1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. “Artık barış istemiyoruz”
“Artık barış istemiyoruz”

“Artık barış istemiyoruz”

Cizre’deki yaralıların yakınlarının barış umudu tükendi. Şırnak’ın Cizre ilçesindeki bodrum katında bulunan ve akıbetleri hakkında 12 gündür bilgi edinilemeyen yaralıların yakınlarının barışa olan inancı kalmadı.

A+A-

Yaralı yakınları “Artık barış istemiyoruz, barış dedikçe tankla, topla üzerimize geldiler, çocuklarımızı yaktılar, şimdi savaş zamanı” diye konuştu.
 
HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ise Cizre’de düzenlenen operasyonda öldürülenlere ilişkin çelişkili açıklamaları “Kürt halkı ve duyarlı kamuoyunda önce şok hali yarattılar. Daha sonra bu sayıyı 10’a çekip ölümü sıradanlaştırmak istediler” dedi.
 
Sarıyıldız, konuyla ilgili olarak TBMM Araştırması açılması talebiyle önerge verdi.
 
Sağlıklı haber alınamıyor
 
Şırnak’ın Cizre ilçesinde devam eden sokağa çıkma yasağında en çok gündeme gelen, içinde en az 19 yaralının ve kan kaybından yaşamını yitiren cenazelerin olduğu bodrum katı ile bir hafta önce ortaya çıkan ve içinde 52 yaralı ile 9’u yanmış, 1’i de keskin nişancılar tarafından vurulmuş 10 da cesedin bulunduğu ikinci bina hakkındaki bilinmezlikler sürüyor. İlçeden hala da sağlıklı haber alınamıyor. TRT’de önceki gece yarısı ortaya atılan 60 kişinin öldüğüne dair haber ve bu haber sonrasında dile getirilen çelişkili rakamlar, yaralı yakınları ile HDP’de kuşku yaratmaya devam ediyor.
 
Ölümü sıradanlaştırmak istiyorlar
 
Cizre’de önceki gün söz konusu binaların bulunduğu bölgeye giden sağlık ekiplerinden 30 ceset torbası istendiğini açıklayan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, “Cizre’de TRT Haber’in ‘60 PKK'lı öldürüldü’ şeklinde geçtiği haber hükümetten habersiz servis edildiğine asla ama asla inanmıyoruz. Bilinçli olarak 60 sayısı dile getirilerek, Kürt halkı ve duyarlı kamuoyunda önce şok hali yarattılar. Daha sonra bu sayıyı 10’a çekip ölümü sıradanlaştırmak istediler. Başbakan'a bağlı TRT Haber hangi kaynağa dayanarak ‘60 PKK'lı öldürüldü’ haberini servis etti? Şırnak Valiliği niye o an haberi yalanlamadı? Bu durum kuşku yaratıyor. Katledilen onlarca kişiyi çatışma mizanseni ile parça parça açıklayacaklar” dedi.
 
Çatışma kurgusundan endişeleniyoruz
 
Çatışma kurgusu ile binada bulunan onlarca cenazeyi farklı mekanlara dağıtacakları endişesini taşıdıklarını da dile getiren Sarıyıldız, “Halkımız bu gerçeği iyi bilmeli. Öyle olmasaydı askerin üs kurduğu binanın kapısına kadar giden cenaze araçları niye boş geri gönderildi? Neyin hazırlığı yapılıyor? Elimizde yaşamını yitirenlerin sayısına dair  net bir bilgi yok. Ancak bildiğimiz ve hiç kuşku duymadığımız iki gerçek var. Cizre’de yüzde yüz bir katliam yaşandığı gerçeği ve Şırnak Valiliği’nin verdiği 10 sayısından daha fazla kişinin katledildiği gerçeği” diye konuştu.
 
Cizre'deki vahşetin yerel güçlerin icraatı olarak görmenin büyük bir siyasi yanıldığı olacağını belirten Sarıyıldız “Vahşet, AKP-Özel Harp Dairesinin ittifakı ile gerçekleşti” diye konuştu.
 
Ailelerin Nusaybin’deki nöbeti sürüyor
 
Nusaybin’de Cizre’deki yasağın kalkması için Mitani Kültür Merkezi’nde nöbet eylemi gerçekleştiren yaralıların yakınlarının bekleyişi de sürüyor. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclisi (PM) üyesi de olan Mehmet Yavuzel’in annesi Hanım Yavuzel, gazetemize yaptığı açıklamada, cenazeler üzerinden ortaya atılan kirli bilgileri “Kirli savaş bu” diye yorumladı.
 
Hepsi kirli savaşın günahkarları
 
Devletin kanalının durduk yerde böyle bir haberi veremeyeceğini ifade eden Hanım Yavuzel “Hepsi kirli savaşın aleti ve günahkarlarıdır. Biz hep barış için haykırdık ama bu saatten sonra ben barış istemiyorum. Savaş istiyorum artık. O bodrumdaki insanlar ne yaptılar da tankla, topla, kimyasalla saldırıyorsun. Onların resimlerini koydular sonra da internete, bize işkence olsun diye. İnsanım diyene işkence yapıyorlar. Lanetliyorum onları. Hakkımızı alacağız, bu gençlerin kanını yerde bırakmayacağız” dedi.
 
Şimdi savaş zamanı
 
Barış dilinden uzaklaşmak tehlikeli değil mi diye sorunca da Hanım Yavuzel “Hayır tehlikeli değil çünkü hep barış talebimizi reddettiler, Bundan sonra biz de artık istemiyoruz bu kadar kanın içinde. Tayyip diyor ki ‘Gelip şehitler yakınlarının gözüne bakarak barış istesinler’ diyor. O da gelip bizim gözümüzün içine baksın. Ya da o kendisi gidip o şehitlerin yakınlarının gözüne baksın. Görsün orada kim barış istiyor, kim savaşı istiyor. Bu insanların ölümünden kim sorumlu, o gözlerde görsün. Bunca insanı başkanlık için, saltanat için, dek dil, tek devlet, tek ırk için öldüren kendisidir. Zalim ve diktatör olmak için öldürüyor gençlerimizi. “Artık barış istemiyoruz, barış dedikçe tankla, topla üzerimize geldiler, çocuklarımızı yaktılar, şimdi savaş zamanı” diye konuştu.
 
AKP’ye üye olmak da yasaklansın
 
Mehmet Yavuzer’in abisi Halil Yavuzel ise basına tepki gösterdi. Yavuzer “İnsan bu kadar mı teslim olur, bir gün yaşa ama şerefli yaşa. O aldıkları paralar haram olsun onlara. Allah için 21 gündür buradayız, bir dönüp bakmazlar mı ne yapıyor bu insanlar diye. Orada parti yöneticileri var. Eğer bir partiye üye olmak yasak ise o zaman AKP’ye üye olmak da yasaklansın” dedi.
 
Bizi Kürt, sizi Türk yarattı
 
Cizre’de kontrgerilla gücü olduğunu belirten Yavuzer “Yaşları ilerlemiş, psikolojileri bozulmuş insanlar. Başbakanı dinlemiyorlar. İnsanlara dehşet saçıp onları korkutmak ve öldürmek, bütün dertleri bu. Kendi yaptıkları yasaları çiğniyorlar. Türk kardeşlerimize sesleniyorum. Basın çarpıtıyor, doğruları yazmıyorlar. Biz bütün insanları seviyoruz. Ben kendimi burada dağda ölen askerin de gerillanın da babasının yerine koyuyorum. Allah bizi yarattı, sizi Türk yarattı bizi de Kürt. Bir insanı yarattı ise onu öyle kabul etmek lazım. Eğer inkar ederseniz imansız ve vicdansız olursunuz. Tayyip Erdoğan’ın yaptığı da bu. Bu ülkede bir hükümet değil bir diktatörlük var” dedi.
 
Onun da ciğeri yansın
 
Ali Fırat Kalkan’ın annesi Fatma Kalkan ise çocuğunun Cizre’ye barış için gelen üniversitelilerden olduğunu belirtti. Oğlunun Muğla’dan geldiğini kaydeden Fatma Kalkan “Haftalardır ondan ve yanındakilerden haber alamıyoruz. Ölü mü sağ mı bilen yok. Haber veren de yok. Allah bilir ne haldediler. Katliam haberleri geliyor. İnşallah hiçbirine bir şey olmamıştır. Onları katlederlerse bunun hesabını dünyada da ahrette de Erdoğan’dan soracağız. Biz koynumuzda çocuklarımızın resimleriyle yatmaya mahkum ediyor. Onun başına böyle bir şey gelirse ne yapacak. Kürt anaları babaları gibi acı çekerse o zaman anlar halimizi. Bizim ciğerimizi yaktı onun da ciğeri yansın, Kedinin de kuşun da ciğeri yanıyor evladı için. Allah’tan korkmaz, peygamberi tanımaz bu” diye konuştu.
 
Sarıyıldız TBMM Araştırması açılmasını istedi
 
Öte yandan Cizre'deki devlet vahşetine ilişkin TBMM Araştırması açılması için veren HDP’li Sarıyıldız, "14.12.2015 tarihinde Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Şırnak Valiliği’nin kararı ile sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Cizre’de 56 gündür devam eden sokağa çıkma yasağında kimliği açık 78, henüz kimliği tespit edilemeyen 20’yi aşkın kişi hayatını kaybederken, 100’lerce kişi de ateşli silahlara bağlı olarak yaralanmıştır. İlçe merkezine yönelik saldırılar nedeni ile 100 bine yakın kişi göç etmek zorunda kalmıştır" dedi.
 
Sokağa çıkma yasağı nedeni ile sivillerin yaşam hakkının ihlal edildiğini, sağlık hakkına erişiminin engellendiğini belirten Sarıyıldız, önergesinde şu görüşlere yer verdi:
 
Telefonlara çıkmıyorlar
 
"04.02.2016 tarihinde Cizre’nin Cudi Mahallesi'nde içerisinde yaralıların da olduğu 37 kişinin bulunduğu bir binaya isabet ettiği belirtilen havan topları nedeni ile yangın çıkmıştır. Yaşanan bu insani felaket nedeni ile Grup Başkanvekilimiz İdris Baluken ve Çağlar Demirel itfaiye ve ambulansların olay yerine hemen intikal etmesi için İçişleri Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarıyla en üst düzeyde temaslarda bulunmuştur. Ancak, İçişleri Bakanlığı yetkilileri kolluk güçleri tarafından itfaiye ekiplerine engel çıkarılmayacağı taahhüdü vermiş olmasına rağmen gidişlerine devlet güçlerince izin verilmemiştir.

 

Olayın meydana geldiği günün ertesinde sabah saat 08.00’de evde bulunan bir şahıs ile kurulan irtibat neticesinde yangına müdahale edilmediği için 9 yurttaşın yaşamını yitirdiği, 27 yurttaşın da ağır yaralandığı bilgisi iletilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda Sağlık Bakanlığı yetkililerine durum aktarılmış, bölgeye hızla ambulansların gönderilmesi talebi iletilmiştir. Bu süre içerisinde, bir buçuk saat boyunca, Grup Başkanvekillerimizin İçişleri Bakanına ve Bakanlık yetkililerine ulaşmaya çalışmasına rağmen telefonlarına yanıt verilmemiştir. Binadan çıkan 16 yaşındaki Abdullah Gün adlı çocuk da dışarı çıktığı gibi keskin nişancılar tarafından vurulmuştur"


Sarıyıldız, 7 Şubat'ta TRT Haber başta olmak üzere hükümete yakın medya kuruluşlarında söz konusu binaya yönelik düzenlenen operasyonda 60 kişinin öldürüldüğünün iddia edildiğini hatırlatarak şöyle devam etti:
 
Cizre’nin Madımak’ı
 
"Bu haberin hemen ardından sosyal medyada kimi ırkçı ve savaş aygıtı hesaplardan söz konusu operasyona ait olduğu ileri sürülen yanmış cenazelerin fotoğrafları servis edilmiştir. 8 Şubat sabahı ise söz konusu haber TRT Haber’in yayınından kaldırılmıştır. Şırnak Valiliği de olay ile ilgili yaptığı açıklamada Cizre’de 10 kişinin öldürüldüğünü kamuoyu ile paylaşmıştır. Ancak, yerelden aktarılan bilgiler öldürülen kişi sayısının çok daha fazla olduğu yönündedir. Kamuoyunda 'Cizre’nin Madımak’ı' olarak tanımlanan bu olayın araştırılması, sorumluların açığa çıkarılması, itfaiye ve ambulansların gidişine engel olan kolluk güçlerinin ve mülki amirleri hakkında etkin bir soruşturmanın yürütülmesi, 28’i ağır yaralı olmak üzere toplamda 60’a yakın kişinin bulunduğu iddia edilen binaya dönük yapılan operasyon ve operasyon sırasında yaşanan ölümler ile ilgili delillerin ve tanıkların dinlenerek sorumluların yargı önüne çıkarılması için ivedilikle bir Meclis Araştırması açılması önem arz etmektedir"

 

(Mahmut Oral)

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler