1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ateşkes bitti
Ateşkes bitti

Ateşkes bitti

PKK’nın seçimlerden önce ilan ettiği tek taraflı ateşkes, dün yapılan duyuruyla sona erdi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, AKP'nin seçim öncesinden başlayarak sürdürdüğü savaş politikalarında hiçbir değişiklik olmayacağının anlaşılması ve bu ortamında bir çatışmasızlığın sağlanmasının mümkün olmaması nedeniyle, bugüne kadar tek taraflı yürütülen "eylemsizlik" kararını noktaladığını açıkladı.

A+A-

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 102 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Katliamı'nın yaşandığı 10 Ekim günü aldığı "eylemsizlik" kararının son bulduğunu açıkladı.

AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın devreye koyduğu topyekün savaş konseptinin sonucu gelişen çatışmalı sürecin derinleştiği bir dönemde, geçmiş süreçlerde olduğu gibi demokratik çözüm ve barış zeminini güçlendirmek için "eylemsizlik" kararları alan KCK, alınan bu karara rağmen 1 Kasım seçim öncesinde sürdürülen savaş politikalarına seçim sonrasında da devam edilmesi üzerine aldığı bu kararı noktalamak zorunda kaldı.


KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, AKP hükümetinin, 1 Kasım'dan hemen sonra 24 Temmuz'da olduğu gibi onlarca savaş uçağı ile Medya Savunma Alanları'nın tümüne saldırdığı belirtildi. KCK açıklamasında, "Savaşı tırmandırma kararı sonucu imha amaçlı bu saldırılar yürütülmüştür. Gerillaya yönelik imha amaçlı saldırılar yürütülürken, seçim sonrası halka yönelik saldırılar da arttırılmıştır. Gewer'de 2, Nusaybin'de 1, Silvan'da 4, Colemêrg'te 1 genç katledilmiştir. Birçok genç de bu saldırılarda yaralanmıştır. Kürdistan'da şehirlerin ve kırsal alanın birçok yeri yasak bölge haline getirilmiştir. Tüm bu saldırılar tek taraflı eylemsizlik kararımızın var olduğu ortamda gerçekleştirilmektedir'' denildi.


Savaş politikaları değişmiyor


AKP sözcülerinin seçimden sonra yaptıkları açıklamalara da dikkat çeken KCK açıklamasında, şöyle denildi:
"Bu saldırılar, AKP sözcülerinin seçimden hemen sonra 'teslim olunmadan hiçbir adım atılamaz; operasyonlar ve savaş tasfiye gerçekleşene kadar sürdürülecektir' açıklamasından sonra gerçekleşmiştir. Cumhurbaşkanı da 'hepsi teslim olana kadar bu savaş sürecektir' diyerek önümüzdeki dönem izlenecek politikanın ne olacağını açıkça ortaya koymuştur. Kenan Evren'in 12 Eylül'ünü, Çiller'in 1990'lı yıllarını aşan bir kirli savaş yürütülmektedir. Kuşkusuz AKP'nin seçimden sonra tutumunun ne olacağını herkes merak etmiştir. Özgürlük Hareketi olarak çok zayıf bir ihtimal de olsa seçimden sonra politika değişikliği olur mu yaklaşımı içinde olduk.

Ancak AKP seçim öncesi sürdürdüğü savaş politikalarında hiçbir değişiklik olmayacağını açık ve net olarak ilan etmiştir. Hem de keskin söylemlerle bu açıklamalar yapılmıştır. Seçim öncesi bir eylemsizlik kararı aldık. Tüm saldırılara rağmen bu iradeyi tek taraflı sabırla sürdürdük. Kuşkusuz bu kararımızın kaderi Türk devletinin tutumuna bağlı olacaktı. AKP hükümetinin tutumu ve gerçekleştirilen saldırılar tek taraflı eylemsizliğin sürdürülemeyeceğini açık biçimde ortaya koymuştur. Dolayısıyla tek taraflı eylemsizlik AKP'nin savaş politikası ve gerçekleşen bu saldırılarla son bulmuştur.''


Bu ortamında bir çatışmasızlığın sağlanması da mümkün değildir


AKP'nin Dolmabahçe Mutabakatını reddederek ve PKK lideri Abdullah Öcalan'a ağır tecrit uygulayarak, savaşla Özgürlük Hareketi'ni tasfiye etme politikasını uygulamaya koyduğunu belirtilen KCK, açıklamasında bu durum şu sözlerle değerlendirildi:


"Yeni bir çatışmasızlığın ancak Türk devletinde Kürt sorunu konusunda bir çözüm iradesi ortaya çıkması ve çözümü hedefleyen müzakereyle sağlanabileceği açıktır. Yoksa bizim tek taraflı irademizle ne çatışmasızlık gerçekleşebilir, ne de Kürt sorununun çözümünde sonuç alınabilir.


Tek taraflı çağrı yapan kesimlere eleştiri


Eğer müzakere temelli çözüme dayanan bir çatışmasızlık isteniyorsa, böyle bir durumu arzulayan çevrelerin ciddi biçimde harekete geçmesi ve AKP'nin politikalarını değiştirmeyi sağlayıp Kürt sorununu çözecek noktaya getirmeleri gerekir. Bize yönelik çağrılar yapılmakta, ama Türkiye'nin demokratikleştirilmesi ve Kürt sorununun çözümü için ciddi bir tutum ve mücadele ortaya konulmamaktadır. Tek taraflı gerçekleşen bu çağrıların mevcut ortamda bir anlamı olmadığı gibi bir sonuç vermediği de görülmüştür”

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler