1. HABERLER

  2. RÖPORTAJLAR

  3. Alan: Diyarbakır Sağlık Turizmi kapsamına alınmalı
Alan: Diyarbakır Sağlık Turizmi kapsamına alınmalı

Alan: Diyarbakır Sağlık Turizmi kapsamına alınmalı

Dicle Üniversitesi Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Sait Alan, Son yıllarda özellikle Irak’tan gelen hasta sayısında ciddi artışın olduğuna işaret ederek, Bu getiri kentteki hastanelerle beraber esnafı da olumlu yönde etkiliyor” dedi.

A+A-

Bu noktada Diyarbakır’ın sağlık turizmi açısından projelendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Alan, bunun koordine edilip, sağlık turizmi kapsamına alınıp, alt yapı çalışmalarının yapılması gerekiyor” diye konuştu.
 
 
Dicle Üniversitesi Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Sait Alan, Diyarbakır’ın sağlık turizmi açısından projelendirilmesi gerektiğine işaret ederek, “Dicle Üniversitesi Hastanelerine sadece bir yıl içinde Irak’tan gelen hasta sayısı 2 bin’in üzerinde. Suriyelileri saymıyorum. Böylesi ciddi bir bölgeye hasta akını var. Fakat bunun koordine edilmesi gerekiyor. Sağlık turizmi kapsamına acilen alınıp, alt yapı çalışmalarının yapılması gerekiyor” diye konuştu.
 
Prof. Dr. Sait Alan’la kentte sağlık alanında yaşananları ve yapılması gerekenleri konuştuk.
 
DİYARBAKIR’DA YAPILMAYAN MÜDAHALE YOK
 
Bölgede sağlık alanında ne tür gelişmeler yaşanıyor?

 
“Bölgede sağlıkla ilgili çok güzel gelişmeler var. Hem bizde, hem kamuda ve hem özel sektörde ciddi anlamda iyiye doğru gelişmeler var. Şuanda gerek Diyarbakır’da gerekse de Üniversite hastanesinde yapılmayan bir ameliyat ve müdahale yok. En son açılışını yaptığımız Acil ve Travmatoloji hastanesi ile de bölgedeki gerçek acili, gerçek travmatoloji hastaları için iyi bir merkez oldu”
 
SAĞLIK TURİZMİ AÇISINDAN PROJELENDİRİLMELİ
 
Diyarbakır’daki sağlık kurumlarına Irak, Suriye ve daha bir çok Ülkeden hasta geliyor. Bunu değerlendirebiliyor muyuz? Sizce nasıl bir değerlendirme yapılmalı?
 

“Diyarbakır sağlık turizmi açısından projelendirilmesi gerekir. Bize sadece bir yıl içinde Irak’tan gelen hasta sayısı 2 bin’in üzerinde. Suriyelileri saymıyorum. Dolayısıyla böylesi ciddi bir bölgeye hasta akını var. Fakat bunun koordine edilmesi gerekiyor. Sağlık turizmi kapsamına acilen alınıp, alt yapı çalışmalarının yapılması gerekiyor. Bunu tek başına bizim kurum olarak yapmamız zor. Özel hastanelerden de dışarıyla irtibatlı olup hasta sevkiyle ilgilenen yerler var. Fakat bunun koordineli yapılması gerekiyor. Bu olursa şimdi Diyarbakır’ın ülke ekonomisine ciddi katkısı olur.

Genel hasta sonuçta sağlık turisti otelinde kalacak, lokantasında yemeğini yiyecek, taksisine binecek. Ayrıca yaptığı sağlık hizmetiyle ilgili döviz bırakacak. İşte bununla ilgili alt yapı çalışmaları gerekiyor. Bu devlet otoritesi tarafından yapılırsa, tüm herkesin bir arayla geldiği, sağlık sorunlarının konuşulduğu bir organizasyon olabilir. İnşallah daha olumlu gelişmeler olur”
 
 
SAĞLIK KURUMLARI OLARAK BİR ARAYA GELİYORUZ

Diyarbakır’daki sağlık kurumlarının temsilcileriyle bir araya gelebiliyor musunuz? Sorunların çözümünde bir birliktelik var mı?
 
“Evet, zaman zaman sağlık kurumları olarak bir araya geliyoruz. Organ nakli, enfeksiyon hastalıkları, ve acil hastalar konusunda biz yetkili arkadaşlarla bir araya gelip görüşüyoruz. Geçenlerde Sağlık Müdürlüğümüz aracılığıyla çevre illerdeki 112 acil vakalarıyla ilgili ortak strateji geliştirmek için bir araya geldik. Ama şuan eksiğimiz sağlık turizmi. Buda önemli bir açığı kapatıyor. Biz zaten 3. basamak Üniversite hastanesiyiz.

Bizde global bütçeye geçtik. Bize de yeşil kartlı hastalar geliyor. Ama sağlık turizmiyle ilgili bir şey belirlenebilirse, bizde de gereksiz bir yük var. Özellikle gelişmiş merkezler daha çok katma değeri yüksek ürün üretmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bu sağlık turizminden yabancı hastaları çekmemiz bizim içinde, Diyarbakır ve ülke içinde çok iyi olacak”
 
D.Ü.’DE 400 YATAKLI YENİ BİR HASTANEYE İHTİYAÇ VAR
 
Dicle Üniversitesi’nin binası bildiğiniz gibi eski bir yapı. Ve artan hasta sayısı nedeniyle ihtiyaca cevap vermiyor. Sizce yeni bir hastaneye ihtiyaç varmı?

 
“Dicle Üniversitesi Hastaneleri olarak günlük poliklinik sayımız bin 500’lerden 3 bin 500’lere çıktı. Özellikle açık kalp ameliyat sayımız yıllık 500-600 civarındadır. Türkiye’deki üniversite ortalaması 250 civarında. Yani biz birçok alanda Türkiye’deki Üniversite ve sağlık kurumlarını aştık. Bu da bölgede tek üniversite hastanesi olmamızdan kaynaklanıyor. Mesela bizim 400’e yakın yoğun bakım yatağımız var.

Normalde her hastane de yüzde 10 civarındadır. Bizim bin 300 yatağımız var. 130 olması beklenirken, 380 tane yoğun bakım yatağımız var. Yani olması gerekenin 3 katıdır. Bunlar hep bölgedeki ihtiyaca göre planlanmamızdan kaynaklandı.  Mevcut yatak sayımız bizim en azından 400 yataklı bir hastaneye ihtiyacımız var. Bizim yeni hastanelerde sorunumuz yok. Eski hastanemiz 35-40 yıllık bir bina. Buradaki hasta yükünü azaltıp, nitelikli yatak sayısını artırmamız gerekiyor. Bu bağlamda en az 400 yataklı yeni bir hastane talebimiz oldu. Görüşmelerimiz devam ediyor. Eğer o da olursa bölgede önemli bir rahatlama olacaktır”
 
SABAH NAMAZINDA SSK KUYRUĞU
 
Sizin doktor olmanızın altında farklı ve ilginç hikaye yatıyor? Nedir bu? Neden doktor olmak istediniz?
 

Doktor olma hayalim, SSK hastanesinden sıra almak için sabah namazında kalkıp kuyruğa girmemle başladı. Batman’da oturuyoruz. Annem doktora muayene olacak, benim gidip sıra fişi almam lazım. Sabah namazında kaldırdılar, daha on yaşındayım. Gittim saatlerce kuyrukta bekleyerek aldım fişi. Eve kahraman gibi döndüm, kendimle gurur duyuyordum. Annem muayene için doktorun kapısında beklerken bir kadının fişi olmadan içeri girmesine kızdığında ‘o doktor annesi’ diyerek susturmuşlar. Annem, ‘Allah bana da doktor annesi olmayı nasip etsin’ diye dua ederdi. Doktorluğun bendeki karşılığı budur.”
 
DİZİ FİLMDEN HASTANEYE


Yine geçtiğimiz gün açılışı yapılan Acil ve Travmatoloji Hastanesinin de izlediğiniz bir diziden etkilenerek, yapıldığı belirtiliyor. Bunu değerlendirir misiniz?
 
“1994 yılında tıp fakültesini tamamladıktan sonra kalp cerrahisi üzerine ihtisasımı yaparken, severek izlediğim bir dizi vardı. Hiçbir bölümünü kaçırmadığım Amerikan yapımı Emergency Room (ER – Acil Servis) dizisinde hastalar bekletilmiyordu. Yaralılar, hastalar geliyor ve hiç bekletilmeden ilgili doktora yönlendiriliyor. Doktor anında müdahale ediyor ve zaman kaybı yaşanmıyor. Bölge hastanelerinde araştırma yaptım. Nasıl çalıştıklarını ve acil hastalara nasıl müdahale ettiklerini inceledim. Gördüm ki Türkiye’de acil servislerde cerrah veya ortopedi doktoru gibi uzman bulunmuyor. Ancak ihtiyaç duyulduğunda çağrılır. Tabii o da ameliyatta falan değilse gelir bakar. Diziden gördüğümü günün birinde gerçekleştirmek üzere kafamın bir köşesine yazdım. Dicle Üniversitesi’nde ise bu hayalim ete kemiğe büründü.”
 
TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜĞÜ


En büyük hayaliniz olan Acil ve Travmatoloji hastanesi sanırım Türkiye’nin en büyük acil hastanesi..Bu hastane ile birlikte neler değişti?
 

“Türkiye’deki en büyük acil hastanesi olan Dicle Üniversitesi Acil ve Travmatoloji Hastanemiz 11 bin metrekare kapalı alana sahip. Hastanede tüm branş hekimleri hazır bulunduruluyor. Hastaneye gelen tüm hastalar uzman bir sağlık personeli tarafından karşılanarak, durumunun aciliyetine ve türüne göre sarı, yeşil ve kırmızı renkteki alanlardan birine yönlendiriliyor. Yönlendirildiği alana göre müdahalesi derhal yapılıyor ve yine hastane içerisindeki yataklara alınıyor. Hastanede yanık ünitesi, radyoloji, merkez laboratuarları ve ameliyathaneler bulunuyor. Müdahalelerin tamamı hastane içerisinde yapıyoruz”
 
Hastanede müdahale sırasında süreyi kısaltacak bir sistem var. Bu sistemi anlatır mısınız?


“İzlediğim ER dizisindeki ile aynı mantıkta çalışıyoruz. Tüm branşlarımız var ve gelen hasta durumuna göre, anında o branşa karşılamacı sağlık personelimiz tarafından yönlendiriliyor. Seyyar görüntüleme cihazlarımız var. Hastayı kaldırıp koymuyor, servisler arasında dolaştırmıyoruz. Eşgüdümlü ve tamamı yerinden müdahale ile hız kazanıyoruz. Şu an Türkiye’deki en büyük acil hastanesine sahibiz ve sürdürülebilir olması için çalışıyoruz.”
 
HASTANEDE 300 SAĞLIK PERSONELİ GÖREV YAPIYOR.
 
Hastanede kaç kişi çalışıyor?


“Önceki acil servislerinde bir anda gelen on hastanın servisi bloke ediyor. HDP mitingindeki patlama sonrasında yaşananlar bizim için ilk sınavdı. Bir anda yaralı doldu burası. Oturttuğumuz sistemimiz sayesinde çok hızlı müdahalelerde bulunduk. Tamamının tedavilerini iki saat içerisinde tamamladık ki hastaları taşımak için Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen ambulans uçaklara bile iş kalmadı. Daha önce aynı anda on hasta gelse servis bloke olurdu.”
 
ÜÇ YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ VAR
 
Dicle Üniversitesi Acil ve Travmatoloji Hastanemizde 300 kişi çalışıyor. İnşaatı iki yıl süren ve 40 milyon lira harcanan hastanemiz için geceli gündüzlü çalışıyoruz. Acil hastanemizde laboratuarlar, yanık merkezi, radyoloji, yoğun bakımlar (dahiliye, toksikoloji ve travmatoloji) ameliyathaneler ve kan bankası var. 300 sağlık çalışanı, sistemi 24 saat online tutuyor. 110 yatak kapasitesi var. Hastane acil müdahale anlamında üzerimizden yük aldı. Simdi Dicle Üniversitesi Hastanesi bünyesinde bulunan bazı bölümleri ana binadan çıkartarak, böyle hastaneler yaparak buradaki basıncı azaltmayı hedefliyoruz. Böylelikle hastane daha iyi hizmet verecektir”

 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler