1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. AKP'de hükümet arayışları
AKP'de hükümet arayışları

AKP'de hükümet arayışları

AKP basını son günlerde sıklıkla dile getirdikleri "AKP-MHP koalisyon" isteklerini, "milliyetçi ve muhafazakar tabanın uyumu, ortaklaşması" üzerinden yoğun bir şekilde tartışıyor.

A+A-

Türkiye gazetesi "Ak Hareket" manşeti ile AKP ve MHP koalisyonuna desteğini açıklarken, Yeni Şafak Gazetesi, çözüm sürecinin eskisi gibi yürümeyeceğini ifade eden röportaj yayınladı.


Koalisyon arayışlarının temel tartışma konusu haline geldiği Ankara'da, AKP iyiden iyiye MHP ile koalisyonuna ibreyi kırmış durumda. Son bir kaç gündür AKP tarafından daha yüksek sesle dile getirilen ve tek alternatif olarak gösterilen AKP-MHP koalisyonuna AKP basını da tam destek veriyor. AKP ve MHP hükümetinin çıkan tablo üzerinden, tek seçenek gibi işlemeye çalışan ve bunu "taban uyumu" olarak ele alan AKP basını, böylesi bir koalisyonun, daha kalıcı ve sonuç alıcı olacağını savunuyor.
 
Milliyetçi ve muhafazakâr koalisyon


Bu senaryoyu güçlü bir şekilde dillendiren AKP basını, "AK Hareket" manşetleri de atmaya başladı. Seçim süreci ve sonrasında HDP'ye yönelik saldırgan bir üslup takınan AKP gazetelerinden Türkiye Gazetesi, Milliyetçi Hareket Partisi'nin açılımındaki "Hareket" sözcüğünü AKP'nin açılımı ile birleştirerek, "Ak Harekete Doğru" manşeti ile çıktı. Haberde, her iki partinin "milliyetçi muhafazakâr" tabanının böyle bir koalisyonu istediği görüşü işlendi.
 
Çözüm sürecini bitirin MHP ile koalisyona girin


Ayrıca Yeni Şafak Gazetesi de, Kürt sorununa "terörizm" algısı üzerinden bakan Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Birol Akgün ile aynı gün yaptığı röportajda, çözüm sürecinin eskisi gibi sürmeyeceğini ve HDP'nin muhatap olmaktan çıktığını savunan görüşlerine yer verdi. Zaten seçim öncesi AKP tarafından askıya alınan ve seçim sonrasında da bütün ısrarlara rağmen PKK Lideri Abdullah Öcalan'a katı bir tecrit uygulayan tutumu hükümet tarafından devam ederken, Akgün röportajında, "Zaten şu andan itibaren çözüm süreci yeniden gündeme getirilecekse 2009'daki noktaya geri dönüp, şartları yeniden konuşmak gerekir.

Bugün Kandil İmralı'dan daha çok belirleyici bir aktör haline gelmiştir. HDP de İmralı'dan çok Kandil'i dinler gözükmektedir. Çözüm süreci demokratikleşme içinde ve yeni Anayasa tartışmaları bağlamında ele alınmalıdır. Barış sürecinin muhatabı kurumsal olarak HDP değil, tüm Kürt halkı olarak görülmeli. Mevcut aktörlerle bu sürecin işlemesi zora girmiştir, güven kaybolmuştur. Bu nedenle artık yeni bir bakış açısı ve yeni bir yöntem gerekiyor" görüşlerini paylaştı.
 
İçişleri ve Adalet bakanlıklarına dikkat


Son dönemlerde AKP tarafından gittikçe artan bir ilgi ile dile getirilen MHP'li koalisyon arayışları sadece AKP'nin mecburiyeti değil aynı zamanda tek başına iktidar olamamasından sorumluğu tuttuğu Kürtleri ve HDP'yi "cezalandırma" arayışı olarak öne çıkıyor. Kürtlerin esas olarak, "çözüm süreci biter" üzerinden tehdit edildiği arayışla, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı gibi, doğrudan çözüm sürecinin geleceğini ilgilendiren bakanlıkların da MHP'ye verilmesi öngörülüyor. Böylece, hem MHP Kürtlere karşı "şahinliğini" kanıtlamış olacak, hem de AKP önceki dönem yürüttüğü ve siyaseten faturasını ödediği "KCK operasyonları" benzeri operasyondan kendisini muaf tutmayı amaçlıyor.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler