1. HABERLER

  2. GÜNCEL YAŞAM

  3. 'AKP geriletilebilinir'
'AKP geriletilebilinir'

'AKP geriletilebilinir'

DBP'li belediye eş başkanlarının bir araya geldiği toplantıda, demokratik diyalog ve müzakere süreci, Newroz ve seçim gündemleri tartışılırken, DBP'ye geçme kararı alan Muş'un Malazgirt ilçesine bağlı Konakkuran Belediye Başkanı Hüseyin Ateş'e DBP rozeti takıldı.

A+A-
Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eş Başkan Kamuran Yüksek, bu süreçte kendi omuzlarına yüklenen sorumlukların olduğunu ifade ederek, “Eğer biz AKP hükümetini durdurmak ve Türkiye'nin demokratikleşmesini sağlamak istiyorsak kesinlikle seçime birlikte girdiğimiz HDP'nin barajın üzerinde oy alması gerekir. HDP kazanırsa AKP geriletilebilir” dedi.
 
Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP) belediye eş başkanları, seçimler ve siyasi süreci değerlendirmek amacıyla Diyarbakır'da eş genel başkanlar Kamuran Yüksek ve Emine Ayna başkanlığında toplandı.
 
DBP Diyarbakır İl Binası Vedat Aydın Toplantı Salonu'nda gerçekleşen toplantıya, belediye eş başkanların yanı sıra DBP MYK üyeleri de katıldı. Toplantı geçtiğimiz günlerde Kobanê'ye yardım götürürken DAİŞ tarafından döşenen mayının patlaması sonucu yaşamını yitiren Van Büyükşehir Belediye Çalışanı Metin Altıntaş ve Gevaş Belediye Meclis üyesi Tahsin Akti ve Kobanê şahsında özgürlük mücadelesine yaşamını yitirenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.  
 
Toplantıda konuşan DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Abdullah Öcalan tarafından başlatılan ve 28 Şubat'ta İmralı ile hükümet heyetinin ortak açıklamasıyla devam eden sürece değinerek, bunun cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan en önemli süreçlerden biri olduğunu ifade etti. Yüksek, Türkiye'de resmi ideolojinin varlığına olanak tanınmadığına işaret ederek, bu nedenle farklı düşüncesi olan hareketler, ezilen ve yok sayılan halklar illegal yöntemlerle kendilerini ifade etmek zorunda kaldığına dikkat çekti.
 
'Başkan Öcalan 6 ayda iki önemli hamle geliştirdi'
 
Yüksek, Demokratik Diyalog ve Müzakere Süreci'nde hükümetin tam olarak sorumluluklarını yerine getirmediğini dile getirerek, şunları söyledi: “Bundan dolayı da aslında çok daha erken beklenen gelişmeler zamana yayılıyor. Bütün bu aksaklıklar bu süreci sürüncemede bırakma yaklaşımları kendisiyle birlikte Ortadoğu'da yaşanılan gelişmeler de göz önünde bulundurulduğun da aslında yeni provokasyon ve çatışma ortamlarına da bir şekilde zemin olageldi.
 
Bunları da görerek Başkan Öcalan, son 6 ay içerisinde iki önemli hamle gerçekleştirdi. Bunların ilki geçtiğimiz aylarda ortaya koyulan çözüm taslağıydı. Bu taslağın gerçekleşmesi için de bir zaman takvimi belirlendi. Fakat bu taslakta Türkiye'de hem hükümet tarafından hem kamuoyu tarafından yeterince değerlendirilmedi ve belirtilen takvimlerde beklenen adımlar atılmadı. Geliştirilen hamle siyasal bir hamledir. Hükümetin oyalama ve bu süreci salt kendi iktidarına endekslemeye karşı atılan çok önemli bir adımdır. Bunu sonuçlanmış bir süreç olarak görmemek gerekir. Varılmış bir nihai anlaşma olarak görmemek gerektiği kanaatindeyiz.”
 
'Niyet ve tutum çok artık ortaya konulmuştur'
 
Öcalan'ın, ortaya koyduğu on maddeye ilişkin KCK tarafından yapılan açıklamayı da hatırlatan Yüksek, “Niyet ve tutum çok artık ortaya konulmuştur. Bunun için gereken hükümet ve devletin demokratik koşulları ve zemini oluşturması, bunun yasal güvencelerini oluşturması ve anayasal güvenceler konusunda da taahhütte bulunmasıdır. Bu açıdan bizim siyaset olarak Türkiye'ye kamuoyuna sunmamız gereken AKP hükümetinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye davet etmek. Bunun için baskı kurmak ve toplumun bu çerçevede örgütlenmesini sağlamaktır” diye konuştu. Yüksek, kimi siyasetçilerinin ve seçilmişlerinin bazı çevrelerce süreç karşıtı gibi lanse edilmek istenildiğine dikkat çekerek, bunun bilinçli bir şekilde hayata geçirildiğini ancak kendilerinin bütün kurumlarla bir bütün halinde olduklarını ve tutumlarının net olduğunu söyledi.
 
'Öcalan'ın belirlediği tutumun arkasındayız'
 
Tüm siyasal yapı ve kurumlarla birlikte Öcalan'ın ortaya koymuş olduğu tutumun arkasında olduklarını belirten Yüksek, “Bu süreci bir bütünen sahiplenen bir yaklaşım içerisindeyiz. Ama bunun gerçekleşmesi için de durup beklemek değil hükümetin adım atması konusunda siyasal ve toplumsal baskı oluşturmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
 
'Atılması gereken adımlar var'
 
Hükümetin başta hasta tutsaklar olmak üzere kimi konularda atması gereken adımları halen yerine getirmediğini ifade eden Yüksek, “Seçim öncesi AKP'nin çok ciddi adımlar atacağı kanaatinde değiliz. Hükümet seçim sonrası iktidarda kalıp kalamayacağını tartışıyor. Kendi gelecek kaygısına düşmüş durumda. Bu sürecin devamı için beklenen müzakerelerin başlaması için koşulların oluşturulması gerekir.
 
Bu çerçevede en kısa zamanda Newroz öncesi ve hemen sonrası atılması gereken adımlar yapılması gerekenler var. Hasta tutsak arkadaşlarımız olmak üzere izleme kurulu ve Başkan Öcalan'ın yanında yer alan tutsakların değiştirilmesi gibi. Özellikle tutsakların değişimi konusunda bugün yarın gelişme bekliyoruz. Hasta tutsakların bir an önce bırakılması için bir an önce gelişmeler bekliyoruz. Eğer bu konularda bazı gelişmeler de olursa müzakerelere geçilmesi konusunda ilerleme olarak değerlendireceğimiz hususlar oluşmuş olacaktır” diye konuştu.
 
'HDP kazanırsa AKP geriletilebilinir'
 
Yüksek, bu süreçte kendi omuzlarına yüklenen sorumlukların olduğunu ifade ederek, “Eğer biz AKP hükümetini durdurmak ve Türkiye'nin demokratikleşmesini sağlamak istiyorsak kesinlikle seçime birlikte girdiğimiz HDP'nin barajın üzerinde oy alması gerekir. HDP kazanırsa AKP geriletilebilir” dedi. Yüksek, siyasi sürece ve seçimlere ilişkin yaptığı değerlendirmelerin ardından mevcut kimi belediyelerin partilerine geçmek için kendileriyle diyaloga geçtiğini söyleyerek, bu noktada çalışmaların ve görüşmelerin devam ettiğini söyledi.
 
Türkiye'nin ilk LDP'li belediyesi DBP'ye geçti
 
Yüksek, DBP'ye geçme kararı alan Muş'un Malazgirt ilçesine bağlı Konakkuran Belde Belediye Başkanı Hüseyin Ateş'i de kürsüye çağırarak rozet taktı. Alkışlar eşliğinde kürsüye çıkan Ateş, LDP'li 5 belediye meclis üyesi ile birlikte DBP'ye geçtikleri bilgisini vererek, “Partimizin saflarında yer almak bizim için onur ve gurur vericidir. Konakkıran halkı her zaman partisinin yanında yer almıştır” dedi.  Geçiş töreninin ardından toplantı basın kapalı bir şekilde devam etti.

HABERE YORUM KAT