1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ada'da çifte vatandaşlık
Ada'da çifte vatandaşlık

Ada'da çifte vatandaşlık

KKTC'de bugün cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu var. Çözüm konusunda umutsuz Kıbrıslı Türklerin tamamına yakını, KKTC vatandaşlığının yanında Güney'e geçerek "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığına başvuruyor. Nedeni Avrupa Birliği üyeliğinin getirdiği avantajlar.

A+A-
KKTC'de halk cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık başında. 19 Nisan'daki seçimlerin ilk turunda, yüzde 50 oy alamayan ve ikinci tura kalan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Mustafa Akıncı ikinci turda yarışıyor. Ancak ada halkı genel olarak çözüm konusunda umutsuz, seçimlerin de bu konuda bir şeyi değiştireceğini düşünmüyor. Yıllardır kalkmayan izolasyonlar, çözülemeyen sorunlar ada halkını kendi çözümlerini üretmeye itiyor: Çifte vatandaşlık
 
Kıbrıs Adası'nda yönetimin ikiye ayrılmadığı 1974'ten önce doğan Türkler, Türkiye'nin düzenlediği Barış Harekâtı'yla geçerliliğini yitiren ancak Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin hâlâ tanıdığı Kıbrıs Cumhuriyeti'nin vatandaşı sayılıyor. Kimlikleri hâlâ geçerli. 2004'e kadar Türkiye üzerinden Kıbrıs pasaportlarıyla dünyanın her yerine seyahat edebiliyor, istediği ülkede eğitim ve sağlık hizmeti alabiliyorlardı.
 
1983'te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve vatandaşlarına verdiği pasaportlar ise Türkiye dışında dünyanın hiçbir ülkesi tarafından tanınmıyor. 
 
Bu sebeple 1974'ten sonra doğan Kıbrıslı Türkler, tanınmamanın getirdiği zorluklardan ve izolasyonlardan kaçmak için, KKTC vatandaşlığı yanında Türkiye Cumhuriyeti pasaportu da alıyor.
 
Kapılar açılınca Türkler vatandaşlık almaya başladı
 
2004 yılında, Türk ve Rum yönetimi arasında yıllar süren barış görüşmelerinin ardından, Kuzey ve Güney Kıbrıs arasındaki sınır kapıları açıldı. Kapıların açılmasıyla birlikte Kıbrıs vatandaşı Türkler, Güney'de bulunan Larnaka Havalimanı üzerinden doğrudan seyahat imkânına kavuştu. Aynı yıl, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla Avrupa Birliği'ne de üye oldu.
 
Bu tarihten sonra, 1974 sonrasında doğan pek çok Kıbrıslı Türk de Güney'e geçerek "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığına başvurdu. Çünkü artık "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığı sadece tanınmamanın getirdiği sıkıntılardan kurtulmanın değil, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin getirdiği avantajlardan da yararlanmanın bir yolu…
 
'Türkiye pasaportu bizi sınırlıyor'
 
Gazimağusa'da yaşayan Münevver Kılıç, 1977 doğumlu. Annesi veya babası "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşı olan herkesin hakkı olduğunu öğrenince, 2004'te kapılar açıldığında Güney'e geçerek Rum Yönetimi'ndeki yetkili kurumlara başvurdu. Kıbrıslı Türklerin 'Rum vatandaşlığı' diye adlandırdığı "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığını alsa da, Güney'de yaşamayı hiç düşünmedi. KKTC sınırları içerisinde yaşamaya devam ediyor. Vatandaşlığa geçmesinin nedenlerini ise şöyle anlatıyor:
 
“Neredeyse bütün komşularımın, akrabalarımın Rum vatandaşlığı var. Elbette gidip de Güney'de yaşamak için almıyoruz pasaportu, burada gayet iyiyiz. Ama KKTC vatandaşlığımız dünyanın hiçbir yerinde geçmiyor, bizi sınırlıyor. Türkiye pasaportu da bizi sadece Türkiye üzerinden hareket etmeye zorluyor. Örneğin benim ablam, 74'ten önce doğmuştu, İngiltere'de yaşıyor. Ben de onun yanına her gitmek istediğimde Türkiye'ye geçip, Türkiye pasaportumu yenileyip, İngiltere vizesine başvurup bekliyordum. Artık Larnaka üzerinden bir seferde gidip gelebiliyorum. AB vatandaşı olduğumuz için İngiltere'ye girişimiz de çok kolay oluyor.”
'Oğlum Avrupa'da üniversite okuyabilir'
 
Münevver Kılıç'ın yedi ve on dört yaşlarında iki de çocuğu var. Çocuklarının diş tedavisi için bile Avrupa ülkelerini tercih ettiğini anlatıyor:
 
“Kızım Berfin'in dişlerinde sorun vardı. Kıbrıs'ta iki tarafta da iyi doktor ya da hastane bulmak zor… Zaten onları da Kıbrıs vatandaşlığına geçirmiştik. Sonra da götürüp tedavisini Avrupa'da yaptırabildik. Oğlum da liseye geçmek üzere. Lisede yanımızda olsun istiyoruz ama sonrasında Avrupa'da bir üniversiteye gidebilir. Avrupa Birliği vatandaşı olduğu için oradaki eğitim sistemine kolayca geçiş yapabilecek.” 
 
 
Sağlık hizmetleri için AB ülkelerini tercih ediyorlar
 
Münevver Kılıç'ın komşusu 33 yaşındaki Fatoş Keçeci de "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığına geçenlerden. Keçeci'nin en büyük sıkıntısı, ilkokula giden ve şeker hastası olan kızı. Kızının hastalığını öğrendikten sonra gidip vatandaşlık aldıklarını ve kızının tedavisini düzenli olarak gittikleri Almanya'da devam ettirdiklerini anlatıyor:
 
“Kızım 10 yaşında, yıllardır genetik olarak şeker hastalığıyla uğraşıyor. Burada düzgün ilaç bulmak, tedavisini başarıyla devam ettirecek hastane bulmak zor. Kemiklerinde de sorun var. Tedavi için en iyi doktorların Almanya'da olduğunu öğrendik. Her seferinde Türkiye'den geçmeye, vize almaya uğraşmamak için biz de vatandaşlığa başvurduk. 2004'ten önce zaten Güney'e geçmemiz mümkün olmadığı için başvurup vatandaşlığı da alamıyorduk. Çok iyi oldu kapıların açıldığı. Şimdi sürekli Almanya'ya gidiyorum kızımı alıp, Larnaka'dan doğrudan uçağa biniyoruz.”
 
Peki Türk tarafında kaç kişi "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşlığı alıyor? Sorunun cevabını veremiyoruz. KKTC durumu raporlamadığı için resmi bir veri yok. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de sayıları paylaşmaktan kaçınıyor. Ancak annesi veya babası Türkiyeli olanlara zaman zaman çıkarılan zorluğun dışında, başvuran her Kıbrıslı Türk vatandaşlık alabiliyor.
 
KKTC İçişleri Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre de, bu hakka sahip olan Kıbrıs Türklerinin tamamına yakını KKTC vatandaşlığı yanında, "Rum vatandaşlığına" da geçmeyi tercih ediyor.
 
(Al Jazeera)

HABERE YORUM KAT