1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Ailelerle ‘cenaze pazarlığı’ iddiası
Ailelerle ‘cenaze pazarlığı’ iddiası

Ailelerle ‘cenaze pazarlığı’ iddiası

Sur’da öldürülen ve 13 gündür cenazeleri alınamayan İsa Oran ve Mesut Seviktek’in aileleri açlık grevine başladı.

A+A-

Sur İlçesi’nde 23 Aralık’ta öldürülen İsa Oran ve Mesut Seviktek’in cenazeleri 13 gündür alınamıyor. Yaptıkları tüm başvurular sonuçsuz kalan aileler, dün açlık grevine başladı.

 

Açıklama yapan Oran ve Seviktek aileleri, cenazelerin pazarlık konusu yapıldığını öne sürerek, “Savcı bize gidin hendekleri kapatın, oradakileri oradan çıkarın gelin size cenazeleri vereyim” dediğini iddiasında bulundu. “Hendekleri biz mi açtık?” diye soran aileler, cenazeleri alamamaları durumunda açlık grevini ölüm orucuna çevireceklerini duyurdu.


Diyarbakır'ın Sur İlçesi’nde 6 mahallede ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürerken, 23 Aralık günü öldürülen İsa Oran ve Mesut Seviktek'in cenazeleri halen alınamadı.

 

Savcılık, valilik, bakanlık olmak üzere birçok yere başvuran aileler sonuç alamazken, 13 gündür cenazelerini alamayan aileler açlık grevine başladı. İHD Diyarbakır Şubesi’nde açlık grevine başlayan Oran ve Seviktek aileleri, burada yaptıkları açıklama ile yaptıkları görüşmelerde aldıkları cevaplar ve neden açlık grevine girdiklerini anlattı.
 
Cenazeler üzerinden pazarlık yapıldığı iddiası!


İlk önce konuşan İsa Oran’ın babası Mehmet Oran, oğlunun öldürüldüğü haberini alır almaz İstanbul’dan Diyarbakır’a geldiğini belirterek, “Buraya geldiğimizde, vali, vali yardımcısı, savcı, emniyet yetkilileri ile görüştük.

 

Her yere başvurduk, başvurmadığımız yer kalmadı. Ama maalesef bir sonuç alamadık. En son savcıya dilekçe verdim. Dilekçeyi verdiğimde savcı bana ‘Gidin oraya o hendekleri kapatın ve oradakileri oradan çıkarın ben de size cenazelerinizi vereyim’ dedi. Başbakana sesleniyorum, hendekleri aileler mi açtı ki siz cenazeler üzerinden ailelerle pazarlık yapıyorsunuz?” diye sordu.
 
‘Kağıt imzalayın, gidin alın’ iddiası


Oran açıklamasını şöyle sürdürdü: “Yine cenazeleri almak için bize ‘İki kişi kağıt imzalasın ölümlerden sorumlu değiliz diye öyle gidip alsınlar’ diyorlar. Herkes bilsin ki başvurmadığımız yer kalmadı. Açlık grevi yapacağımız son şeydir. Mecbur kalmasak bu eylemi yapmazdık. Vicdan sahibiyim, demokratım, kardeşiz diyenler hiçbir yerde Kürt çocuklarının cenazelerinin yerde bırakılmasına göz yummasınlar.

 

Cenazelerimizi vermeyerek bizi korkutamazlar, aksine öfkemizi büyütürler. Eğer bugün o gençler oraya gidip barikatın arkasındalarsa bunun sorumlusu AKP hükümetidir. Her gün üniversitelerde, batı illerinde çocuklarımıza saldırıp onları okuldan atanlar ve uzaklaştıranlardır bunun sorumlusu.”
 
‘Cenazeleri alamaya giden 70 yaşındaki kadınlara çıplak arama yaptılar’


Oran şöyle devam etti: “Konu Kürtler olunca ne adalet ne hukuk var. Savcı, vali, kaymakam, bakan herkes polistir. Herkes polis gibi yaklaşıyor. Bu ahlaki değildir. AB’ye sesleniyorum, bugün çocuklarımız NATO silahlarıyla katlediliyor. Bu sözleşmeye aykırıdır. Tüm dünya duysun bunu. Bir daha Halepçe’yi yaşamamızı mı bekliyorlar.

 

AKP’nin bu politikalarını kınıyorum. Doğrudur herkes kardeştir ama kardeşleri bir arada tutan iki şey vardır. Biri, cenazelerine saygı, diğeri de namustur. Cenazeler kaç gün boyunca yerde ve cenazeleri almaya giden 70 yaşındaki annelere üzerinde bomba var mı diye çıplak arama yapmışlar.

 

Bu ahlaksızlıktır. Eğer ahlak olmazsa nasıl yüz yüze bakacağız. Artık yeter her şeyin bir sınırı vardır. AKP bugün burayı düşman ülke olarak görüyor. Açlık grevi eylemimiz çocuklarımızın cenazelerini alıncaya kadar devam edecek. Ölsek de bırakmayacağız. Eğer alamazsak bunu ölüm orucuna çevireceğiz.”
 
Seviktek: Cenazeleri alamazsak, ölüm orucuna çevireceğiz
Oran’ın ardından konuşan Mesut Seviktek'in ağabeyi İhsan Seviktek de cenazeleri 13 gündür alamadıklarını söyledi. Seviktek şunları kaydetti:

 

“13 gündür başvurmadığımız yer kalmadı. Gittiğimiz her yerde sanki devlet yok gibi. Ucuz söylemler ve yaklaşımlarla bugüne kadar geldi. Savcı ‘hendekleri kapatın, cenazeleri alın’ diyor. Savcı mı bu operasyonu yürütüyor?

 

Hendeklerin sorumlusu biz miyiz? Valiliğe defalarca başvurduk. ‘Büyükşehir Belediyesi’ne ait cenaze aracını alın ve 2 kişi ‘ölürsek sorumlu değiliz’ diye kağıda imza atıp gidip alsın. Neden belediye? Neden aileler? Herkes Kurşunlu Camii’nde kimin olduğunu biliyor. Özel harekat polisleri orada. O halde neden bizi gönderiyorsunuz? Neden cenazeleri hastaneye getirmiyorsunuz? Sözün bittiği yerdeyiz.

 

Eğer cenazeleri alamazsak ölüm orucuna çevireceğiz. Herkese çağrı yapıyorum, sesimize ses verin. Acımızı paylaşın. Bir an önce cenazelerimiz verilsin. Savaş, öldürmek çözüm değil. Cenazeleri saklamak, vermemek çözüm değil. Çözüm Dolmabahçe’ye dönmektir.
 
Aydoğan: Yasağa ara verilsin, cenazeler alınsın


Ardından konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan da ailelerin yanında olduklarını ve acılarını paylaştıklarını belirterek, “Ailelerin yaptıkları başvurularda onlara söylenen şeyler bize de söylendi.

 

Aileler de sonuç alamayınca açlık grevine girme kararı aldı.i Ailelerin bu demokratik eyleminin yanındayız. 11 gündür alma koşulları olmasına rağmen cenazeler ailelerine verilmiyor. Bu hiçbir dinde yoktur Şuan cenazelere işkence yapılıyor. Valilik risk olduğunu söylüyor. Bu riski göze alamayacaklarını söylüyor. P halde yapılacak tek şey 2 gün sokağa çıkma yasağına ara vermek ve o arada orada bulunan cenazelerin defnedilmesini sağlamaktır” dedi.


Açıklamanın ardından Mehmet Oran, Saide Oran, İhsan Seviktek ve Güler Seviktek İHD binasında açlık grevine başladı. Aileler, cenazeler verilmezse eylemlerini ölüm orucuna çevireceklerini söyledi.

Bu haber toplam 1244 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler