1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Ailelerin siyasi destek arayışı
Ailelerin siyasi destek arayışı

Ailelerin siyasi destek arayışı

Diyarbakır'daki 40 günlük eylemlerini Ankara'ya taşıyarak siyasi destek arayışına giren aileler dün de HDP, HAK-PAR, Hak-İş ile Mazlum Der'i ziyaret ederek destek istedi.

A+A-
Diyarbakır'da oturma eylemi yapan aileler, HDP Diyarbakır Milletvekili Aydoğan ile görüştü. Ailelerin, Aydoğan'ın konuşmasının belli bölümlerine tepki göstermesi üzerine, sözlü tartışma yaşandı.
 
Milletvekili Aydoğan, "Biz birbirimize 'niye yanımıza gelmediniz, niye bizimle birlikte olmadınız, niye daha fazla bizimle ilişkilenmediniz' demeyeceğiz. Bu sorun, köklü bir şekilde çözümlenmeden, gerçek, onurlu bir barış olmadan, ne sizin çocuklarınızın durumuyla ilgili, ne bundan sonraki süreçte çözümsüzlük olması durumunda, çocuklarımızın yaşayacaklarıyla ilgili bir adım atmamız mümkün değil."
 
HAK-PAR Genel Başkanı Burkay, "Çocuklarınıza sahip çıktınız. Bu 30 yıllık çatışma döneminde bir ilktir. İnsanlarımızın, halkımızın, anne ve babaların artık buna bir dur demesi gerekiyordu. Siz büyük bir şeyi başardınız" derken, Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ise annelerin çok kısa sürede çocuklarına kavuşmalarını temenni etti. Annelerin çocuklarını istemesini siyasi ajandanın dışında gördüklerini, her annenin çocuğunun tehlikeli bir bölgede olmasını istemeyeceğini dile getiren Ünsal, annelerin taleplerini önemsediklerini söyledi.
 
Diyarbakır'daki 40 günlük eylemlerini Ankara'ya taşıyarak siyasi destek arayışına giren aileler dün de HDP, HAK-PAR, Hak-İş ile Mazlum Der'i ziyaret ederek destek istedi. Önceki gün, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan ile AK Parti ve CHP kurmaylarıyla görüşen aileler dün HDP Genel Merkezinde HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ile görüştü. HDP Genel Merkezindeki görüşme sırasında ailelerin, Aydoğan'ın konuşmasının belli bölümlerine tepki göstermesi üzerine, sözlü tartışma yaşandı. Aydoğan, yaşanan sıkıntıların en büyük nedeninin 90 yıldır devam eden ve hala çözümlenmeyen "Kürt sorunu" olduğunu söyledi.
 
"Eğer bu sorun Cumhuriyetin kuruluş yıllarında çözülmüş olsaydı, bu Cumhuriyet daha da demokratikleşmiş olsaydı, şimdiye kadar bu sorun taşınmayacaktı" diyen Aydoğan, şöyle devam etti: "Bugün ne yaşıyorsak, hepsinin nedeni çözümsüzlük politikalarıdır. O nedenle biz, birbirimize 'niye yanımıza gelmediniz, niye bizimle birlikte olmadınız, niye daha fazla bizimle ilişkilenmediniz' demeyeceğiz. Bu sorun, köklü bir şekilde çözümlenmeden, gerçek, onurlu bir barış olmadan ne sizin çocuklarınızın durumuyla ilgili, ne bundan sonraki süreçte çözümsüzlük olması durumunda çocuklarımızın yaşayacaklarıyla ilgili bir adım atmamız mümkün değil. O nedenle bize düşen görev şu; hep birlikte Kürt sorununun çözümü için çalışacağız, çözüm için mücadele edeceğiz. Barış için mücadele edeceğiz."
 
Çocukların PKK'ya katılımıyla ilgili tarihin yeni olmadığını belirterek, o yıllarda köylerin boşaltılıp yakıldığını savunan Nursel Aydoğan, şöyle devam etti: "Bütün bu yapılanlar karşısında çocuklar bile vicdansız kalamadı. O çocuk halleriyle annelerine, babalarına, kız kardeşlerine yapılanların bir şekilde o çocuk ruhuyla hesabını sormak için, belki bu mücadelede 'biz de bir şey yapabilir miyiz' diyerek, onlarca, yüzlerce çocuk PKK'ya katıldı. Bütün bunlar bizim çocuklarımıza reva mıdır? Bu ülkedeki milyonlarca çocuk okullarına giderken, eğitimlerini görürken, bizim çocuklarımız annelerine, babalarına yapılan işkenceler nedeniyle dağlara gitmek zorunda kaldılar. Bir anlamda kurtuluşu orada buldular."
 
Aydoğan'nun bu sözlerine tepki gösteren aileler, "Biz kalem, kağıt istiyoruz, dağ istemiyoruz" diye bağırdılar.
 
- "Türkiye'de Kürt sorunu var"
 
Ardından Aydoğan, "Bütün bu yaptıklarınız her ne kadar yöntemini, şeklini çok fazla benimsemesek de şüphesiz ki bu ülkede bir sorun olduğunu, bu sorunun artık çocuk yaşına kadar indirgendiğini gösteriyor, gösterdi de. Türkiye'de Kürt sorunu var, çözülmüyor, çözülmediği müddetçe de artık Kürt çocukları herhangi bir şekilde, dediğiniz şekilde ya da başka bir şekilde, yüzünü dağlara döndürüyor" dedi.
 
Daha sonra aileleri sakinleştirmeye çalışan Aydoğan, parti olarak Kürt sorunun çözümüyle ilgili her türlü çabayı gösterdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti: "En yakın zamanda, yarın arkadaşlarımız İmralı Adasına gidiyor. Ben sizlere gerçek olmayan şeyleri söyleyip boş hayaller yaratmak istemiyorum. Şimdi bir gerçeği söylüyorum, bakın önümüzdeki hafta eğer çözüm istemeyen, barış istemeyen güçlerin herhangi bir olumsuz yaklaşımı olmazsa, önümüzdeki hafta çözümle ilgili sürecin yasal güvence altına alınmasıyla ilgili paket geliyor."
 
Aydoğan, paketin PKK'ya katılmış olanların tekrar demokratik, siyasal yaşama dönüşleri ve eve dönüşleriyle ilgili olduğunu belirterek, yasa çıktıktan sonra gerekenin yapılacağını, bütün çocukların da ailelerine kavuşacağını kaydetti. Miletvekili Aydoğan'ın konuşmasının ardından, basın mensupları dışarıya alındı. Aydoğan ile aileler arasında basına kapalı olarak gerçekleştirilen ve yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından, aileler adına Erhan Eren gazetecilere açıklama yaptı.
 
Eren, HDP'liler ile yapılan görüşmede ailelerin tek tek dinlendiğini, milletvekili Aydoğan'ın süreçle ilgili tam barış sağlanmasıyla gençlerin dağdan geleceğini, bunun için yasal zeminin oluşturulması gerektiğini söylediğini aktardı.
 
Eren, süreçle ilgili hem hükümetin hem HDP'nin hem de diğer partilerin süreci hızlandırma adına barışın önce tam olarak sağlanmasıyla gençlerin gelebileceğini dile getirdi. Annelerin çocuklarının isimlerini ve telefon numaralarını yazdıklarını belirten Eren, "Biz tabisorduk, neden daha önce burada değildiniz? Bir eksiklik olduğunu kendileri de aslında bir manada kabul etmişler. Bu annelerin süreci ne kadar hızlandırdığını da gördüler. Demek ki, bu annelerin yöntemi doğruymuş. Çünkü sahici barışı hiçbir ideolojik değeri olmayan, parti kimliği olmayan anne kimliğinin getireceğini gördüler. Demek ki bu partilerin işi değilmiş" diye konuştu. Eren, görüşmede biraz sıkıntı yaşandığını, ailelerin çocuklarının dağa gitmesini istemedikleri için tepkilerinin olduğunu sözlerine ekledi.
 
BURKAY, BU BİR İLKTİR
 
Aileler HAK-PAR Genel Başkanı Burkay ile bir araya geldi. Burkay, başından beri bu eyleme destek verdiklerini belirterek, "Çocuklarınıza sahip çıktınız. Bu 30 yıllık çatışma döneminde bir ilktir.  İnsanlarımızın, halkımızın, anne ve babaların artık buna bir dur demesi gerekiyordu. Siz büyük bir şeyi başardınız" dedi.  "İnsanlar niye dağa gider? Niye hayatlarını ortaya koyarlar?" diye soran Burkay, bunun nedenlerini bilen bir gelenekten geldiğini ifade ederek, "Çünkü büyükler sorunları çözmüyor. Çözemediği için o çocuklar dağa gidiyor" değerlendirmesinde bulundu.
 
ŞİDDETLE SORUN ÇÖZÜLMEZ
 
Burkay, sorunun çözümü için Türk olsun Kürt olsun herkese çok büyük sorumluluklar düştüğünü kaydederek, "Maalesef bu ülkeyi yönetenler bunu başaramadı. Sorunları çözemediler. Ama şunu da gördük, bu sorun şiddetle de çözülmüyor. 50 bin insanımız öldü, binlerce köyümüz boşaltıldı, milyonlarca insanımızı toprağını terk etmek zorunda kaldı. Büyükşehirlerin kenarlarında perişan oldular. Ben kendim de 30 yıl sürgün hayatı yaşamak zorunda kaldım. Ama sonuçta şu noktaya geldik. Sorunlar şiddetle, savaşlarla çözülmüyor. Bunu devlet, şu an ülkeyi yönetenler de anladı. Bu savaşta taraf olan PKK'yı yönetenler de anladı" şeklinde konuştu.
 
Kürtler için istedikleri hakların PKK ve BDP'den daha fazla olduğunu, eşitlik temelinde Kürtler için federasyon istediklerini ve bunu cesaretle her yerde dillendirdiklerini kaydeden Burkay," Kürt halkı bütün temel haklarına kavuşsun. Bunu başarabiliriz. Bunun için illa ölmeye ve öldürmeye gerek yok. Ve ben eminim davamızı iyi anlatırsak Türk halkından da destek alacağız." dedi.
 
Aileler adına konuşan Bedriye Gözlügöl ise bütün partilerden gençlerin dağdan inmesine destek olmalarını istediklerini söyledi. Gözlügöl iki kızının 50 gündür kayıp olduğunu belirterek, "Ama mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz artık kan dökülsün istemiyoruz. Göz yaşının biran önce dinmesini, çocuklarımızın dağdan inip okullarına dönmesini istiyoruz. Barış, kardeşlik istiyoruz" dedi.
 
HAK-İŞ ZİYARETİNDE
 
Öte yandan, Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Toruntay, 5 Haziran'da konfederasyonun kadınlardan oluşan heyetinin, Diyarbakır'a ailelere destek vermek amacıyla gittiğini hatırlattı.  Hak-İş Kadın Komitesi Başkanı Jülide Sarıeroğlu da sivil toplum kuruluşlarının, çocuklarının pkk tarafından kaçırılan annelere destek vermeleri gerektiği çağrısında bulundu.
 
MAZLUM-DER GÖRÜŞMESİ
 
Ankara'da Hacı Bayram Veli Camii bahçesindeki Ak Medrese'de bir araya gelen aileler, Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ile görüşerek destek istedi. Ünsal, annelerin çok kısa sürede çocuklarına kavuşmalarını temenni etti. Annelerin çocuklarını istemesini siyasi ajandanın dışında gördüklerini, her annenin çocuğunun tehlikeli bir bölgede olmasını istemeyeceğini dile getiren Ünsal, annelerin taleplerini önemsediklerini söyledi.
 
Mazlum-Der'in kurulduğu günden bu yana Kürt sorununun eşitlikçi, barışçı yollarla çözülmesi için uğraş vermiş bir dernek olduğunu hatırlatan Ünsal, "Sizin mağduriyetinizi en iyi anlayanlardan biriyiz. Sadece ateşkes sürecinden bu yana değil, yani bir buçuk yıldır dağa gidenlerin değil, daha önceden de dağa gidenlerin, cezaevine düşenlerin, kendi ülkelerine vatanlarına dönmeleri gerekiyor. Barış ancak böyle tesis edilebilir. Barış sürecinin anayasal, yasal ve idari adımları süratle atılırsa, bu sorunların daha fazla yaşanmayacağını düşünüyorum. Artık dağlarımızda karakolları görmek istemiyoruz, barış çiçeklerini görmek istiyoruz" diye konuştu. Aileler bugün de, MHP'ye ziyaret edip siyasi destek isteyecekler.
Bu haber toplam 3410 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT