Bunu mülki amirlerin kendileri bile söylüyor, bağımsız hareket ediyorlar.

Son zamanlarda bölge insanının duygusal kopuşundan söz edildiğini belirten Atalan “Artık duygusal kopuş değil siyasal kopuşa yol açar. Böyle ayda bir iki ilçeyi hedef alarak, hendekleri bahane ederek, kolektif cezalandırma yöntemine gidilmesi yanlıştır. Nusaybin’de 100 binden fazla insan mağdur ediliyor. Hendek varsa onun nedeni siyasal bir sorundur. Bunu oturur konuşursunuz. Devlet aklı olmalı, devlette öç alma sayiki olmamalı. Bizim bildiğimiz insanların huzuru ve halkının geleceği için çalışır devletler. Ama bu devlet tutturmuş bir inat, mantıkla hiç ilgisi olmayan bir tutum içinde. Biz de açlık grevine başladık bu yüzden. Abluka ortadan kaldırılmadıkça, ölümlerin sorumluları ortaya çıkarılmadıkça ve çözüm için siyasi müzakereler başlamadıkça da grevimize devam edeceğiz” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler