1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Altınörs: “Tipin fazla Türk ne işin var HDP’de” deyip tutukladılar
Altınörs: “Tipin fazla Türk ne işin var HDP’de” deyip tutukladılar

Altınörs: “Tipin fazla Türk ne işin var HDP’de” deyip tutukladılar

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, partisine gönderdiği mektupta, tutuklanma sürecini anlattı.

A+A-

Altınörs, “Beni gözaltına alan polislerden birisinin söylediğine göre; ‘Tipim fazla Türk’ imiş. Bu tiple ne işim varmış HDP’de?! Sanırım bu zor süreçte Kürt halkı ile omuz omuza durmanın bedelini ödetiyorlar” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, tutuklu olduğu Tokat T Tipi Cezaevi’nden mektup gönderdi.

Tokat’ta yürütülen soruşturma kapsamında 8 Eylül akşamı Ankara’daki evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan ve 16 Eylül sabahı tutuklanan Altınörs, HDP Genel Merkezi’ne bir mektup gönderdi.

Altınörs’ün mektubu şöyle:

“5 gün avukatımla dahi görüşemedim”

“Gözaltında bulunduğum süre boyunca, benim şahsımda partimiz HDP’ye yönelen baskıya, tehdide, komploya karşı duran, demokrasiyi savunan tüm dostları yürekten selamlıyorum. Güç verdiniz.

“Anadolu Ajansı’nın ben gözaltındayken hakkımda yaptığı polis-savcılık kaynaklı haberde açıkça görüldüğü üzere, bir kumpas ile karşı karşıyayım. Fethullah Gülen Cemaati polisten tasfiye edildi, ama yöntemleri ve zihniyeti hala yürürlükte. Ben gözaltında 5 gün avukatımla dahi görüşemezken, hakkımda iftirada bulunan bir şahsın sözleri devletin ajansı aracılığıyla yayılıyor.

“10 Ekim 2015 Ankara Barış Mitingi katliamında şehit düşen Zakir Karabulut’un cenazesine katılmam ve burada HDP adına bir konuşma yapmam vesilesi ile hedef alınmış durumdayım. Söz konusu şahsa imzalatılan beyanların geri kalan kısmı tümüyle uydurmadır, senaryodur, yalandır.

“‘Emir büyük yerden’ gelmişti”

“Ne Emniyet’te, ne savcılıkta ne de hakim karşısında söz konusu ithamların dayanağı olan şahsın ifadesini göremedik. Şahsın ismi de söyledikleri de bizden gizlendi. Ne zaman verildiği ve kim tarafından verildiği ‘meçhul’ bir ifadenin uydurma suçlamalarını çürütme zorunluluğuyla karşı karşıya kaldık.

“Çürüttük de, zira Bitlis’e gelişim ve oradan ayrılışım belgeliydi. Ama buna rağmen sonuç değişmedi. Zira karşımızda iktidarın önünde cüppesini ilikleyen bir yargı pratiği vardı ve belli ki, “emir büyük yerden” gelmişti.

“İftiracılık yeniden diriltilmeye çalışılıyor”

“Bu süreçte yakından gördük ve gözlemledik ki, 1990’larda habis bir ur gibi yayılan ‘itiraf’ adı altındaki iftiracılık yeniden diriltilmeye çalışılıyor. Zakir Karabulut’un pek çok arkadaşına gözaltında ‘pişmanlık, itirafçılık’ dayatılmış.

“Ne yazık ki, Tokat Barosu’ndan atanan kimi avukatlar da ağır baskı altındaki bu gençleri savunmak yerine, TEM polislerinin bu dayatmalarına ortak olmuşlar. Gençler okuldan atılmakla, gelecekleri karartılmakla, öğretmen yapılmamakla, cezaevlerinde çürütülmekle tehdit edilmiş.

“Özellikle benim üzerime yalan beyanda bulunmaya zorlanmışlar. Bulunmayı reddedenlerin pek çoğu tutuklanmış. Anadolu Ajansı’nın yaydığı iftiraçının ifadesi de herhalde bu koşullar altında alınmış.

“Operasyonda Zakir Karabulut’un manevi şahsiyetiyle mücadele edildiğine de şahit olduk. Tokat HDP İl Saymanı iken barış şehidi olan canımız Zakir’i, ölümünün ardından hala kriminalize etmeye çalışıyorlar.

“Sağ iken hakkında hiçbir soruşturma olmayan Zakir’i mezarında bile rahat bırakmıyorlar. IŞİD eliyle katledilen bu yiğit gencin sahiplenilmesini, onun cenaze törenini tam bir hazımsızlıkla karşılıyorlar. Barış şehidimiz Zakir Karabulut’u sahiplenmekten asla vazgeçmeyeceğiz.

“Türküm, demokratım, HDP’liyim”

“Beni gözaltına alan polislerden birisinin söylediğine göre; ‘Tipim fazla Türk’ imiş. Bu tiple ne işim varmış HDP’de?! Sanırım bu zor süreçte Kürt halkı ile omuz omuza durmanın bedelini ödetiyorlar.

“Türk ve Kürt halklarının ortak demokratik mücadelesini dağıtmak her zamanki gibi özel hedefleri. O polise yanıt olarak söylediğim gibi; ‘Türküm, demokratım, HDP’liyim’. Biz sosyalistler, demokratlar, ekolojistler, emekten, kadından yana mücadele verenler; bütün sol renkleriyle Türk halkı, faşizmin karşısında HDP ile birlikte olmaya devam edecek.”

Alp Altınörs hakkında

1977’de Ankara’da doğdu.

TED Ankara Koleji Lisesi’nde eğitim gördü.

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü dönemin siyasi koşulları nedeniyle 1996’da yarım bıraktı.

2008’de İstanbul Cervantes Enstitüsü’nde eğitimini tamamlayarak İspanyolca tercümanı oldu.

Ezilenlerin Sosyalist Platformu ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nde siyasi çalışmalar yaptı.

Uzun yıllar Atılım gazetesinde editörlük yaptı, Ceylan Yayınları’nda yayın sorumlusu olarak çalıştı.

Hala Atılım ve Özgür Gündem’de köşe yazıları yazıyor.

İngilizce ve İspanyolca dillerinde serbest tercümanlık yapıyor.

HDP MYK üyesi ve Eş Genel Başkan Yardımcısı olan Altınörs, 7 Haziran seçimlerinde HDP Samsun milletvekili adayıydı.

Bu haber toplam 1940 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT