ATATÜRK'ÜN HAYATINDA DİYARBAKIR

ATATÜRKÜN HAYATINDA DİYARBAKIR

09 Ağustos 2008 21:38

Muhterem Diyarbekir halkının beni fahri hemşeri intihap etmek suretiyle hakkımda gösterdikleri kadirşinaslıktan mütehassıs oldum. Muhterem hemşerilerime selam ve muhabbetlerimin iblağını rica ederim.5.4.1926 Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal"

Mütareke ve Milli Mücadele Yıllarında DiyarbakırMütarekenin ilk aylarında bazı Hürriyet ve İtilaf Cemiyeti" mensupları "İttihat ve Terakki"cilere karşı faaliyete geçtiler. Birtakım geçmiş olayları ele alarak onlardan öç almaya kalkıştılar. 1918 yılı Haziran ayında 8. Tetkik Heyeti Diyarbakır'a gönderildi. Buna bir tepki olarak, memleketi itilafçıların fesat ve şerrinden korumak, Doğuda muhtar bir Ermenistan tesisi girişimlerini önlemeye çalışmak amacıyla, siyasi hayata hiç atılmamış gençlerden oluşan gizli ve silahlı bir "İmdat Komitesi" kuruldu. 1919 yılı Haziran ayı sonunda da "Müdafaa-i Vatan Cemiyeti" faaliyete başladı. Süleyman Nazifin girişimleri ile Aralık 1918'de İstanbul'da, çoğunluğunu Diyarbakırlı vatansever aydınların oluşturduğu "Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti"nin Diyarbakır şubesi açıldı {18 Haziran 1918). Bu cemiyet, Milli Mücadele süresince Mustafa Kemal Paşa'nın buyruk ve önerileri dairesinde çalışmalarını sürdürdü.CUMHURİYET DÖNEMİNDE DİYARBAKIR29 Ekim 1923 Pazartesi günü toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, uzun tartışmalardan sonra saat 23.30'da Türkiye devletinin şeklini "Cumhuriyet" olarak kabul etti. Onbeş dakika sonra da Gazi Mustafa Kemal Paşa yine oy birliğiyle cumhurbaşkanı seçildi.Cumhuriyetin ilanı ve Gazi'nin cumhurbaşkanı seçilişi haberi Diyarbakır'da sabaha karşı duyuldu. İçkale'den atılan 101 pare topla kutlandı. Vali Ahmet Mithat Bey, 7. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar (Eğilmez) Paşa, Belediye Başkanı Hüseyin (Uluğ) ve birçok kuruluş başkanları, halkın ileri gelenleri Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya tebrik telleri çektiler. Resmi daireler tatil edildi. Şehir bayraklarla süslendi. Halkın, mülki ve askeri erkanın, dernek ve esnaf kuruluşlarının katıldığı muazzam bir tören yapıldı. Vali tebrikleri kabul etti.75. kuruluş yıldönümünü geride bıraktığımız cumhuriyet döneminde de Diyarbakır tarihine konu olabilecek önemli bazı olaylar cereyan etmiştir. BunlarMustafa Kemal Paşa'nın Silvan'da kaldığı ev (1916).dan ilki "Şeyh Said Ayaklanması"dır. Ayaklanma, 13 Şubat 1925 günü, o tarihte Bingöl'e (Genç) bağlı olan Piran köyünde başladı. 7 Mart 1925'te Diyarbakır kuşatıldı. Gece yarısına doğru, şehri baştan başa çevreleyen surların 4 kapısından saldırıya geçtiler. Hezimete uğradılar. 8 Mart sabahı kuşatmayı bırakıp dağınık bir halde kaçmaya başladılar. Şeyh Said II Mart günü kuvvetlerini toparlayıp ikinci bir saldırıya girişti ise de başarılı olamadı. 15 Nisan'da kendisi ve beraberindekiler İran'a geçmek üzere Çarpuh deresini geçerken yakalandılar. Ayaklanma bölgesi için oluşturulan Şark İstiklal Mahkemesi" tarafından Diyarbakır'da yargılandılar. 28 Haziran'da tefhim edilen karara göre Şeyh Said ve 45 yandaşı idama mahkum edildiler. Cezaları 29 Haziran'da infaz edildi.Diyarbakır'ın Özel Günü: 5 NisanAtatürk'ün 1. Dünya Savaşı içinde Diyarbakır'da bulunduğu sırada yaptığı hizmetlerden, şehirde giriştiği bayındırlık işlerinden, halka gösterdiği yakın ilgiden daha önce söz etmiştik.Bu bağlılık ve sevginin verdiği heyecanla Belediye meclisinin 2 Nisan 1926 günkü toplantısında, Atatürk'ün Diyarbakır'ın fahri hemşeriliğini kabul buyurmaları için bir karar alınması ve bu kararın kendilerine telle bildirilmesi hususu konuşulup oybirliğiyle kabul edildi. Gazi, Diyarbakırlıların fahri hemşeriliğini kabul ettiklerini ve bundan duydukları memnuniyeti 5 Nisan 1926 tarihli şu telgrafla bildirdi:"Diyarbekir Belediye Reisi Nazım Beyefendiye,Muhterem Diyarbekir halkının beni fahri hemşeri intihap etmek suretiyle hakkımda gösterdikleri kadirşinaslıktan mütehassıs oldum. Muhterem hemşerilerime selam ve muhabbetlerimin iblağını rica ederim.5.4.1926 Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal"Böylece 5 Nisan, Diyarbakır'ın özel bir günü oldu. Her yılın 5 Nisanında törenler düzenlenir, gününDiyarbakır'a ulaşan trenin ilk seferini yaptığı gün (22 Ekim 1935).önemi ve Atatürk'ün aziz hatıraları üzerine konuşmalar yapılır. Şehir o gün baştan başa bayraklarla süslenir. Çeşitli meydanlarda ekipler tarafından halk oyunlar oynanır. Günün neşeli geçmesi, taşıdığı anlama yaraşır bir şekilde kutlanması için çalışılır.Atatürk Diyarbakır'daCumhuriyet dönemİ Diyarbakır tarihinde önemli bir yeri olan olaylardan birİ de demiryolunun Diyar*bakır'a ulaştığı, ilk lokomotif düdüğünün duyulduğu 22 Ekim 1935 günü halkın gösterdiği unutulmaz coşku ve ilgi olmuştur. Fevzi Paşa Diyarbakır hattının açılışı nedeniyle Atatürk, kendisine çekilen telgrafa şu cevabı vermişti:"Bay Ali ÇetinkayaNafia VekiliDiyarbekirFevzi Paşa Diyarbekir hattının açılma töreni dolayısı ile vatandaşların samimi tezahüratını ve sev*gisini bildiren telinizi büyük sevinçle aldım. Yurdumuzun demir ağlarla örülmesi sahasında kazanı*lan bu yeni muvaffakiyet güven ve genliğimizi arttıracaktır. Bu yolda başarıların devamını dilerim.ATATÜRK" 16 Kasım 1937 günü yapılan görkemli bir törenle Diyarbakır'dan Cizre yoluyla Musul sınırına, Van gölü sahillerinden İran sınırına uzatılacak demiryolunun temeli atıldı. Töreni Atatürk'ün de özel treninden izlemesi ayrı bir mutluluğa vesile oldu.Diyarbakırlıların çoğu, Atatürk'ü, 16. Kolordu, daha sonra 2. Ordu komutanı olarak Silvan ve Diyarbakır'da görev yaptığı 1916-1917 yıllarından beri tanıyorlardı. Hatta O'na "Sarı Paşamız" diyorlardı. O, bu defa kurtardığı vatanın Cumhurbaşkanı ve Diyarbakırlıların fahri hemşerisi olarak geliyordu.Diyarbakır bütün heyecanıyla O'nu karşılamaya hazırlanıyordu. Kentin ana caddelerini çeşitli kurum ve kuruluşların yaptırdıkları görkemli takılar süslüyordu.2. Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa'nın karargah binası.Bütün evler, mağazalar, dükkanlar Türk bayrağı ve O'nun resimleriyle bezenmişti. Geleceği gün olan 15 Kasım 1937 sabahı, süslenmemiş bir ev, bir cadde kalmamıştı. Nihayet büyük kurtarıcının treni saat 18'i 10 geçe hafif bir alkışla istasyona girdi ve muazzam kalabalığın önünde durdu.Atatürk'ün vaktin epeyce geçmiş olması nedeniyle şehre çıkılmayacağı ve beyhude merasim yapılmaması hakkındaki buyrukları, tren daha istasyona gelme den ilgili kişiler tarafından bildirilmişti. Fakat, trenin istasyonda duruşunu müteakip, halkın coşkun tezahüratını gören Atatürk, O'nu seven bu mahşeri kalabalığın isteklerini yerine getirdi. Yanlarında Başbakan Celal Bayar, Birinci Umumi Müfettiş Abidin Özmen, bazı milletvekilleri olduğu halde trenden inerek gar binası terasına çıkıp halkı selamladılar. Bir süre sonra özel vagonlarına döndüler. Abidin Özmen vagonun merdiveninden halka hitaben şunları söyledi:''Atatürk geceyi vagonlarında geçireceklerdir. Yarın şehre teşrif edeceklerdir. "Bunun üzerine halk dağıldı.Saat 21'i çeyrek geçe İstasyondan şehre doğru süratle yayılan bir haber, O'nun biraz sonra Halkevine geleceğini bildiriyordu. Kısa bir süre sonra Halkevi salonları hınca hınç dolmuş ve taşmıştı. Yaşa var ol Atatürk ve o alkış sesleri ortalığı çınlatıyordu. Atatürk, özel locasında, önce şerefine verilen kanseri dinledi. Konser bitince şu tarihi konuşmayı yaptı:"Yirmi yıl sonra tekrar Diyarbakır'da bulunuyorum. Dünyanın en güzel ve en modern bir binası içinde, modern, nefis bir müziği dinleyerek... Beşeriyetin medeni bir halkı huzurunda, bu halkın evinde duyduğu zevk ve saadetin ne kadar büyük olduğunu elbette ki takdir edersiniz. Bunu kaydetmekle bahtiyarım. "Ertesi gün şehrin ve ilin adı Diyarbakır'a çevrildi. Sonra 10 Aralık 1937 gün ve 7789 sayılı Bakanlar Kurulu Karan 91 ile bu ad kesinleşti.Halkevinden ayrılan Atatürk Orduevine gittiler. Buradan Vali konağına, bir süre dinlendikten sonra da özel trenlerine döndüler.16 Kasım 1937 Salı sabahı saat 9'da otomobilleri ile şehri gezmeye çıktılar. İlkin İçkale'deki Umumi Müfettişlik dairesine uğradılar. Burada bölge valilerini kabul ederek illerinin durumu ve sorunları hakkında verdikleri bilgileri dinlediler. Bölgenin tarım, ekonomi, bayındırlık, kültür işleri ile Van gölü havzasında kurulacak üniversite hakkında Umumi Müfettiş Abdin Özmen'den bilgi aldılar. Aynı binanın (bu bina halen "Komutan Atatürk Müze ve Kütüphanesi"dir) alt katında bulunan ve 191Tde 2. Ordu Komutanı iken çalışma odası olarak kullandıkları odayı incelediler ve bu konuda sonradan yapılmış olan tadilata değindiler. Buradan 7. Kolordu Komutanlığı karargahına uğradılar. Sonra Gazi caddesini takiben bugünkü Atatürk Köşkü"ne gittiler.Mustafa Kemal Paşa'nın 2, Ordu Komutanı iken oturduğu köşkKöşkte bir saatten fazla kalındı. Tayyare alayına gidilmek üzere köşkten hareket edildi. Yolda Urfa kapısında duruldu. Atatürk burada surları, tarihi Urfa kapısı'nı, üzerindeki kitabeleri, demir kapının motiflerini inceledi. Surların ve diğer tarihi eserlerin büyük bir dikkat ve önemle korunmasını buyurdu. Son bir meydan açılacak ve kaleyi iç ve dış taraftan bir tur yolu çevreleyecektir. Bu meydan aynı zamanda bir park halinde ağaçlandırılacaktır. Burada kale duvarları boyunca uzayan yola muhtelif İstikametlerden caddeler açılacak, arasındaUçar'dan alayın ihtiyaçları, durum ve sorunları hakkında bilgi aldı. Buradan istasyona dönüldü. O gün aynı zamanda Diyarbakır - Irak ve İran demiryollarının temel atma törenleri vardı. Saat 15'e iki dakika kala Atatürk'ün özel treni tören yerinin civarına kadar getirildi. Saat 15'te başlayan töreni Atatürk trenin penceresinden sonuna kadar izledi. Aynı gün akşam Vali konağında şerefine verilen çayda hazır bulundular. Burada yine şehrin imarı üzerinde durdular ve ilgililere şu önerilerde bulundular."Diyarbakır'ın tarihi kalesinin orta yerinde büyük Tayyare Alayına gelindi. Alay Komutanı Fevzi bölünecek olan kısımlar bugünkü Diyarbakır'ın ana kısımlarını teşkil ve bu bölümler, Diyarbakır'ın mimari hususiyetlerini üstünde taşıyan avlulu, havuzlu ve bahçeli evlerle dolacaktır."Yeni Diyarbakır kurulur ve eski Diyarbakır imar ve tezyin edilirken tarihi değeri haiz tek bir eser hırpalanmayacak ve en iyi bir surette muhafaza edilecektir. "Esefle belirtelim ki Atatürk'ün bu önerisi yerine getirilmemiş, o tarihlerde yapılan imar planında bu hususlar nazara alınmış ise de sonradan yapılan değişiklikler, göz yummalar sonucu şehir çok düzensiz bir şekilde gelişmiş, bazı tarihi ve mimari değerleri büyük olan yapılar yıkılarak yerlerine beton yığınından oluşan çirkin binaların inşasına gidilmiştir.Atatürk, eski i. Umumi Müfettişlik binası önünde.Kale içinde açılması düşünülen meydan ve park da gerçekleşmemiş, plana konulan caddeler de sonradan iptal edilmiştir. Aynı düzensizlik, umursamazlık ne yazık ki bugün de devam etmektedir.Saat 18.30'da Vali konağından muazzam bir halk topluluğunun alkışları arasında ayrılan Atatürk, doğruca istasyona gidip trenlerine geçtiler ve saat 18.45'te coşkun alkış ve uğurlama tezahürleri arasında Elazığ'a gitmek üzere şehrimizden ayrıldılar

Okunma Sayısı : 903
DİĞER HABER BAŞLIKLARI

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1394031
2.Beşiktaş1385029
Detaylı Puan Tablosu>>
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık