1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Amasız, fakatsız barış istiyoruz'
'Amasız, fakatsız barış istiyoruz'

'Amasız, fakatsız barış istiyoruz'

Bölgedeki savaşı görmezden gelemeyerek Türkiye'nin birçok şehrinden Diyarbakır'a gelen Barışa Yürüyorum İnisiyatifi, yürüyüşlerine polisin müdahale etmesine rağmen barış taleplerini her yere ulaştırmada kararlı. Barış aktivistleri, barış talebini yineleyerek, "Amasız, fakatsız barış istiyoruz" dedi.

A+A-

Bölgedeki saldırıları ve ablukaları protesto etmek için "Barışa Yürüyorum İnisiyatifi" çatısı altında buluşan barış aktivistleri Bodrum'dan yola çıkarak Diyarbakır'a geldi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan barış aktivisleri, yurttaşlar ve HDP, DTK, DBP, HDK ve KJA'lılarla birlikte Sur'a yürümeye çalışırken polisin müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. Bu saldırı sonucu birçok yurttaş ve barış aktivisti gözaltına alınmıştı.
 
'Devlet, Kürdistan da yıpratma politikası uyguluyor'


Barış İnisiyatifi'ne Adana'dan katılan sinema öğrencisi Berit Aldaş, barış dilini birlikte kurmak için Diyarbakır'a geldiğini belirterek, "Savaşın en büyük nedenlerinden biri de insanlar tek tek bir şeyleri sürekli hazır olarak tüketmesi, bilgi, para ile satın aldığı şeyler olsun. Ve bunlar sonuç olarak devleti güçlendiriyor. Devlet, Kürdistan da yıpratma politikası uyguluyor. Durum batıda gördüğümüzden çok daha farklı" diye konuştu.
 
'Çocukların ağzından barışı duymaya ihtiyacımız var'


"Orada aldığım haberlerle, edindiğim bilgilerle burada gelip görmek gibi olmuyor" diyen öğrenci Semra Kahraman ise "Buraya gelip bir katkımız olabilir mi? Bir şey yapabilir miyiz? Dayanışabilir miyiz? Nasıl bir dayanışma gösterebiliriz? Nasıl insanların artık ölmesini engelleyebiliriz?" sorularıyla yola çıktığını ifade etti.


Bir şeyi yaşamakla onun bilgisine sahip olmak arasında fark olduğunu ifade eden Kahraman, burada yaşayan insanlarla birebir temas kurduktan sonra insanların nasıl terörize edildiklerini gördüğünü savundu. Çocuklar üzerinden dayanışmayı sağlamaya çalıştıklarını ifade eden Kahraman, "Batıdaki insanları sürekli buradaki bilgilere, görüntülere, hislere yaşadıklarına duyarlı kılmak gerektiğini düşünüyorum. Çocuklar da bunun için çok güzel bir kanal olabilir. Bizim de göreceli olarak yetişkinler olarak onların ağızlarından barışı duyurmaya ihtiyacımız olabilir onlar ne istiyorlar" diye konuştu.
 
'Kürdistan'daki bu duruma artık isyan ediyoruz'


Barış aktivisti Ahmet Çelik de hayatın her alanında yemek yerken, çay içerken, sohbet ederken televizyonda Kürdistan'daki savaşı gördüğünü söyleyerek, "Çocukların, yaşlıların kadınların vurulduğunu görüyoruz. Ve artık bu duruma isyan ediyoruz. Bunu her gün yaşaya yaşaya vicdani rahatsızlık duyuyoruz. Bu durumun rahatsızlığını dile getirmek için gelip burada haykırmak istedik" dedi.
 
'Şiddet uygulayanlar polis mi değil mi bilinmiyor'


Gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Özcan Yaman ise bir gazeteci olarak daha sonra burada yaşananları anlatmak, yazmak için yürüyüşe katıldığını söyledi. Barış aktivistlerinin gözaltına alınmasını değerlendiren Yaman, yapılan yürüyüşe polisin saldırısını anlayamadığını söyleyerek, "Dün yapılan yürüyüşümüze polisin saldırısı ve bunun sonucunda 5 aktivistin gözaltına alınması çok beklenmedik bir şey değildi, ama barış aktivistlerine de şiddetin uygulanması buraya gelen insanların düşüncelerinde, buradan kendi geldikleri yere döndüklerinde bunu paylaşmalarında çok etkili olacağını düşünüyorum. Buradaki hukuksuzluğun hangi boyutta olduğunu gördük" ifadelerini kullandı. 

HABERE YORUM KAT