1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Aram'ın 18 kitabına soruşturma
Aram'ın 18 kitabına soruşturma

Aram'ın 18 kitabına soruşturma

Aram Yayınevi tarafından basılarak 18 farklı kitaba "Örgüt propagandası" yaptığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

A+A-

 Sistemli olarak geçmişten bugüne soruşturmalar başlatılarak, davalar açıldığını ifade eden Aram Yayınevi İmtiyaz Sahibi Engin Erden, son birkaç ayda dava ve soruşturmaların daha da arttığına dikkat çekti.


Basın- yayıncılık anlamında karnesi iyi olmayan Türkiye'de yayınevlerinin yayınladığı kitapların ya basımı engelleniyor ya da kitaplar hakkında çeşitli gerekçelerle soruşturmalar açılıyor. Daha önce yayınladığı kitaplar ile birçok kez soruşturmaların açıldığı Aram Yayınevi'ne, son yayınladığı kitaplardan dolayı yeni bir soruşturma daha açıldı. Söz konusu kitaplar arasında, yayınlanan Öcalan'ın kitaplarından derlenerek, basılan kitaplar da bulunuyor.


Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "Akademileşme, Soykırım, Özgür Eş Yaşam, Kültür ve Uygarlık, Halk Özgürlük Eğilimi, Demokratik Özerklik, Zihniyetimizin öncüleri, Hakikat savaşçılığı, Tarihsel toplum, Soykırıma karşı kültürel direniş, Komün ve Modernite ve Son iki yüzyılda Kürt sorunu, Güneşin çocukları Ezidiler, Nurhak'tan Gabar'a Bir Serüven, Dörtlerin Gecesi, Gerekirse Sonra Ölürüm, Lilavlar Akacak, Dağlar Konuşsun ve Dağın Samimi Dostu" isimlerini taşıyan 18 kitap için soruşturma başlattı.

"pkk propagandası yapmak" iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında ifadeye çağırılan Aram Yayınevi'nin İmtiyaz Sahibi Engin Erden, başlatılan soruşturmayı ifade özgürlüğünün kısıtlanması olarak yorumladı.


'Davayla alakası olmayan sorular soruldu'


Sistemli olarak geçmişten bugüne soruşturmalar başlatılarak, davalar açıldığını ifade eden Erden, son birkaç ayda dava ve soruşturmaların çok fazla yoğunlaştığına dikkat çekti.

Yayınladıkları kitapların büyük çoğunluğuna, "Örgüt propagandası yapmak ve örgütün kırsal ve şehir faaliyetlerine militan ve kadro yetiştirme" gibi iddialarla soruşturma açıldığını dile getiren Erden, "21. yüzyılda yaşıyoruz. Düşünce ve ifade özgürlüğünün olduğunun belirtildiği bir dönemde bizim yayın evi olarak böylesi baskıya, böylesi bir yönelime maruz kalmamız gerçekten düşündürücüdür.

Baktığımızda ciddi olarak bizim soruşturma da sorulan sorularla ilgimiz yok. Saçma sapan aslı astarı olmayan ve bu yayınevine açılan davayla hiçbir alakası olamayan sorular soruldu.

Örneğin diyor 'PKK içerisinde ailenizden veya yakın akrabalarınızdan kimse var mı?', 'Cezaevinde PKK davasında ailenizden veya akrabalarınızdan yatan kimse var mı?' gibi sorular soruldu. Dolayısıyla biraz düşündürücüdür" dedi.


'AKP'nin seçim yenilgisi topyekûn saldırı nedeni'


Açılan bu soruşturmaların gelişi güzel açılan soruşturmalar olmadığını söyleyen Erden, "Bu soruşturmalar, sistematik yaklaşılıp, bir konsept dahilinde açılmış soruşturmalardır. Türkiye'de Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın da başlatmış olduğu çözüm süreci ile birlikte aslında olumlu bir ortam oluşmuştu.

Ama son birkaç aydır özellikle Sayın Öcalan'ın PKK'ye silahsızlanma çağrısını yapacağı bir dönemde çözüm sürecini devlet cephesinde hükümet cephesinde karşı çıkılıp sonlandırmasıyla da bağlantılı bir şeydi. Sadece bize değil baktığımızda genel olarak Kürdistan'da, Türkiye metropollerinde son dönemlerde çok ciddi tutuklamalar, gözaltılar yine farklı olumsuzluklar gelişmeye başladı.

20 Aralık 2011'de yine aynı şekilde özgür basın kurumlarına da o dönemde çok ciddi bir yönelim olmuştu. Ve 46 gazeteci gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Bu son dönemlere de baktığımızda aslında biraz o dönemlerle bağlantılı ele alınabilir" ifadesinde bulundu.

Davlar karşısında asla yayın çizgisinden ve politikasından taviz vermeyeceklerini ifade eden Erden, "Kitaplarımızı bu biçimde yayınlamaya devam edeceğiz. 'Örgüt propagandası yapmak, örgüte elaman kazandırmak' gibi ithamlarda bulunmalarını hiç masumca görmüyoruz" dedi.


Soruşturmalar çözüm sürecinden bağımsız değil
Soruşturma tepki gösteren İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Raci Bilici ise Irkçılığı, milliyetçiliği, şovenizmi körüklemeyen, şiddet içermeyen yayınlar hakkında soruşturma başlatılmasının anlamsızlığına dikkat çekti.

Asıl rahatsızlığın, PKK Lideri Öcalan'ın düşüncesi ve fikirlerinin yayılmasının, toplumsal alanda karşılık bulmasından duyulduğuna vurgu yapan Bilici, soruşturmaların, AKP hükümetinin tıkadığı çözüm sürecinin geldiği noktadan bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler