Artık Yeter!

Artık Yeter!

Her çatışmalı süreçte ağır bedeller ödeyen Lice’de halk “Bu savaş seçim savaşıdır” diyerek, barışa olan umutlarını yitirmediklerini söyledi. “Bu savaş herkesi yakar” diyen Liceliler, savaşa isyan etti.

A+A-

Her çatışmalı süreçte ağır bedeller ödeyen Lice’de halk  “Bu savaş seçim savaşıdır” diyerek, barışa olan umutlarını yitirmediklerini söyledi. Liceliler, savaş politikalarına da tepkili. “Bu savaş herkesi yakar” diyen Liceliler, barış umutlarını yitirmediklerini söyleyerek, bunun için tüm Türkiye halklarının ortak irade göstermesi ve mücadele etmesi gerektiğini kaydetti. Köyleri yanan yurttaşlar da her şeye rağmen “barış” diyor.


AKP hükümetinin seçim sonuçlarının ardından çözüm sürecinin dondurarak gittiği politika değişikliği ile başlayan çatışmalı süreç, her geçen gün derinleşirken, halk cephesinde ise savaşa karşı barış talepleri yüksek sesle dile getiriliyor. Yaşanan gelişmeler ile 90’lı yılların ötesinde uygulamaların yaşandığı bölgede, sivil toplum örgütlerinden kanaat önderlerine, siyasi partilerden iş çevrelerine kadar tüm kesimler, savaşa karşı barış talebini dillendiriyor. Yaşanan savaş süreçlerinde ağır bedeller veren ve halen de vermeye devam eden Liceliler, yaşanan gelişmeleri, taleplerini gazetemize anlattı.
 
Liceliler savaş politikalarına tepkili


Geçtiğimiz günlerde ormanlık alanların yakıldığı ve çıkan büyük yangın ile birlikte evlerin, bağ ve bahçelerin, tarım arazilerinin kül olduğu Lice’de yurttaşlar süreçten rahatsız. Çözüm sürecinde tarlalarına rahat gidip gelen, istedikleri saatlere kadar çalışan Liceliler, “Artık can güvenliğimiz yok” diyor. Söz konusu süreçte asker, polis ve devlet görevlilerin çarşıda rahat gezebildiğini söyleyen yurttaşlar süreç ile birlikte asker ve polislerin karakollara çekildiğini söylüyor. İlçe merkezindeki esnaf da süreçten şikayetçi. Ekonomiyi de vuran savaş politikalarına tepki gösteren ilçe esnafı, artık barış istediklerini dile getirdi. “Bu savaş halkların savaşı değil, bu savaş seçim savaşıdır” diyen Liceliler, savaşın hiç kimseye kazandırmayacağını, halkların en büyük kazancının barış olduğu noktasında hem fikir.
 
‘Bu savaş seçim savaşıdır’


Lice esnaflarından Mehmet Akgöz savaş politikalarına tepki göstererek gelişmeleri ve taleplerini şöyle dile getirdi: “Bu savaş seçim savaşıdır. İktidar için savaş kararı aldılar. Başka da bir nedeni yok. Boşu boşuna gençleri öldürüyor, boşu boşuna bu kadar acıyı yaşatıyor. Kendi iktidarı, kendi rantı için bunları yapıyor. Eski Osmanlı’ya götürüp padişahlığı getirmek istiyor bu ülkeyi. Bu halk savaş istemiyor ve hala da istemiyor. Bu halk barış istiyor. Bu savaş büyük bir provokasyondur. Kendi çıkarları için ülkeyi savaşa götürüyor ve gözünü kan bürümüş. Esnaf olarak bu süreçten rahatsızız. Bir an önce bu savaş bitmeli ve barış için mücadele edilmelidir.”
 
‘Batıda bir ağaç gider, burada hem ağacımız hem de canımız gidiyor’


Gürbeyli (Şêxan) Köyü’nde oturan Behçet Toprak da erken seçime gitmek için savaş planlarının yapıldığını belirterek, “Bu savaş seçime gitmek için yapılan bir savaştır. Bu seçimde koalisyon sonucu ortaya çıktı ama hala koalisyon kurulmuyor ve geciktiriliyor. Çünkü amaç zaten koalisyon değil tamamen erken seçimdir. Tek başlarına iktidar olmak istiyorlar. Bu süreçle birlikte baskılar da arttı. Hatta eski dönemlere oranla baskılar daha fazla. Tüm köylerde halk bundan şikayetçi. Herkes baskı altında. Sadece burası değil tüm bölge köylerinde durum budur.

Artık tarla ve bağ bahçelerimize gidemiyoruz. 90’lı yıllar gibi bir süreç yaşanıyor. Köylerde can güvenliğimiz yoktur. Artık Türkiye’de de can güvenliği yok. Her an her şey olabiliyor. Kırsal alanını temizlemek için ormanlar yakılıyor. Operasyonlar da buna dönüktür. Köyleri boşaltmak istiyorlar. Bir ormanımız gidiyor, bir canımız gidiyor. Batıda bir ağaç gider ama burada hem ağacımız hem de canımız gidiyor. Her iki tarafın ateşkes ilan etmesi lazım ama devletin önce savaş dilini değiştirmesi lazım. 4 yıldır ateşkes vardı tek silah patlatılmadı ama seçimden hemen sonra başladı. Bu bir oyundur” dedi.
 
‘Bu savaş hepimizi yakar’


Kıranlı (Qilêdar) Köyü’nden Şükrü Bilgin de “Bu savaş hepimizi yakar” dedi. Bilgin şöyle devam etti: “Önemli olan huzur ve refahtır. Eskiye dönüş olmamasıdır. Bu halk her şeyi yaşadı ve gördü. Artık buna tahammülü kalmadı. Tek isteğimiz bir an önce barışın olmasıdır. Ve bu savaş üslubunun değişmesidir. Artık insanlar tedirgin. Hala insanlar öldürülüyor, ormanlar yakılıyor. Her zaman burayı esrarla gündeme getirip bu bahaneyle baskı yapılıyor. Çıkan yangında evlerde yandı . Artık köylülerin bir geçim kaynağı kalmayınca mecbur göç etmek zorunda kalıyor. Barış, huzur ve sükunet istiyoruz.”
 
‘Barışa olan umudumuzu yitirmedik’


Güldiken (Pêçar) Köyü’nden Mehmet Çevik adlı yurttaş da şunları dile getirdi: “Birden başlayan bir savaş oldu. Bu süreç niye bozuldu neden savaş başladı? İktidarlarını güçlendirmek koltuklarını korumak için bu savaşı başlattılar. Bu savaşta ölen fakir fukaranın çocuğudur. Hiçbir milletvekili yada zengin ailelerin çocuğu ölmez bu savaşta sadece fakir fukara ölür. Barışa olan umudumuzu yitirmedik ve artık bu savaşın son bulup bir an önce barışın gelmesi için çaba gösterilmesini istiyoruz.”


Geçtiğimiz günlerde ormanlık alanlarının yakılmasının ardından ev, bağ, bahçe ve tarım arazileri yanan köylüler de sürece tepkili. Zarar gören köylüler de barış konusunda hem fikir.
 
 ‘3 seferdir bizi yakmaya çalıştılar’


Huseynik Köyü’nde oturan ve çıkan yangında bağ, bahçe ve tarım arazileri yanan Hidayet Necar, çıkan yangında her şeylerini kaybettiklerini belirterek çaresiz olduklarını söyledi. Necar, “2 bostanımız gitti, 2 bağımız 20 ton samanımız gitti. Çocuklarımızı hayvanlarımızı geçindirecek bir şey kalmadı. Odunumuz gitti her şey gitti. Her taraf kül oldu ve bu külün ortasında yaşıyoruz. Her yeri yaktılar. Köyde hiçbir şey kalmadı. Tufan gibi oldu ve her yer yandı. Yangına da müdahale edilmedi sadece köylüler ve halk söndürdü. Artık bir şeyimiz kalmadı ve ne yapacağız bilmiyoruz. 3 seferdir bizi yakmaya çalıştılar. Allah hakkımızı yanlarında bırakmasın. Artık bu savaşın bitip barış olmasını istiyoruz.”
 
‘Az kalsın canımızı da yitirecektik’


Aynı köyde oturan ve çıkan yangında zarar gören bir diğer yurttaş da şunları söyledi: “Ağaçlarımız samanımız bağ bahçelerimiz odunlarımız her şeyimiz yandı. Hayvanları zor kurtardık. Çocuk ve yaşlıları gönderdik biz kalıp söndürdük. Az kalsın canımızı da yitirecektik. Sonuna kadar hakkımızı arayacağız. 90’dan beter bir felaket yaptılar ve bunun hesabını verecekler. Batıda bir ağaç için dünyayı ayağa kaldırıyorlar ama bizim ağacımız canımız gidiyor kimse sahip çıkmıyor. Onun için biz kendimiz buna sahip çıkıp hakkımızı sona kadar arayacağız. Herkes bu savaşa karşı durup barış için mücadele etmelidir.”

 

(Sertaç KAYAR)

 

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler