1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Arka odalara tıkılıp kaldık'
'Arka odalara tıkılıp kaldık'

'Arka odalara tıkılıp kaldık'

Birgün boyunca sokağa çıkma yasağı ilan edilen merkez Sur ilçesinde, yurttaşlar sıkıntılı saatleri anlattı:

A+A-

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde valiliğin önceki gün sabah ilan ettiği sokağa çıkma yasağı sonrasında operasyon düzenlenen Merkez Sur ilçesinde, evlerin delik deşik olduğu görüldü.

Medyaya duyarsızlık nedeniyle tepki gösteren ilçe halkı, yaklaşık 24 saat süren yasak sırasında tepelerine mermi yağdığını söyledi. İlçede birçok evin camları kırık. Kurşunlu Camii’nin kapısı delik deşik. Dört Ayaklı Minare mevkiinde, patlayıcının etkisiyle yolda büyük bir çukur oluşmuş durumda. Patlama yüzünden yer altındaki kablolar da kopuk.

Hasırlı Mahallesi’nde ise ateşe verilen Özgür Yurttaş Derneği’nden halen de dumanlar yükseliyor. Şırnak’ın Cizre ilçesinde cuma günü sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından telefon ve internet bağlantısının olmadığı ilçeden 3 gündür neler olduğu bilinmiyor.


Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde, üç gün önce Hasırlı mahallesinden girerek operasyon yapmak ve hendekleri kapatmak isteyen polisle, PKK ve YDG-H üyeleri arasında çıkan çatışmalar sonrasında, önceki gün ilan edilen sokağa çıkma yasağı, dün sabah kaldırıldı. Diyarbakır Valiliği, yasağın kandırılmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şöyle dedi:


Duyarlılıktan dolayı teşekkür ederiz


“Halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/C maddesi gereğince, ilimiz Merkez Sur ilçesinde Sur içinde kalan bölgede (Abdaldede, Alipaşa, Cami Kebir, Cami Nebi, Cevatpaşa,  Dabanoğlu, Fatihpaşa, Hasırlı, İskenderpaşa, Melikahmet  Ziya Gökalp, Lalebey, Süleyman Nazif, Savaş, Cemal Yılmaz mahallelerinde) 06.09.2015 Pazar günü 09:30’dan geçerli olmak üzere sokağa çıkma yasağı kararı alınmıştı. Sur ilçemizde yapılan çalışmalar sonucunda huzur ve sükunetin sağlanması üzerine 07.09.2015 Pazartesi günü saat: 06:00’dan itibaren sokağa çıkma yasağı kaldırılmış olup, vatandaşlarımıza sokağa çıkma yasağı konusunda göstermiş oldukları duyarlılıktan dolayı teşekkür ederiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur”


Polisin kaskı savrulmuş


Yasağın kalkmasıyla birlikte operasyonun mahallede bıraktığı izler de daha net görüldü. Roketatarlı saldırı sonucunda 2 polisin yaşamını yitirdiği, 3 polisin de yaralandığı, Kurşunlu Camii mevkiindeki noktada, yerde hala da yaşamını yitiren polis memurunun kan izleri duruyor. Biraz ötede ise roketin infilak etmesi sonrasında savrulan polise ait kaskı görülüyor.


Mermi kovanları oyuncak oldu


Bazı evlerin camları tamamen kırılmış. Sokakta kadınlar kırılan cam parçalarını süpürüp, evini ve hayatını düzene sokmaya çalışırken, meraklılar ise çatışma nedeniyle duvarlara, camlara hatta camiye isabet eden mermi izlerini izliyor. Mahallelinin anlatımına göre aha sabah saatlerine kadar sokak binlerce mermi kovanı ile doluymuş. Ama meraklı çocuklar oyun oynamak için hepsini toplayıp götürmüşler.


Ekmek yok, su yok


İnsanlar medyaya tepkili, iki günden bu yana yasak nedeniyle evlerinden hatta evlerinin arka odalarından bile dışarı çıkamadıklarını söylüyorlar. Ancak isimlerinin verilmesini de istemiyorlar. Bir genç “Bir ara merak ettim ne olduğunu anlamak için baktım ama polisler bana çok küfür etti. ‘Başını çek yoksa seni öldürürüm’ deyince çok korktum. Olaylar üç gün önce sabaha karşı saat 4 gibi başladı. Sonra da vali yasak ilan etti. Bu sabah (dün) yasak kalkınca ancak evimizden çıkabildik. Ekmek yok, elektrik yok, su kesik, tam bir mahrumiyet vardı. Her patlamada yüreğimiz ağzımıza geliyordu. Akra odaya tıkılıp kaldık saatlerce” diyor.


Babam beni PKK’li sanırlar diye korktu


Bir başka genç ise roketatarla sokağa girmeye çalışan polislerin vurulduğu anda, sanki evin yıkılacağını sandığını söylüyor. “Babam beni arka odaya soktu ve odadan bile dışarı çıkmamı istemiyordu. Çünkü benim PKK’den ya da YDG-H’den sanılıp vurulmamdan korkuyordu. Onlar bana böyle dedikçe ben de gerçekten evham yaptım. Eğer evimiz basılırsa gözaltına alınmaktan korktum” ifadeleriyle duygularını anlatıyor.


Cami kapısı delik deşik


Kurşunlu Camii’nin önü kalabalık. Kapısında asma kilit var. Olaylar başladığından beri kimse gelip açmamış, Cemaat de korkudan çıkamadığından ezan da okunmamış. Tarihi camiinin kapılarında ve duvarlarında yüzlerce mermi izi var. Çatışmalarda kullanılan silahlar o kadar güçlü ki, içinden geçtikleri demir kapıların, hatta elektrik direklerinin üzerinde açtığı delikleri görünce insan ürküyor. Mahalleden gençler caminin avlusuna girmemiz için kilidi kırmak istiyorlar ama gerek yok diyerek uzaklaşıyoruz.


Dernekten duman tütüyor


Sokak aralarından ilerledikçe gazeteci olduğumuzu anlayıp laf atan da var, olay yaşanan diğer noktalara gitmek için yol gösteren de. Dar sokaklardan ilerleyip, Hasırlı Mahallesi’ndeki Eşit Özgür Yurttaş Derneği’ne ulaşıyoruz. Dün polis tarafından roket atılarak yakılmış. Dernek merkezinin içi tamamen enkaz. Hala tüten dumanlar, kor halinde yanan eşyalar duruyor. Hiçbir şeye dokunmadan resim çekebileceğimizi söylüyorlar. Resmi keşif yapılmadan dokunulmasını istemiyorlar. Çünkü zararlarının tazmin edilmesini isteyecekler.


Evin mutfağına giren roket


Daha sonra Dört Ayaklı Minare mevkiine doğru ilerlerken, biri yoldan bizi çağırıyor. Bahattin Altındağ adlı bir sokak sakininin evini işaret ediyorlar. Eve gittiğimizde üst kattaki mutfağın içine girip tahrip eden roket mermisini görüyoruz. Mediha Gültekin adındaki kadın, kardeşinin evini bu hale getirenlerden şikayetçi olacaklarını söylüyor. “Allah’tan olayların korkusuyla mutfağa girmeye korkuyorduk ki kimse o anda mutfakta yoktu. Aksi halde birinin ölümü de geçekleşebilirdi.


Bir buçuk metrelik çukur


Söz konusu ev Yeni Sokak üzerinde yer alıyor. Dört Ayaklı Minare mevkiine yaklaştıkta zarar gören ev ve işyerleri de artmaya başlıyor. Berber dükkanı da, bakkal da, kıraathane de sokakta ne varsa isabet almış. Hepsinin camları kırılmış. Biraz ileride ise sokakta yaklaşık buçuk metre derinlikte bir çukur var. Burada ne patladığını kimse bilmiyor. Kimi mayın döşendiğini söylüyor kimide göre de roketle uçurulmuş.


Patlama kabloyu kopardı


Çukur nedeniyle yer altından geçen elektrik kabloları da kopmuş. Bu yüzden Sur ilçesinin doğu yakasının önemli bir kısmına da elektrik verilemiyor. DEDAŞ ekibi çukurun içinde onarım yapıyor ama bu sırada bir tartışma var. Kopan kısmın yerine konulmak üzere getiren kablo kayıp. DEDAŞ ekibi, kablo parçasının çalındığını söylüyor. Mahalleli ise buna itiraz ediyor. Tartışma büyürken, DEDAŞ’lı yetkili parça bulunmazsa onarım yapmayacağını söylüyor. Ama bir süre sonra yeni bir parça getirilip takılıyor.


Yaralıların tedavisi sürüyor


Hastanelerde ise olayda yaralananların tedavileri sürdüğü bildiriliyor. Surda son birkaç gün içinde hamile bir kadın ile bir erkek ayaklarından, küçük bir çocuk ise karnından vurulmuştu. Bir gazeteci ise seken bir kurşunun kaşını sıyırmasıyla hafif yaralanmıştı. Hayati tehlikeleri olmayan bu kişilerin tedavilerinin sürdüğü bildirildi.


Cizre’de 3 gündür neler oluyor?


Şırnak ve ilçelerine geçtiğimiz salı günü zırhlı araçlar ve özel harekat polisleri sevk edilmesinin ardından, geçtiğimiz cuma gecesi Cizre ilçesinde saat 20.00’den itibaren sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Polis tarafından da YDG-H’lilerin açtığı hendeklerin kapatılması için operasyon başlatılmıştı. Yasağın başlamasıyla ilçede internet ve telefon bağlantısı da kesildi. Dış dünya ile bağlantısı kopan ilçede elektrik ve su verilmediği belirtilirken, fırınlar kapalı olduğu için ekmek sıkıntısı da yaşandığı ifade edildi. Halk sokağa çıkma yasağını protesto için sokaklara çıkarken, halkın üzerine ateş açıldığı belirtildi. HDP’nin gönderildiği iki milletvekili heyeti ise güvenlik güçleri izin vermediği için ancak patikalardan kilometrelerce yürüyerek Cizre’ye ulaşabildi.


13 yaşındaki Cemile öldürüldü


HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, pazar günü Cizre’ye ulaştıklarında yaşananları twitter’dan şöyle anlattı. “Gaz bombaları ve kurşun yağmuru altında 8 saat sonra 7 vekil arkadaşımızla birlikte Cizre ilçe merkezine vardık. Cizre’de bir yandan polisin mahallelere açtığı silah sesleri, diğer yandan gürültü eylemi. Bu halk çıplak iradesiyle direniyor. Cizre Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Süleyman Çağlı’nın kardeşi Salih Çağlı’nın da ağır yaralandı. Ramazan Çağırga 1993’te ailesinden 7 kişiyi, evine düşen havan topuyla yitirdi. Keskin nişancılar 13 yaşındaki kızını katletti.

Devlet ailesinden 7 kişiyi katletmesine rağmen Ankara’da Meclis Çözüm Komisyonu’nda barış demişti. Bu gece‘Çözüm’ katledildi. Çağırga çözüm komisyonuna, ‘Bu halka pkk dedikçe barış yapamazsınız gelin tüm acılarımıza rağmen uzattığımız barış elini tutun demişti. Şu an vurulduğu evdeyiz. Kimlikteki ismi Cemile olan Cizira Botan Çağırga, çelik mermilerle vuruldu. Eve uçaksavar mermileri isabet etti. Cenaze şu an evde bekletiliyor. Ramazan Çağırga ‘ben sadece kızımı değil yoldaşımı da yitirdim’ dedi. Cizira Botan (Cemile) Meya-Der çalışanıydı” diye yazdı.


Top atışları yapılıyor, tanklar evleri yıktı, yaralılara izin vermiyorlar


HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ise “Keskin nişancılar her tarafa yerleştirilmiş. Hareket eden herkese ateş açıyorlar. Nur mahallesine girmeye yaralılara ulaşmaya çalıştık. Panzer ve akreplerle ablukaya alındık. Yanımızdaki trafoya ateş açtılar. Cizre’de darbe var. Kaymakamlık ve birçok kurum özel harekat karargahı olarak kullanılıyor. Şeyh Selim camisinde 2 cenaze var. Biri 17 diğeri 5 yaşında. Polis 112’yi tehdit ederek cenazeler ve yaralıların alınmasına engel oluyor. Nur mahallesinde çok ağır silahlarla polis saldırısı var. Büyük bir patlamadan sonra BOTAŞ’ın karşısında 3 evde yangın çıktı.

Evdekilere ulaşamıyoruz. Polis tarafından 50 metre yakınımıza bomba atıldı. Tanklardan mahalleye top atışları aralıksız devam ediyor. Nur mahallesine tanklar ve top atışlarıyla girmeye çalışıyorlar. Tanklar evleri yıkarak ilerliyor. Top atışından dolayı yaralanan 55- 60 yaşlarında çok ağır bir yaralı var. Acil ambulans gerek kan kaybı çok. Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Süleyman Çağlı’nın abisi Salih Çağlı ağır yaralı ve ambulansa izin verilmiyor. Her saldırının ardından dışarı çıkan halk ‘katil Erdoğan’ sloganı ile ve zılgıtlar eşliğinde asla boyun eğmeyeceklerini haykırıyor. Saldırılar daha da yoğunlaştı. Top atışları 3 eve isabet etti. Kaldığımız eve yoğun bir şekilde ateş ediliyor” diye yazdı.


Ancak HDP’li vekillerin Süleyman Çağlı’nın abisi Salih Çağlı olarak duyurdukları kişinin, Osman Çağlı olduğu, Osman Cağlı’nın da kan kaybından yaşamını yitirdiği bildirildi.


Baba yaramış: polis ambulansa izin vermedi


35 günlük Muhammet Tahir bebeğin babası Abdullah Yaramış, ambulansı aradığını ve ambulansın evlerinin 100 metre ilerisine Saltan Sokağı’nın başına kadar geldiğini fakat polisin izin vermemesi nedeniyle ambulansın geri gittiğini ifade etti. DİHA’ya konuşan Abdullah Yaramış, “Sokağın başında bekleyen zırhlı araç ambulansın bizim eve gelmesini engelledi. Ambulans bir süre orada durduktan sonra geri gitti” dedi.


7 can gitti...


Cizre’de son birkaç gün içinde Mehmet Emin Levent (21), Sait Çağdavul (19) polislerce vurularak, Hacı Ata Borçin (70) ve Hetban Bülbül (65) kalp krizi geçirerek, Muhammet Tahir Yaramış (35 günlük bebek)- evinde rahatsızlandı ambulans gönderilmediği için, Cemile Çağırga (13) evine isabet eden bombalarla yaşamını yitirdi. Osman Çağlı (18) kan kabından yaşamını yitirdi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler