1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. AİHM’e Sur için ‘geçici tedbir’ talebi
AİHM’e Sur için ‘geçici tedbir’ talebi

AİHM’e Sur için ‘geçici tedbir’ talebi

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 80 güne giren sokağa çıkma yasakları ile birlikte başlayan çatışmalar devam ediyor.

A+A-

Sur'da aralarında bebek ve yaşlılarında bulunduğu 200’e yakın sivil insanın, bir bodrumda kaldığı iddia edilirken, DİHA muhabiri Mazlum Dolan’ın da bu bodrumda bulunduğu teyit edildi. Cizre’deki üç binada bulunan yaralıların akıbeti gibi bir sondan endişe eden geçen avukatlar, Dolan adına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurup, Sur için ‘geçici tedbir’ talep etti.  

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık günü başlayan sokağa çıkma yasakları ile birlikte çatışmalar günden güne artarak devam ediyor. 79’uncu gününü geride bırakan çatışmalarda, aralarında bebek, yaşlı ve yaralıların da bulunduğu 200’e yakın sivil insan bir bodrum katına sığındıkları iddia edildi.

Bodrum katlarında mahsur kalanlar arasında DİHA muhabiri Mazlum Dolan’ında bulunduğu çalıştığı ajansı tarafından teyit edilirken, Dolan’ın cep telefonundan konuyla ilgili mesaj göndermesi üzerine bodrum katındaki sivil halkın güvenli tahliyesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ‘geçici tedbir’ talebiyle başvuruda bulunuldu.

Gazeteci Dolan adına Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Av. Ramazan Demir ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Eşbaşkanları Av. Gülşen Özbek ile Av. Serhat Eren tarafından yapılan başvuru için hazırlanan dilekçede Dolan’ın içinde bulundukları tehlikeye dair attığı iki mesaja da yer verildi.

Tedbir kararına rağmen ölenler hatırlatıldı

Hazırlanan dilekçede, içerisinde bulunulan mevcut durumla ilgili şunlar kaydedildi:

“Hâlihazırda Diyarbakır Sur bölgesinde mahallesinde bir bodrumda onlarca yaralı insan ile ateş altındadır. Başvurucunun yaşam hakkı ile fiziksel bütünlüğünün korumaya alınmasını, sokağa çıkma yasaklarının neden olduğu haksızlığın doğurduğu sonuçlar ve telafisi imkânsız zararların her geçen gün artarak devam etmesi ve başvurumuzun bu duruma dair tedbir talepli bir başvuru olması nedeniyle öncelikli olarak gündeme alınması zarureti ortadadır. Bu nedenle, başvurumuzun öncelikli işlerden sayılarak derhal gündeme alınmasını talep etmek durumunda kaldık. Mahkemenizin bugüne kadar vermiş olduğu 5 tedbir kararından 4’ünün başvurucusunun hayatını kaybetmiş olması başvurumuzun da öncelikli olarak ve acilen ele alınması gereken başvurulardan olduğunu göstermek için ciddi bir örnektir”

Başvurudaki talepler

Yaşanan bu durum nedeniyle Dolan’ın diğer sivillerle birlikte devlet güçlerinin ateşi altında olduğunun altı çizilen başvuruda, şu taleplerde bulunuldu:

“Yukarıda izah edilen olay ve olgular ışığında; İç hukuka uygun olarak ilan edilmiş bir olağan üstü hal uygulaması bulunmamasına rağmen kapsamı ve süresi belli olmayan sokağa çıkma yasakları ve bu yasaklar süresince meydana gelen anayasal ve sözleşmesel hakların sürekli ve orantısız bir şekilde ihlali nedeniyle Mahkeme'nin İç Tüzük'ün 39. Maddesi uyarınca; Diyarbakır tarafından verilen Sur ilçesinde 03.12.2015 tarihli yasal dayanağı olmayan ve hak ve özgürlüklerin sürekli ve orantısız bir şekilde ihlal edilmesine neden olan sokağa çıkma yasağının uygulanmamasına ilişkin geçici tedbir kararı vermesini; Bütün bunların yanı sıra hâlihazırda Sur ilçesinde bir bodrumda onlarca yaralı insan mahsur kalan, güvenlik güçlerinin ateşi altında bulunan başvurucunun yaşam hakkı ile fiziksel bütünlüğünün korumaya alınması için mahkemenizden başvurumuzun öncelikli işlerden sayılarak derhal gündeme alınmasını konusunda geçici tedbir kararı verilmesini; AİHS'nin 2. Maddesi, AİHS'nin 3. Maddesi, AİHS'nin 5. Maddesi ihlal edildiğine ilişkin gerekçelerimizin kabulünü talep ederiz”

Gazeteci örgütleri: Tahliye için koridor açılsın

Mazlum Dolan’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 200 kişinin, bombardıman altındaki Sur’da mahsur kaldıkları bodrumda Cizre’dekine benzer bir katliamla yüz yüze olduğu kaydedilirken, 79 gündür Sur’da haber takibi yapan Dolan’a ilişkin açıklama yapan gazeteci meslek örgütleri, Dolan’ın görevi gereği alanda bulunduğunu belirterek, Dolan ile birlikte sivillerin tahliye edilmesi için koridor açılmasını istedi.

İFEX de 'tahliye koridoru açılsın’ çağrı yaptı

71 devlet dışı organizasyon tarafından kurulan Uluslararası İfade Özgürlüğü İletişimi (IFEX) Türkiye Temsilcisi olan Erol Önderoğlu, çatışmalı bölgelerde gazetecilere yönelik yapılan saldırıların kabul edilemez olduğunu belirterek, “Orası çatışma bölgesi olmasının ötesinde tüm sivillere ve çatışmayan unsurlara yönelik insani tüm standartların uygulanmasını istiyoruz. Muhabir ve gazetecilerin ile onlarla birlikte savunmasız insanların oradan bir an önce tahliye edilmesini, bunun için bir koridorun açılmasını istiyoruz. Açık kimliği ile gazeteci olduğu tespit edilen ve sivil olduğu tespit edilen kişilere yönelik en insani tutumun gösterilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Önderoğlu, yaşanan durumu en hızlı bir şekilde Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü RSF’ye bildireceğini de açıklayarak, “Daha başka vesilelerle çağrılarımız oldu. Ancak ne yazık ki insani kuruluşların çağrılarının dikkate alınmadığı bir dönemi yaşıyoruz” dedi.

Abakay: Bu durumdan endişeliyiz

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay, bölgedeki devlet saldırılarının katliamlara dönüştüğünü belirterek, “Türkiye’de ne yazık ki artık demokrasi ve yaşam hakkından söz edemiyoruz. Çünkü toplu katliamların yapıldığı bir süreçten geçiyoruz. Gazetecilerde halka gerçekleri taşıdığı için bu katliamlardan nasibini alıyor. Türkiye’de halkın haber alma özgürlüğünün sıfıra indi. Gazeteciler katliamları yazmak için gittiği yerlerde katlediliyor. Bunun en son örneği Cizre’de Azadiya Welat Yazı İşleri Müdürü Rohat Aktaş da yaşandı. Şimdi de Mazlum Dolan meslektaşımızın da aralarında bulunduğu yüzlerce kişi bombalanıyor. Bu durumdan endişeliyiz. Devlet toplu katliamlarına son versin” çağrısında bulundu.

“Sesini duyurmamız gerekiyor”

Dolan için meslektaşları da duyarlılık çağrısında bulundu. Mesleğini icra eden bir gazetecinin katliamla yüz yüze kalmasını ‘Korkunç’ olarak değerlendiren gazeteciler, “Bu çok korkunç bir şey. Biran önce batıdaki ve doğudaki bütün gazeteci arkadaşlarımızın Mazlum Dolan arkadaşımıza sahip çıkmaları gerekiyor. Bunun için sesini duyurmamız gerekiyor” dedi.

Haber Nöbeti için Diyarbakır’a gelen gazeteciler ve Özgür Gazeteciler Cemiyeti, saldırıların durdurulması çağrısında bulundu. Gazeteci Semra Çelebi, mesleklerini icra eden gazetecilerin canları bahasına görevlerini yaptığını söyledi. Çelebi, “Meslektaşlarımızla dayanışmak için geldiğimiz Haber Nöbeti'nin ilk gününde böyle kötü bir haberi almış durumdayız. 78 gündür orda görev yapan bir arkadaşımız, Sur'da yasaklı kentten sağlıklı bilgi akışını sağlayan tek arkadaşımızdı” dedi.

“Geç olmadan mahsur kalanlar çıkarılmalıdır”

Gazeteci Mehveş Evin de, Sur'da haber takibi yapan Dolan'ın bugün bodrum katında mahsur kaldığını hatırlatarak, şunları aktardı:

“DİHA’da yer alan haberler, ana akım medyada pek yer almıyor. Zaten engellemeler nedeniyle sorunlar yaşıyorlar. Bununla ilgili sesimizi yükseltmemiz lazım. Bunu Cizre'de yaşadık. Cizre'de katliam ‘bağıra bağıra geliyorum’ dedi. Siviller öldü. Cenazelerin bir kısmına ulaşılabildi” Çok geç olmadan mahsur kalanların çıkarılması gerektiğini vurgulayan Evin, “Devlet, silahların sesini susturmak ve bu insanları sağ salim bir şekilde oradan çıkmasını sağlamakla mükelleftir. Gazetecilerin ve herkesin devlete bunu hatırlatması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Bölgede uygulanan sıkıyönetim uygulamalarının anayasaya aykırı olduğunun altını çizen Evin, “Sokağa çıkma yasakları ayları buldu. Mazlum'un attığı mesajda 'hepinizi öldüreceğiz, havanlarla toplarla' bu böyle olmaz. Herkesi DİHA'nın etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz” dedi.

ÖGC, Duyarlılık Çağrısı

Özgür Gazeteciler Cemiyeti Eşbaşkanı Hakkı Boltan ise, vicdanı olan herkesin Mazlum’un attığı mesaj karşısında yerinde oturmaması gerektiğini ifade ederek, şunları aktardı:

“Mazlum’un yanında 30’a yakın yurttaş, çocuk ve yaşlı var. Mazlum’un attığı mesaj insanların vicdanına haber olarak düşmüştür. Dolayısıyla bu duruma karşı bir duyarlılık geliştirilmesi gerekir” diye belirtti. Boltan, herkesi Sur'da yaşananlar karşısında duyarlı olmaya çağırdı.

 

“Şarjı bitmesin diye telefonla hiç görüşmüyoruz”

 

Dicle Haber Ajansı Editörlerinden Ramazan Tekgöz, Mazlum’un Sur ilçesinde görüntü, fotoğraf ve haber bilgisini telefonla aktardığını anlatarak, “Mazlum 79 gündür Sur’da haber takibini daha çok telefon üzerineydi. Fotoğraf, görüntü, haber bilgisi telefon üzerindeydi. Şu anda da öyle ancak artık görüntü ve fotoğraf atamıyor yanında küçük telefon var. Onunla iletişime geçebiliyoruz. Ancak sadece mesaj atabiliyor. Şarjı bitmesin diye telefonla hiç görüşmüyoruz. Mesaj ile haberleşiyoruz orada elektrik de yok. İrtibatın kopmaması için bizde aramıyoruz. Sadece mesajlarla iletişime geçebiliyoruz” dedi.

 

“Mazlum’un canlı tanıklığına ihtiyacımız var”

Sur’da şu ana kadar olup biteni Mazlum’dan öğrendiklerini dile getiren Tekgöz, “Mazlum arkadaşımız Sur’da olup bitenin canlı tanıklığını yapıyor. Dolayısıyla Sur’un ölmüş haliyle haber yapmak istemiyoruz. Sur’un kendisinden Sur’da yaşayan insanlardan ve Sur’daki gelişmelerle ilgili arkadaşımızın canlı tanıklığına ihtiyacımız var. Tanıklık ettiği dönemin canlı canlı anlatımlarına ihtiyacımız var. Bunun için de kamuoyunun da gazeteci örgütlerinin daha duyarlı ve harekete geçmesini bekliyoruz. Bunun için de çağrılarımız var. Diyarbakır’da gazeteciler, Özgür Gazeteciler Cemiyeti ile beraber yarın (19 Şubat) Şeyh Said Meydanı’nda bir açıklama yapacağız. Basın açıklamasına herkesin katılmasını bekliyoruz. Açıklamanın ardından Sur’a yürüyerek Mazlum’un bulunduğu yere koridor açarak sağ salim almak istiyoruz” diye konuştu.  

 

“AİHM kararı Cizre gibi olmasın”

 

Dolan ve insanların durumlarıyla ilgili hem Türkiye hem de uluslar arası tüm meslek örgütlerini bilgilendirdiklerini anlatan Tekgöz, “Hem Türkiye’deki hem de uluslar arası alanda faaliyet gösteren gazeteci örgütlerinin tamamına konuyla ilgili bilgilendirdik. Onlarda gereken tüm yerlere bildirimde bulunacaklarını söylediler. Durumun acil olduğunu izah ettik. AİHM’in de burada karar verirken dikkatli olması gerektiğini düşünüyoruz. Cizre’deki durumda bunca cenaze çıkmış ise AİHM’in payı da büyüktür. Arkadaşımız gazeteci kimliği var. Haberleri var, mesajları var dolayısıyla biz AİHM’in daha önce verdiği kararları doğru bulmuyoruz. Ve arkadaşımız ile ilgili yapılan başvuruyla ilgili daha önce yaptığı hatada dönmesini bekliyoruz. AİMH’in suçlara ortak olmaması lazım. İsmi İnsan Hakları mahkemesi ise insanlara yönelik kararlar alması gerekmektedir. İnsan yaşamına dair olması gerekiyor ölümüne dair değil. AİHM’e de bir kez daha insan yaşamına dair kararlar alması çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.

ÖGC Dolan için valiliğe başvurdu

Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC), Diyarbakır Valiliği'ne DİHA muhabiri Mazlum Dolan için koridor açılması talebinde bulundu.

 

Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) Eşbaşkanı Hakkı Boltan, bombardıman altındaki Diyarbakır'ın Sur ilçesinde ailelerle birlikte bir evin bodrum katına sığınan DİHA muhabiri Mazlum Dolan'ın için Diyarbakır Valiliği ile görüştü. Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy ile görüşemeyen Boltan, taleplerini Aksoy'un Basın Danışmanı Mustafa Çakmak'a iletti. Boltan, Dolan'ın durumuna ilişkin Çakmak'a şunları aktardıklarını söyledi:

“Dicle Haber Ajansı Muhabiri Sur'da yasaklı bölgede haber takibi yapıyor. En son kendi ajansına gönderdiği mesajda durumunun iyi olmadığını aktarmış ve haberin konusu DİHA'da servis edilmiştir. Konu çerçevesinde biz sizden koridor açılmasını talep ediyoruz. Kendimiz gidip arkadaşımızı almak istiyoruz”

Çakmak’ın bilgileri Vali'ye aktaracağını bildirdiğini belirten Boltan, saat 14.30’da görüşme gerçekleştirdiklerini ancak kendilerine geri dönüş sağlanmadığını ifade etti.

 

Gazeteci Dolan’ın Attığı Mesajlar

Sur'da bombardıman altında olan bir binanın bodrum katında mahsur kalan gazeteci Mazlum Dolan’ın attığı mesajlar şöyle:

Saat 19.49’da attığı mesaj:

“32 tane yaralı var. Bunlardan 9 kişinin durumu ağır. İlaç yok, su ve gıda da yok. Buradaki sivillerin çağrısı: Artık dışarıdaki halk ayaklansın. Bizi yalnız bırakmasın”

Sonraki gün saat 09.41 de attığı ilk mesajı:

“Yoğun havan atıyorlar. Top ve tank atışları var. Şebeke çekmiyor sadece mesaj atabiliyorum. Siz de mesaj yazın”

Bu mesajından iki dakika sonra saat 09.43’te ikinci bir mesaj daha attı. Dolan bu mesajında ise, içinde bulundukları ortama dair fotoğraf gönderip gönderemeyeceği sorulmasına karşılık olarak “Maalesef foto atamıyorum. Küçük telefon var. Küçük telefonda şarj var. Onu kullanıyorum şuan” yanıtı verdi.

 

 

(Engin Öztürk)

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler