1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. AKP Küskünleri HDP kıskacında
AKP Küskünleri HDP kıskacında

AKP Küskünleri HDP kıskacında

Seçimlere parti olarak girmeye hazırlanan HDP, yüzde 10 seçim barajını aşmak için İslami duyarlılığı yüksek kesimlere de açıldı. Al Jazeera'ye konuşan HDP'li yazar Hüda Kaya, 'Mütedeyyin çevrelerin HDP'de birkaç milletvekili adayıyla eşit temsiliyet hakkına sahip olacağını' söylüyor.

A+A-
HDP'den dindar kesimlere eşit temsil
 
Demokratik İslam Kongresi 
Öcalan'ın öneriyle Diyarbakır'da geçen yıl düzenlenen Demokratik İslam Kongresi'ne İslami yazar Hüda Kaya da katılmıştı.  
 
 
 
Haziran ayında yapılacak genel seçimlere parti olarak girme kararı alan Halkların Demokratik Partisi (HDP), yüzde 10 seçim barajını aşmak için farklı kesimlerle görüşmelerini sürdürüyor. HDP'nin görüştüğü kesimlerden biri de Refah Partisi geleneğinden gelen ve “AK Parti küskünleri” olarak tanımlanan mütedeyyin kanat.
Partinin Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 23 Ocak'ta İstanbul Fatih semtinde bir otelin salonunda muhafazkar kesimlerle basına kapalı bir toplantı yaptı. Toplantıya Haliç-Der, Akıncılar Derneği, Ako-Der gibi derneklerin yanısıra, İhsan Eliaçık, Emine Uçak, Halil İbrahim Yenigün, Mehmet Şahin gibi isimlerle birlikte bireysel olarak katılanlar da oldu. 
 
 
Dindar kesimle kurumsal ilk temas
Al Jazeera'ye konuşan HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi yazar Hüda Kaya'ya göre, toplantı HDP'nin islami hassasiyeti yüksek kesimle kurumsal anlamda ilk buluşması. Kaya, bireysel olarak ise mütedeyyin kesimlerin zaten HDP'de olduğunu hatırlatıyor:
“İslami geleneğe sahip bir Müslüman kadın olarak, iki dönemdir HDP'nin MYK'sında, tüm çizgimle, referanslarımla kendimi ifade ediyorum. Bu manada HDP'nin İslami duyarlılığa sahip kesimlerle ilk buluşması değil. Bu kimlikte partimizde zaten arkadaşlarımız da var.”
 
'Görüşmeler sürecek'
 
Hüda Kaya, parti olarak bundan sonra da tüm çevrelerle olduğu gibi mütedeyyin çevrelerle buluşmalarının süreceğini belirtiyor.
"Saadet Partisi ile görüşmelerinin olup olmayacağıyla' ilgili sorumuza, “Kurumsal olarak böyle bir durum gündemde değil ama kişisel olarak zaten görüştüğümüz, konuştuğumuz arkadaşlarımızın geçmişte her birinin o gelenekten geldikleri malûm” yanıtını verdi.
 
HDP'de temsiliyet 
"Türkiyelileşme" söylemi ve projesiyle kurulan HDP ilk kez bir genel seçimde, parti olarak seçmenin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Parti, 550 milletvekili adayıyla seçimlere katılacağını daha önce duyurmuştu.
 
Hüda Kaya, İslami duyarlılığı yüksek kesimlerin HDP'den milletvekili adayı olup olmayacakları ve temsiliyet düzeyleriyle ilgili olarak "Elbette olacak. Bu olmazsa olmazdır. Bir tane değil, en az birkaç tane aday olacaktır” dedi. İslami kesimlerin HDP'de eşit temsiliyet hakkına sahip olacağını belirten Kaya, “Bundan başkası düşünülemez. Bu ilkesel olarak HDP'nin öngördüğüdür” dedi:
“Gençlik, kadın, Aleviler, farklı inanç yapıları, İslami kesim dahil olmak üzere, Ermeniler, farklı etnik yapıya sahip halklar, hatta bağımsızlar da dahil olmak üzere eşit temsiliyeti ilkesel olarak hedefliyoruz. Sadece İslami kesimle ilgili bir kontenjan olacak diye bir şey yok. Tüm bölgelerde yerellerin hassasiyetleri gözetilerek en iyi şekilde temsil edilecektir.” 
 
Dindar çevrelere çağrı
Kaya, eşit temsiliyetin partilerini daha da güçlendireceği düşüncesinde: 
“Partimizde, İslami kesimlere hitap eden dilin zayıf olduğu düşünülüyorsa bu noktada İslami çevrelere vazife düşüyor. Daha politik kararlar vererek sürece dahil olurlarsa temsiliyetleri de güçlendirilmiş olur. Bunu engelleyen bir pozisyon yok. İslami kimlikli tüm kadın ve erkeklere çağrıda bulunuyoruz. Temsiliyeti güçlendirme noktasında daha cesur karar vermeliler. Bazı endişeler ve çekinceler nedeniyle isimlerinin HDP ile yan yana olması noktasında endişe etmemeleri gerekiyor. İslami kimlikli arkadaşlarımızın bu noktada siyasete aktif müdahil olmasıyla bu temsiliyet daha da zenginleşecektir. Bu anlamda hiçbir engel yok aksine bu HDP'yi mutlu edecektir.”
 
'İktidardan rahatsızlar ama susuyorlar'
Kaya'ya göre, İslami kesimde AK Parti iktidarının yaptıklarından dolayı rahatsız olan bir çevre ve taban var. Kaya, ancak bu kesimlerin mevkilerini, makamlarını ve mesleklerini kaybetmemek için sustuğunu savunuyor ve şöyle dedi:
“Rahatsızlıklarınız içinizde kalmasın, aktifleştirelim. Siyasi kararlarımızla, adımlarımızla, söylemlerimizle üzerimize düşen vazifeyi yerine getirelim. Arkadaşlarım, partimizin her kademelerinde yerelden tutun milletvekili adaylığına kadar yer almaları için adım atmalı.”
 
'Baraj sıkıntımız yok'
Seçimlere doğru giderken, kamuoyunda HDP'nin yüzde 10 seçim barajına rağmen parti olarak girmesinin risk olduğu da tartışılan konular arasında. Hüda Kaya'ya göre, böyle bir risk yok.
 
“Aslında HDP'nin baraj sıkıntısı yok, karşımızdaki egemenlerin hakikati saptırması var. Bu, 'Siz barajı geçemezsiniz. Geçemezseniz A planı, B Planı devreye girecek, Türkiye'yi, ortalığı karıştırıyorsunuz' gibi... HDP'yi bağımsız olarak seçimlere girmeye telkinde bulunan, parti olarak girmesinden son derece rahatsız olan çevrelerin aslında endişeleridir.”
 
'HDP Kürt partisi değil, Türkiye partisi'
BDP/HDP, son seçimlerde aldığı oy oranlarına ve yapılan aritmetik hesaplamalara bakılarak "HDP Kürt illerindeki oylarında ciddi bir artışı yakalasa bile, yine de bunun barajı aşmaya yetmeyeceği, Batı'daki illerde de ciddi bir oy alması gerektiği" yorumları yapılıyor. Kaya, “Bunu nasıl başaracaksınız? Bu oy artışı hangi tabandan gelecek?” sorumuza şu yanıtı verdi:
“Milliyetçi olup da oylarını şimdiye kadar MHP'ye verdiklerini söyleyen, bundan sonra oyunu HDP'ye vereceğini ifade edenleri biliyoruz. Bunlara şahit olduk. HDP artık bir BDP değildir. Bir Kürt partisi değil, Türkiye partisidir. Doğusuyla Batısıyla, Karadeniz, Akdeniz, Trakyasıyla bir Türkiye partisidir. Kendimizi halka tanıtabilirsek ki, bunun için mücadele ediyoruz, halk bir Türkiye partisi olduğumuzu görecek ve takdir edecektir. Batı illerindeki tüm kesimlerden oy alacağımızı düşünüyorum.”
 
Başörtüsü sorunu
HDP'nin etkin politik argümanının Kürt sorunu olduğunu ama sadece Kürt meselesiyle ilgilenmediğini belirten Kaya, partisinin Ermeni sorunu ve başörtü sorunuyla da yakından ilgilendiğini söyledi.
28 Şubat ve sonrasında başörtüsü eylemlerinin öncülerinden olan, yazdıklarından dolayı cezaevinde de kalan Kaya, “Ermeni sorunu da önemli gündemlerimizden bir tanesi. Başörtüsü konusu sadece dindar kesimin bir sorunu değil, tüm insanların sorunu. Kadının kendi tercih ettiği kılık, kıyafet ve yaşam tarzıyla ilgili, ister sosyalist ister dindar olsun hiçbir erkeğin veya iktidar gücüne sahip olanların müdahale etme hakkı asla olmamalı. Benim inancıma göre de bu böyledir” dedi. 
 
Başkanlık tartışmaları
 
Önümüzdeki genel seçimlerin hükümet ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “ölüm kalım meselesi” olduğunu iddia eden Kaya, başkanlık tartışmalarıyla ilgili olarak Erdoğan'ı da eleştirdi:
 
“Şu ana kadar hep üstü örtülen gündemler vardı. Bundan sonra çok yoğun bir şekilde insanların zihni yeni bir illüzyonla meşgul edilecek. Başkanlık sistemi anlatılmaya çalışılacak. Artık başbakanlık kesmedi, cumhurbaşkanlığı da kesmedi. Bugün başkanlık diye ifade edilen aslında hilafetin açıklanmasıdır. Yarın tek başına bir iktidar gerçekleştiğinde bu Türkiye Devlet Başkanlığı ile kalınmayacak aslında İslam ülkelerinin bir liderlik pozisyonunun arayışı kararının bir ön adımıdır.”
 
Kaynak: Al Jazeera

HABERE YORUM KAT