1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Arda, yargısız infaz kurbanı
Arda, yargısız infaz kurbanı

Arda, yargısız infaz kurbanı

Polisin dur ihtarına uymadığı için öldürdüğü öne sürülen Arda'nın babası Mehmet Arda konuştu; “Oğlumu polis öldürdü, cezaevi firarisi değil, izinli çıkmıştı”

A+A-

İHD Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır'ın Sur İlçesi'nde polis ile girdiği çatışmada ölen Özgür Arda ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Arda'nın babası Mehmet Arda'nın da katıldığı basın toplantısında ayrıca 4 yıldan bu yana yaşanan yaşam hakkı ihlallerine ilişkin bir rapor açıklandı.
İHD Genel Başkan Yardımcısı Serdar Çelebi, Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, MYK Üyesi Rehşan Bataray Saman'ın katıldığı basın toplantısında ilk olarak konuşan Şube Başkanı Raci Bilici, İHD olarak en temel ve vazgeçilmez hak olarak yaşam hakkını gördüklerini ancak, bu ülkede yaşam hakkında yönelik ciddi ihlaller yaşandığını söyledi.

'YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLDİ'

Bu kentte yaşam hakkının yine ihlal edildiğini kaydeden Bilici, “Geçmişte bugüne baktığımızda yaşam hakkına ilişkin ciddi ihlaller yaşanmaktadır. Bu eylemi gerçekleştirenlere karşı hükümetin son derece tavizkar olmasından kaynaklı bu olaylar her geçen gün artıyor. Eğer geçmişte gerçekleşen bu ihlallere yönelik devletin bir tutumu olsaydı bugün belki bu vahim olayı yaşamayacaktık. Başbakan'ın, İçişleri Bakanı'nın Roboskî olayında da görüldüğü gibi bu olaylara yaklaşım tarzı ortadadır. Yetkililerin sivillere yönelik bu cinayetlere karşı tutumu böylesi vakaların artmasını sağlamaktadır” dedi.

4 YILDA 180 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ

Bilici, İHD Diyarbakır Şubesi tarafından hazırlanan   ve 'Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2009-2012 Yılları Arası Güvenlik Güçleri Tarafından Öldürülen Siviller Raporu' adı verilen raporu da açıkladı. Rapora göre; 1999 yılında 2012'nin ilk 9 ayına kadar 4 yıl içerisinde 180 kişi güvenlik güçleri tarafından öldürülürken, 312 kişi de yaralandı.

'POLİSİN VERDİĞİ BİLGİLER DOĞRU DEĞİL'

Bilici'nin konuşmasının ardından Özgür Arda'nın babası Mehmet Arda, yaşadıkları olayı anlattı. Akşam kıraathanede olduğu sırada eşinin telefonla kendisini arayarak, oğlunun vurulduğunu söylediğini belirten baba Arda, “Oradan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'ne gittim. Polislere olayı sordum, bana kimse bilgi vermedi. Ondan sonra doktorla görüştük. Doktor oğlumu kurtaramadıklarını söyledi” diye konuştu.

Çocuğu ile ilgili emniyetin “çatışma yaşandı”, “cezaevinden kaçmıştı” şeklindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını öne süren Arda, oğlunun cezaevinden izinle çıktığını, izin kağıdının da kendilerinde olduğunu ifade ederek, Özgür Arda'nın izin kağıdını basın mensuplarıyla paylaştı.

ÇELEBİ: ETKİN BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLSEYDİ

Baba Arda'nın ardından ailenin avukatlığını üstlenen İHD Genel Başkan Yardımcısı Av. Serdar Çelebi, hukuki süreç hakkında bilgi verdi. Bu olayda söylenecek çok şeyin olmadığını ifade eden Çelebi, “Maalesef bölgede insan yaşamı çok ucuz. Her an için herhangi bir yerde sokak ortasında öldürülebilirsiniz. Rakamlar da bunu gösteriyor. Bunun değişik nedenleri olabilir; polisin keyfi tutumu, polisin düşmanca tavrı, buradaki insanları düşman olarak görmesi şeklinde tarif edilebilir. Ama en büyük nedeni ise, emin olun ki cezasızlıktır, adli makamlar tarafından etkin bir soruşturmaya tabi tutulmaması, hükümet tarafından sırtlarının sıvazlanmasıdır. Eğer etkin bir soruşturma yapılmış olsaydı sayı bu kadar artmazdı, bir polis ceza almış olsaydı bu sayı bu kadar artmazdı. Bu olay da maalesef böyle bir olay” dedi.

'EMNİYET MÜDÜRÜ KAMUOYUNU YANILTIYOR'

Her ne kadar basına dezenformasyon yoluyla farklı bilgiler veriliyorsa da gerçeklerin farklı olduğunu kaydeden Çelebi, şu iddiaları sıraladı “İzin kağıdı burada, herhangi bir firar durumu söz konusu değil. Ortada bir çatışma olmamasına rağmen, Emniyet Müdürü sanki olay bir çatışmayla gelişmiş gibi bir açıklaması var. Aslında bu durum tam da olayı özetliyor; herhangi bir araştırmaya gerek duyulmadan, herhangi bir görgü tanığının beyanını almadan, ailenin ifadesine başvurulmadan olayı gerçekleştiren polislerin beyanı üzerinden açıklama yapılıyor. Bu bile soruşturmanın aslında nasıl yürütüleceğini gözler önüne seriyor. Bazı basın kuruluşları olayın görüntülerini yayınladı. Ama Emniyet Müdürü'nün böyle bir kaygısı yok, bu görüntülere bir bakalım gibi bir derdi yok. Olayı yapan polisin müdürüne sunduğu rapor doğrultusunda açıklama yapılıyor.”

'BU OLAYI DA KAPATMAYA ÇALIŞACAKLARDIR'

Suçlu bile olsa istenmesi halinde sağ yakalanabilecekken hedef gözeterek cinayet işlendiğini vurgulayan Çelebi, “Ortada bir çatışma olmadığı açık. Çünkü olsaydı ön kısmından vurulurdu. Ama direk arkadan vurulmuş. Hem de birkaç metreden vurulmuş. Silah eğitimi almış bir polisin farklı yöntemlerle onu durdurma yöntemlerini biliyor olması lazım. İhbar olduğu söyleniyor; öyle olsa çevre emniyeti alınır, yakalanır. Bunların hiçbiri yapılmamış. Sokak ortasında bir insan öldürülüyor ama tutuklanan kimse yok.” dedi.

'OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'

Yaşanan olaya ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını belirten Çelebi, şunları söyledi: “Suç duyurusu dilekçesinde çeşitli tespit ve taleplerimiz var. Görgü tanıklarının anlatımları var, ortaya çıkan görüntüler var. Ancak burada olayı gerçekleştiren polis soruşturmayı yürütüyor.

Olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin etkin soruşturma yürütülmesini istiyoruz. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağız ve adaletin tecelli etmesini isteyeceğiz. Dava nereye kadar gidiyorsa takipçisi olacağız.”
Çelebi, olayı gören görgü tanıklarının da polis tarafından farklı beyan vermeleri yönünde tehdit edildiklerini, bu durumun da soruşturmanın selameti açısından tehlikeli olduğunu iddia etti.

HABERE YORUM KAT