1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Açlık grevindeki Vekilin son hali
Açlık grevindeki Vekilin son hali

Açlık grevindeki Vekilin son hali

DİYARBAKIR - Kürdistan Topluluklar Birliği Türkiye Meclisi (KCK/TEM) davasından tutuklu bulunan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, açlık grevindeyken çektirdiği fotoğraf ile yazdığı bir mektubu avukatları aracılığıyla basın mensuplarına gönderdi.

A+A-

KCK/TM davasından dolayı Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız açlık grevlerinin 59. gününde, kapatılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Mazlum Tekdağ ile birlikte çektiği fotoğrafı ve yazdığı bir mektubu avukatları aracılığıyla basın mensuplarına gönderdi. Sarıyıldız, 12 Eylül'de başlayan süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine, 34. günde dahil olduğunu söyledi. Sarıyıldız mektubuna şöyle devam etti:
"Söz konusu aşama, kilo kayıplarının bedende belirginleştiği tenlerin saman kağıdı rengine büründüğü, aurtların içe çöktüğü, göz çukurlarının derinleştiği ancak anlam gücü, moral ve bilincin direnenler şahsında zirvede seyrettiği bir zamana tekabül ediyor. Aynı kısımda bir arada bulunduğum 7 arkadaş ve daha sonra onların da eyleme başladığı 3 refakatçi arkadaşın aynı eylemde kesişen yaşam serüveni, açlık grevi eyleminin yanı sıra, siyasal Kürt hareketinin sosyolojik yapısına dair iyi fikir veriyor. Üniversiteden, köyden, şehirden gerillaya katılıp daha sonra tutuklanan arkadaşlar var. BDP MYK üyesi ve Belediye Meclis Üyesi arkadaşlar var. Kurumlardan, yürüyüşlerden, işinden, gücünden alınan arkadaşlar var. Yüreği aynı sevdayla çarpan, faşizme, baskı ve sömürü sistemine karşı öfkeyle dolu olan Kürt toplumunun her kesiminden insanlar var. Özcesi, demokratik ulus paradigmasının eylemciler şahsında doğal olarak bedene bürünmeye başladığı, başarının belirgin emarelerinin ortaya çıktığı bir yapı. Bugün itibariyle arkadaşları 63'üncü günündeler, ben ise açlık grevi eyleminin 31'inci günündeyim. Yani ben başlarken onların bulunduğu yere yakın bir yerde, onlarsa kimisinin bedeninde belki artık onulmaz tahribatların başladığı yerde. Dijwar, Mahir ve Dr. Cihan arkadaşlar artık sıvı alamıyorlar. Dijvar 74 kilo ile başladığı eylemden şu an 59 kiloya düşmüş. Bize refakat eden arkadaş doğal otoritesini kullanarak onlara neredeyse zorla sıvı aldırıyor. Bir devrimci ölüme giderken bile, son ana kadar bilincini, duruşunu koruyabilmeli diyor. 53 kiloya düşen Dr. Cihan arkadaş biyolojik realiteye karşı amansız dirense de duyma ve görme duyuları her geçen gün biraz daha zayıflıyor. Kimi arkadaşta da sese karşı hassasiyet artıyor. Cihan arkadaş, haberlerde geçen çalışma sözcüğünü, çatışma olarak anlayıp, arkadaşlar çatışma olmuş deyince kısmımızın moral ve motivasyon kaynağı Pir Ali Arkadaş, sağır duymaz uydurur deyiveriyor. Bunun üzerine ranzalarında uzanan arkadaşlardan da tonu düşmüş kahkahalar çıkıyor. Eylemin ilk dönemlerinde tüm arkadaşlar bir arada her gün belli bir süre volta atarken ayakta kalanların sayısı giderek azalıyor. Voltaya çıkanlar da çok geçmeden geri çekiliyor ve yalpalıyor. Anlayacağınız bulunduğumuz kısmın havalandırma alanı tarihinin en sakin günlerini yaşıyor. Özgür, 24 basamaklı merdiveni çıkana kadar çaktırmadan 3 kez kestiriyor, mola veriyor, basamaklara çömeliyor. Salih, grubumuzun en genci, en neşelisi ve en uykucusudur. Zamansız dökülmeye başlayan saçlarına hayıflansa da belli etmemeye çalışıyor. Hükümetin eylemi maniple edeceği ya da müdahale zemini yaratacağı kaygısıyla eylemin 52'inci gününe kadar cezaevi idaresinin muayene ve ölçüm alma isteklerini kabul etmedik. Ancak içinde eş başkanlarımızın da bulunduğu BDP heyetinin cezaevi ziyareti esnasındaki yoğun çabaları sonucunda tansiyon, nabız ve kilo ölçümlerine izin vermeye başladık. Evet, sevgili okur. Sen bu yazıyı okuduğunda Mazlum, Dijwar, Mahir ya da yan kısımda kalan Tayyip, Fırat, Ferhat veyahut ülkenin dört bir yanındaki onlarca hapishanede direnen binlerce arkadaşımızdan biri ya da birileri dilim varmaz ölümü söylemeye ama sağlıkla ilgili normal yaşama dönme ihtimalini belirleyen kritik eşiği aşabilir. Bir bedenin tel tel dökülmesi, damla damla erimesinin ne olduğunu yaşayarak görüyoruz. Halkımız ve önderliğinin özgürlüğü için canını en soylu biçimde feda etmekten sakınmayan zindan direnişçilerinin yanında yer almak, onlara, yaşamlarına sahip çıkmak tarihi, ahlaki ve politik bir görev olarak önümüzde durmaktadır.”

HABERE YORUM KAT