1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Annemler size gelecek?
Annemler size gelecek?

Annemler size gelecek?

KASAD ve Anadolu Realist Gençlik Derneği'nce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın desteğiyle hayata geçirilen "Annemler Size Gelecek" projesi kapsamında İzmirli aile Diyarbakır'daki bir eve misafir oldu.

A+A-

Çözüm sürecine katkı sunması amacıyla hayata geçirilen "Annemler Size Gelecek" projesi kapsamında İzmirli bir aile Diyarbakır'daki bir ailenin evine misafir oldu.

Diyarbakır Söz'ün haberine göre, Kadın Sağlıkçılar Dayanışma Derneği (KASAD) ve Anadolu Realist Gençlik Derneği'nce, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın desteğiyle hazırlanan proje Diyarbakır'da uygulanmaya başladı.

Batıdan ve doğudan ailelerin buluşturulması hedeflenen proje ile İzmirli Irmak ailesi Diyarbakırlı Güzel ailesine misafir oldu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müşaviri Abdulkadir Öneç, yaptığı açıklamada, projenin toplumsal barışa hizmet ettiğini söyledi.

Bakanlığımızın hem aileyi güçlendirme hem de sosyal politika üretme konusunda önemli bir görevi olduğunu dile getiren Öneç, "Doğu ve batıyı ülkemizin her bir yanındaki insanları birbirine kaynaştırmak ve mutlu bireylerle toplumun ortaya çıkacağını düşünerek bu projeyi destekledik" dedi.

- "KARDEŞ OLDUĞUMUZU BİR KERE DAHA HATIRLARIZ DİYE DÜŞÜNDÜK"

Projenin koordinatörlüğünü yürüten Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve KASAD Elazığ Şube Başkanı Prof. Dr. Serpil Bulut, projeyi barış sürecine destek vermek amacıyla hayata geçirdiklerini söyledi.

Temel hedeflerinin batıda yaşayan aileleri, doğuda yaşayan farklı etnik, köken, dil ve mezhepte olan ailelerle kaynaştırmak olduğunu vurgulayan Bulut, bunu misafirlik kültürünü ön plana çıkararak yapmak istediklerini belirtti.

"Bir aileye misafir olur, çayını içer, yatağını, yorganını, döşeğini paylaşır, sohbet edersek, aslında kardeş olduğumuzu bir kere daha hatırlarız diye düşündük. Bunun olumlu sonuçlar vereceğini hissettik" diyen Bulut, şöyle konuştu:

"İzmir'de etnik olarak farklı özelliklere sahip ilk ailemizi bugün Diyarbakır'a getirdik. Diyarbakır'da karşılayan aile ile İzmirli ailenin belki farklılıkları vardı ama gönül bağlarının, yaşadıkları ülkenin, topraklarının, vatanlarının aynı olduğunu gördüler. Aynı sofrada yemek yediler ve bu geceyi de beraber geçirecekler. Burada sadece iki aileyi bir araya getirmiş gibi görünsek de misafir ailemiz memleketine döndüğünde çok aileye bu pozitif enerjisini yayacaktır."

- "DOSTLUK VE BARIŞ KÖPRÜLERİNİ RESTORE EDECEĞİZ"

İzmirli Irmak ailesine projeyi anlattıklarında ailenin ilk etapta tedirginlik yaşadığını ifade eden Bulut, ailenin Diyarbakır'a gelmesiyle kaygılarının sona erdiğini dile getirdi.

Bulut, Irmak ve Güzel ailesinin projenin ilk buluşan ailesi olmasına rağmen sıcak bir diyalog yaşandığına dikkati çekerek, "Dostluk ve barış köprülerini restore edeceğiz. Bölünmeyeceğiz, birleşeceğiz, kocaman olacağız" dedi.

Projede batıdaki 50 aileyi doğudaki 50 aile ile buluşturmayı hedeflediklerini anlatan Bulut, ilk olarak batıdaki ailelerin doğuya daha sonra ise doğudaki ailelerin batıya misafir olmasını sağlayacaklarını aktardı.

- "ÇÖZÜM SÜRECİ BİZİM OLMAZSA OLMAZIMIZDIR"

"Çözüm süreci bizim olmazsa olmazımızdır. Çözüm sürecinden vazgeçmek, taviz vermek söz konusu olamaz. Çünkü biz paylaşılıp bölüşülecek ülke değiliz. Son yıllarda ülkemizin dünya ülkeleri arasında lider potansiyelinin fark edilmiş olması bazı güçleri rahatsız ediyor. Bu taşeron güçler, ülkemizin aslında en büyük zenginliği olan farklı etnik köken, ırk, mezhep, din gibi özelliklerini bizi ayrıştırıcı, bölünmeye sebep olacak bir faktör gibi sunuyor" ifadelerini kullanan Bulut, bu süreçte annelerin mutlaka yer alması gerektiğini vurguladı.

Projede bir anne olarak bulunduğuna dikkati çeken Bulut, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Evlatlarıma sıcak yarınlar bırakmak istiyorum. Bizim başka bir vatanımız, toprağımız yok. Sınırları, bayrağı olmayan toprakların ne millet olması mümkün ne de inançlarını yaşaması. Bunun en basit örneği Suriye'de yaşananlar. Bunlardan ciddi ders çıkarmak lazım. Bu şehirde, evlatları ellerinden farklı sebepler, art niyetlerle alınmış uzaklaştırılmış anneleri gördük. Ben o annelerin çığlıklarına hiçbir gücün karşı koyamadığını gördüm. Biz anneler çığlıklarımızı yükseltirsek, evlatlarımız yine kanatlarımızın altına gelecek."

El ele verilmesi halinde kimsenin bu birliği bozmaya gücünün yetmeyeceğini kaydeden Bulut, projede yer alan aileleri bu bölgeyi bilmeyen, ön yargıları olan, üniversite öğrencisi çocuğu bulunan ve farklı etnik kökenden olmasına özen göstererek seçtiklerini anlattı.

- "BUGÜN DİYARBAKIR'DAN GÜNEŞ YÜKSELTTİK"

Anadolu Realist Gençlik Derneği Başkanı Erhan Eğit ise gençlerin barış ve dostluk istediğini, çözüm sürecinin de böyle bir ortamı oluşturduğunu söyledi.

Çözüm sürecinin gençler için ayrı bir önemi olduğuna dikkati çeken Eğit, çözüm sürecini desteklediklerini vurguladı.

Her insanın ideolojisinin farklı olabileceğine değinen Eğit, "Önemli olan aynı sevgi çerçevesinde buluşabilmek. Güneş doğudan yükselir felsefesiyle bugün Diyarbakır'dan güneş yükselttik. Bugün bu güneş, Türkiye'de üşüyen annelerin, yüreklerin inşallah gönlünü ısıtacak" dedi.

- "ZATEN HEPİMİZ TÜRKİYELİYİZ"

İzmirli Irmak ailesini evinde ağırlayan Aygül Güzel, projeye ve bu sayede çözüm sürecine katkı sunacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Bölgedeki vatandaşların misafirperverliğinin herkesçe bilindiğini ifade eden Güzel, "İnşallah misafirlerimizi de memnun ederiz. Evde kahvaltı yaptık. Şehir turu yapacağız. Akşam da evimizde yatıya kalacaklar. Dil, lehçe, şive değişik ama onlar da bizim gibi, değişen bir şey yok. Zaten hepimiz Türkiyeliyiz" diye konuştu.

İzmir'den annesi ve kızı ile Diyarbakır'a konuk olan Ayşe Irmak ise bölgeye yönelik daha önce ön yargılarının olduğunu ancak kenti ziyaret ettikten, aile ile görüştükten sonra fikirlerinin değiştiğini söyledi.

Ziyaretlerinin olumlu geçtiğini anlatan Irmak, şunları dile getirdi:

"Batıda yaşayanların bölgeye karşı ön yargıları var. Buraya çekinerek geldim. Ancak burada çok güzel karşılandık. İnsanlar çok sıcak kanlı. Batıda yaşayanların bölgeyi görmesini isterim. İzmir'e döndüğümde herkese, 'biz nasılsak, onlar da öyle' diyeceğim. Sonuçta Türkiye'de yaşıyoruz, illerimiz farklı olsa da hepimiz kardeşiz. Korkulacak hiçbir şey yok."

Aileler daha sonra kentteki tarihi ve kültürel mekanları ziyaret etti.

HABERE YORUM KAT