1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Akil İnsanlar Heyeti Baydemir'i ziyaret etti
Akil İnsanlar Heyeti Baydemir'i ziyaret etti

Akil İnsanlar Heyeti Baydemir'i ziyaret etti

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kendisini ziyarete gelen ve Güneydoğu'da görev üstlenen Akil İnsanlar Heyeti'ne “Eşitlik, adalet, özgürlük ve birlikte yaşam temelli barış olmazsa olmazımızdır” dedi

A+A-

Güneydoğu Anadolu Bölgesi görev alan Akil İnsanlar Grubu Başkanı Yılmaz Ensaroğlu ve grubun üyeleri Kezban Hatemi, Mehmet Emin Ekmen, Fazıl Hüsnü Erdem, Etyen Mahçupyan, Murat Belge, Lami Özgen, Yılmaz Erdoğan, Ahmet Faruk Ünsal Diyarbakır'daki çalışmaları kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'i ziyaret etti. Baydemir Akil İnsanlar Grubu'nu DTK Eş Başkanları Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hafize İpek ile birlikte karşıladı.

Akil İnsanlar Grubu Başkanı Yılmaz Ensaroğlu ziyarette barış ve çözüm süreciyle ilgili umutların arttığı, tedirginliklerin azaldığı günleri yaşadıklarını söyledi. İlk toplantılarını gerçekleştirdiklerini BDP, AKP, CHP'yi ziyaret ettiklerini belirten Ensaroğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ziyarete geldiklerini bildirdi. Ensaroğlu, “Diyarbakır'ın nabzını tutma, Diyarbakır halkının talep ve endişelerini, sürece dair beklentilerini en iyi sizden alabileceğimizi düşünüyoruz” dedi. Ensaroğlu, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'a işaret ederek “Silah, şiddet, çatışma, silahsızlanma, silahlı kadroların çekilmesi gibi hususlar, devlet ve PKK arasındaki bir sorun gibi gözüküyorsa da gerek BDP gerekse de DTK bu konuda önemli roller oynayan ve oynaması gereken kadrolar olarak görüyoruz” dedi. Diyarbakır'da farklı çevrelerle görüşeceklerini bildiren Ensaroğlu “Hükümet de atacağı adımları, kalıcı çözüm için uygulaması gereken politikaları uygularken bizzat bizim çalışmalarımızın önem atfettiğini Sayın Başbakan Dolmabahçe'deki toplantıda ifade etti. Hem hükümeti, karar alıcıları, hem de diğer bölgelerde çalışan arkadaşlarımızı bilgilendirmek niyetindeyiz. Geri bildirimlerle onları buralara getirmek niyetindeyiz. Sürecin de kalıcı bir çözümle, barışla bitmesinin temenni ediyorum” diye konuştu.

Türk: Tüm hassasiyetler göz önünde tutulmalı

Akil İnsan Heyetine teşekkür edip başarılar dileyen DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk  de “Toplumun bütün hassasiyetlerini göz önünde tutarak yapacağınız çalışmalar Türkiye başarısına çok önemli katkılar yapacağına inanıyorum” dedi. 100 yıllık bir sorunu halka anlatmak, halkın anlayabileceği gibi bir noktada ele almanın çok önemli olduğunu ifade eden Türk, “Bugüne kadar eksik olan sivil toplum örgütlerinin, barışı ve demokrasiyi isteyen insanların devrede olmamasından kaynaklanan eksiklerdi. İnanıyorum ki toplumsal hassasiyet ve bu süreçte kitleye demokrasiyi savunanlar daha güçlü bir şekilde devrede olsaydı belki bugün yaşadığımız acıları hiç yaşamazdık” diye konuştu.

Akil insanlarla ilgili zaman zaman eleştiriler geldiğini de hatırlatan Türk, “Ama ben burada Türkiye toplumunun tanıdığı bütün şahsiyetlerin barışa katkı sunmak için yola çıktıklarına inanıyorum. Bu çerçevede sorunların çözümünde katkı sunacak bir yol haritası izleyeceklerine inanıyorum. Ama elbette ki bir işe başlarken tüm hassasiyetleri göz önünde tutmamız gerekiyor. Bir tarafın hassasiyetleri üzerinden bir çalışma yaparsak o çalışma çok eksik olur. Kürt'ün de Türk'ün de hassasiyetlerini göz önünde tutarak ortak bir yol haritası ortaya çıkarmak için size önemli görevler düşüyor.  Bir tarafta Kürt halkının farklı kesimlerinin hassasiyeti ama burada Kürt halkının yıllardan beri ezilmiş, inkar edilmiş halkın da taleplerini hassasiyetlerini göz önünde tutmak gerekiyor” şeklinde konuştu. “Hiçbir zaman tek yanlı barış sağlanmamıştır” diyen Türk “İki tarafın da evet diyeceği projeler üzerinde uzlaşmalar sağlanmıştır. Eğer bir kesim kendi başına 'ben barışı sağlarım' gibi fikirle yola çıkarsa inanın ki eksik olur ve bu barışın kalıcı hale gelmesine katkı sunmaz” diye konuştu.

Bu ülke barış arıyor

Türk “Bu ülke barış arıyor. Kürt'ü de Türk'ü de barış arıyor, demokrasiye inanan insanlar barış arıyor” dedi. Türk şöyle devam etti: “Bu barışın sadece Türkiye barışı olmaktan öte Ortadoğu'da barışın kalıcı hale gelmesinde çok önemli katkılar sunacağına da inanıyorum. Bu nedenle biraz daha diyalogla, tartışarak bu barışa hepimiz katkı sunabiliriz. Hükümet çok da iyi niyetli olsa biz halkın içindeyiz, bunlarla karşı karşıyayız. Halkımızın duygularını çok iyi görebiliyoruz. Eğer böyle bir çalışma tarafları bir masa etrafında toparlayacak, herkesin hassasiyetini düşünerek bir çalışma yapılırsa barışa çok önemli katkılar sunmuş oluruz. Yani hükümetin görmediği, eksik kaldığı yerleri biz tamamlayabiliriz.”

Çalışmaların vicdanlar da karşılığının olduğunu ifade eden Türk, “Vicdanlarda karşılığı olan bir süreci güçlü bir şekilde sürdürmenin bir şansı var. Bugün Kürt halkı da Türk halkı da kalıcı bir barış istiyor. Bir tartışma var. Süreci destekleyenler yüzde 50 deniyor. Ama karşılıklı bir güven ortamı sağlandığında bu desteğin çok daha yüksek olacağına inanıyorum. Büyük acılar yaşamış olan insanlarımız bir daha bu acıların yaşanmaması konusundan 'elinizden geleni yapın' diyor.”

Kürtlerin de talepleri var

Siyasi parti, DTK, STK'lar olarak halkların kardeşliğini gerçekleştirecek, toplumsal uzlaşı ve diyalogu sağlayacak sürecin yanında olduğunu ve desteklemeye hazır olduğunun altını çizen Ahmet Türk, “Ama söylediğim gibi elbette ki Kürtlerin de talepleri var. Halkın inkar edilmesine dayalı politikalarını sonlandıracak bir mantıkla yaklaşmak gerekir. Eğer birbirimizin hakkına hukukuna saygı gösterebilirsek Kürt'üyle Türk'üyle güçlü bir demokrasi, güçlü bir Türkiye çıkacaktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Baydemir'in barış çerçevesi

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de “Eşitlik, adalet, özgürlük ve birlikte yaşam temelli barış olmazsa olmazımızdır” dedi. Barış, kucaklaşma dışında başka bir yolun olduğuna inanmadığını belirten Baydemir, “Bu fırsatı bu ülkenin bütün yurttaşları Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla, Ermenisiyle, Süryanisiyle, Sünnisiyle, Alevisiyle birlikte inşa etmemiz gerek” diye konuştu. Barışın ancak adalet temeli üzerine kurulabileceğine inandığını belirten Baydemir şöyle konuştu:

“Barış denildiğinde benim heyecan duyduğum noktalardan birisi Alevi yurttaşlarımızın cem evine kavuşmasıdır. Ruhban Okulu'nun açılmasıdır. Barış denildiğinde Ermeni yurttaşlarımızın güven içinde yaşayabilecekleri bir coğrafyanın, bir ülkenin, demokratik bir sistemin inşasıdır. Şüphesiz barış denildiğinde Kürt yurttaşlarımızın da kendi kimliği ve kendi diliyle, kendi coğrafyasında kardeşi olan diğer halklarla birlikte eşit yaşayabilmesidir.”

Barış dışında bu coğrafyada hiç kimsenin şansı olmadığının altını çizen Baydemir, şöyle devam etti:

“Türkiye'nin kendi iç dinamiğinde barışa kavuşması bana göre Ortadoğu'nun barışa ve demokrasiye yakınlaşması demektir. Barış denildiğinde benim aklıma Ortadoğu'daki sınırların esnemesi anlamı geliyor. Ortadoğu'da Gümrük Birliği aklıma geliyor. Ortadoğu'da Türkün, Kürdün, Lazın, Arabın, Ermeni'nin, Süryani'nin kardeşliği geliyor. Umuyor ve diliyorum ki bu hayal şimdi gerçekleşme yolunda ilerliyor.”

Akil İnsan Heyetine çabalarınızdan ve zorlu bir görevi üstlenmiş olmalarından dolayı teşekkür de eden Baydemir, “Çoğunuzu kişi olarak da tanıyorum. Kiminizi ağabey gibi görüyorum, kiminizi hayranlıkla izliyorum. Bana ders veren hocalarımız var” dedi ve sözlerini şöyle tamamladı.

Özgürlük diğerlerine esaret getirmiyor

Şüphesiz ki bu ülkenin bütün yurttaşlarının yüreğine veya evlerimize ateş düştü. Şüphesiz ki bu toplum çok değerli evlatlarını yitirdi. Ama başka çaresi yok. Ya bu acılar ilelebet devam edecek -ki devam etmemesi gerekiyor- ya da kucaklaşmayı sağlamamız lazım. Bence Türkiye'nin doğu yakası, bence Kürt halkı çok önemli oranda, yüzde 90'ları aşan oranda savaşın kazananının olmayacağının farkında. Barışın da kaybedeninin olmayacağının da farkında. Ve benim kişisel kanaatim savaşın kazananının olmayacağının Türkiye'nin batı yakasına da iyi izah etmemiz gerekiyor. Yine Türkiye'nin batı yakasına, özellikle de Türk kardeşlerimize barışın kaybedeninin olmayacağını iyi izah etmemiz gerekiyor. Bu coğrafyada yaşayan hiçbir inanç özgürleştiğinde, özgürce kendini yaşadığında bir başka inanç bundan zarar görmeyecektir. Bu coğrafyada yaşayan herhangi bir dil özgürleştiğinde ve özgürce kullanıldığında bir başka dil bundan zarar görmeyecektir. Tam tersine o da güçlenecektir diye düşünüyorum.”

Ziyaretin ardından Baydemir heyetle birlikte Büyükşehir Belediyesi'nde bir yemek yedi.

HABERE YORUM KAT