1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. Açlık grevi yapan vekillerin karşısında baklava yediler
Açlık grevi yapan vekillerin karşısında baklava yediler

Açlık grevi yapan vekillerin karşısında baklava yediler

Nusaybin girişinde HDP’li vekillerin açlık grevi sürüyor. Vekiller dört günün sonunda sadece sıvı gıdalar alıyor.

A+A-

Vekillerin açlık grevi yaptığı noktaya gelen görevli polisler tepsilerle gelen baklavaları yedi.
 
Nusaybin’de HDP kortejine çok sert müdahale
 
 
SICAK BÖLGEDE - Mahmut ORAL
 
 
NUSAYBİN- Nusaybin’e köy yollarından ulaşmak isteyen gruba polis çok sert müdahale etti. Olayları görüntülemeye çalışan Genel Yayın Yönetmenimiz Mahmut Oral’a tehdit ve küfürler yağdıran polis, muhabirimizin elindeki fotoğraf makinesini alarak, çektiği fotoğrafları izinsiz ve kanunsuz bir şekildi sildi. Müdahale nedeniyle dağ yoluna kaçmaya çalışan HDP’lileri polis takip etmeye başladı. Polisin sert müdahalesi devam ederken, HDP milletvekili Mithat Sancar yaralandı. Sancar, Nusaybin Devlet Hastanesi’ni kaldırıldı.
 
 
Mardin’in Nusaybin ilçesinde 13 Kasım günü 15 mahallede ilan edilen sokağa çıkma yasağı, şiddetli çatışma ve patlama sesleri ile devam ediyor. Toplam 8 kişinin yaşamını yitirdiği yasağa, önceki gün 11 mahalle için verilen 8 saatlik ara sonrasında, yasak dün tüm mahallelerde aralıksız olarak devam etti. İlçenin Abdulkadirpaşa ve Fırat mahallelerinden önceki gece sürekli silah sesleri ve patlamalar duyuldu. İlçede yine elektrik, telefon ve internet erişimi kısıtlandı.
 
Ayna’ya engel
 
Zaman zaman ambulansların girip çıktığı ilçeye destek için dün DBP’liler Nusaybin’e doğru yola çıktı. Ancak Aralarında DBP Eşgenel Başkanı Emine Ayna’nın da olduğu partililer yolda engellendi. Ayna ve beraberindekiler bunun üzerine köy yollarından alternatif güzergahlara yöneldi.
 
Açlık grevi dördüncü günü devirdi
 
HDP Milletvekilleri Prof. Mithat Sancar, Gülser Yıldırım, Erol Dora ve Ala Atalan’ın, Nusaybin’deki yasağın kalkması için başlattıkları açlık grevi eylemi de dördüncü günü geride bıraktı. Milletvekilleri geceyi İpek Yolu üzerindeki dinlenme tesisinde geçirip, sadece sıvı gıdalar alıyor.
 
3-4 gün daha yasak
 
Öte yandan CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da önceki gün akşam saatlerinde ilçede Kaymakam Sarı ile görüştü. HDP’li Mithat Sancar’ın da katıldığı görüşme ile ilgili açıklama yapan Tanrıkulu, edindiği izlenime göre Nusaybin’deki sokağa çıkma yasağının 3-4 gün daha devam edebileceğine işaret etti.
 
Türkiye bu yöntemden çok çekti
 
Yaşanan ölümler ve yaralanmalarla ilgili olarak yürütülen soruşturmalarla ilgili hiçbir bilgi olmadığını vurgulayan Tanrıkulu “Burada hangi soruşturma yapılıyor savcılık tarafından bir bilgi verilmiş değil. Türkiye’nin Kürt meselesi böyle çözülmez. Burada aldığımız bilgilere 6 yurttaş ateşli silahla bir yurttaşımızda hastaneye ulaştırılamadığı için yaşamını yitirdi. Burada sivil halkla mücadele ediliyor. Nusaybin halkı çok bedel ödedi. Türkiye bu yöntemden çok çekti” dedi.
 
Nusaybin’de yasağın önceki gün ihtiyaçların giderilmesi için kısmen kaldırıldığını ifade ederek, “Orada, Belediye başkanı, Milletvekilleri, Kaymakam ve esnaflar ile görüşmeler yaptık. Şu ana kadar 5’i ateşli silah, bir kişi de hastane götürülemediği için yaşamını yitirmiş. İnsanlar perişan halde, evlerinde yiyecek yok. İlçenin yüzde 70’inde elektrik yok. Dün yasağın kalktığı kısa sürede bu ihtiyaçlar giderilmeye çalışıldı ama süre yeterli olmadığı için halk ihtiyaçlarını gideremedi” dedi.
 
Tanrıkulu halkın hem hendeğe hem de hendek nedeniyle kendilerine düşman muamelesi yapılmasına tepkili olduğunu ifade ederek “Operasyon yapanlar bine yakın kişi ve Nusaybin dışından getirilen güvenlik gücüdür. Hiç kimsenin bugüne kadar görmediği şekil ve tipte insanlardır. Silvan’da aynı şikayetler vardı” dedi.

 

Görüştükleri Nusaybin Kaymakamının, gerekli insani duyarlılıkları göstermeye  ve ihtiyaçları karşılamaya çalıştıklarını ifade ettiğini söyleyen CHP’li Tanrıkulu, “Ama yasağın 3-4 gün daha süreceği anlaşılıyor. Hendeklerin tamamı kapatılmamış.

 

Bundan sonra yaşanacak ölümler, Nusaybin ile Ankara arasındaki mesafeyi açacaktır. Bölge ile Ankara arasındaki mesafe her ölümle daha fazla açılıyor. Hendek ne kadar açmaz ise, Kürt meselesinde ölüm ve sokağa çıkma yasakları da başka bir açmazdır. Bölge ile Ankara arasındaki makas açılmaktadır. İnsanların siyasete, siyaset kurumlarına ve parlamentoya güvenleri yok olmak üzeredir” diye konuştu.
 
Durum hoş değil
 
Yasağa ilişkin konuşan Sancar ise “Durum tahmin edildiği gibi hiç hoş değil. Mahalleler çöp içerisinde ve doğal olarak burada bir sağlık problemi oluşma ihtimali çok yüksek. Yasaktan sonra ölümlerin artmasından endişe ediyoruz” dedi.
 
Yığınak yapılıyor
 
Sancar, yasağın devam ettiği mahallelerde ise güvenlik güçlerince yığınak yapıldığını kaydederek “Yasağın kalkmadığı mahallelere yoğun operasyonlar yapılacağını gözlemledik. Operasyonların kime yapılacağı merak konusudur.

 

Siviller öldürüldü. Sokağa çıkma yasağının tümden kaldırılması gerektiğini söyledik. Daha fazla ölümlere yol açacak sebepler şartları tahrip eder. Burada yangının büyümesi başka yerleri de etkiler. Bu yöntemler birlikte yaşama şartlarını tahrip ediyor” diye konuştu.
 
TEOG ertelensin
 
İlçede yasağın en çok mağdur ettiği, patlama, silah ve çatışma seslerinin içlerine korku saldığı öğrenciler ve küçük çocuklar ise çaresiz.

 

Hafta içinde Nusaybin’deki binlerce öğrenci TEOG sınavına girecek ancak psikolojileri olumsuz etkilendiğinden, sınavın ertelenmesi istendi. Nusaybin Eğitim-Sen Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, , 25-26 Kasım tarihlerinde Ortaokul öğrencileri için TEOG sınavının yapılacağını hatırlatarak sokağa çıkma yasağının biran önce kaldırılmasını talep edildi. Açıklamada şöyle denildi:
 
İnsan hakları ayaklar altında
 
“Gerek iç hukuk gerekse de uluslararası hukuka aykırı bir yöntemle; en temel insan hakkı olan yaşam hakkını,  temel gereksinimlere ulaşma ve sağlık hakkını, sözleşmelerle taraf olduğu evrensel insan haklarını ayaklar altına alan bir tarzda Kaymakamlık kararıyla 13 Kasım’dan itibaren Nusaybin’de uygulanan sıkıyönetim hali devam etmektedir.

 

Elektrik, su kesintileri ile gıda stoklarının tükenmesiyle abluka görüntüsüyle Nusaybin adeta çağdaş bir Kerbela’yı anımsatmaktadır. Gittikçe artan can kayıpları ve yaralanmalar bizleri oldukça endişelendirmektedir.

 

Yaşadığımız çağda güvenlikçi yöntemlerin sorunları kangrenleştirdiğini kaos ve krize zemin hazırladığını 30 yıllık kirli savaş deneyimi ve Ortadoğu savaşlarının ekonomik politik maliyetini ödeyen Türkiye toplumunun en iyi bildiği gerçekliktir. Artık iktidarın reel politika alanındaki öngörüsüz emel ve ihtiraslarına canlarımızı kurban vermek istemiyoruz.

 

Bu bağlamda bir an evvel yaşadığımız sancılı süreçten çıkabilmek için kamu güvenliği adı altında Kürt halkına açılan savaştan bir an önce vazgeçilmesini ve siyaset kurumunun devreye girmesini istiyoruz. Evrensel doğrular ve hakikat ışığında her türlü toplumsal sorunların müzakere ve diyalogla çözülebileceğine inanıyoruz.

 

Bir kez daha zaman kaybetmeksizin anti demokratik, hukuk dışı uygulama olan sokağa çıkma yasağının kaldırılmasını bekliyoruz. Tüm duyarlı kamuoyunu, STK bileşenlerini, akademisyen, yazar, sanatçı, özgür kadın hareketlerini duyarlı olmaya Nusaybin’e ses vermeye çağırıyoruz. Ayrıca 25-26 Kasım tarihlerinde yapılacak olan TEOG sınavına Nusaybin’de binlerce öğrencimizin katılması beklenmektedir.

 

Eğitim öğretim faaliyetlerinin yapılamadığı ilçemizde kaotik savaş ortamının öğrencilerimizde yarattığı travmatik psikolojik alt üst oluşları göz önünde bulundurduğumuzda bu öğrencilerin ülkenin herhangi başka bir yerindeki öğrencilerle eşit şartlarda yaraşmalarını beklemek en büyük adaletsizlik olacak ve eğitimdeki fırsat eşitliği ilkesine de aykırılık teşkil edecektir. Daha da detaylandırabileceğimiz pedagojik veriler ışığında TEOG sınavının ertelenmesini ve / veya öğrencilerimize pozitif ayrımcılık yapılmasını bekliyoruz. Bu konunun hassasiyetle yetkili mercilerce ele alınmasını bekliyoruz.”
 
Polis çok sert müdahale etti
 
Nusaybin’de bunlar yaşanırken ilçeye köy yollarından ulaşmak isteyen HDP’li gruba polis çok sert müdahale etti. Müdahale esnasında HDP Milletvekilleri ve gazeteciler gazdan etkilendi.
 
Olayları görüntülemeye çalışan Genel Yayın Yönetmenimiz Mahmut Oral’a tehdit ve küfürler yağdıran polis, Oral’ın elindeki fotoğraf makinesini alarak, çektiği fotoğrafları izinsiz ve kanunsuz bir şekilde sildi.
 
Mithat Sancar yaralandı
 
Müdahale nedeniyle dağ yoluna kaçmaya çalışan HDP’lileri polis takibini sürdürdü. Polisin sert müdahalesi devam ederken, HDP milletvekili Mithat Sancar yaralandı. Sancar, Nusaybin Devlet Hastanesi’ni kaldırıldı.

HABERE YORUM KAT