1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Açlık grevi yapacaklar
Açlık grevi yapacaklar

Açlık grevi yapacaklar

PKK'li tutuklular, KDP'nin Rojava sınırına kazdığı hendekleri protesto etmek amacıyla bugün uyarı amaçlı iki günlük açlık grevi eylemine başlayacak.

A+A-

Sivil toplum örgütleri cezaevlerindeki tutukluların eyleminin anlamlı olduğuna dikkat çekerken, Diyar TUHAD-DER Başkanı Derya Us, eyleminin sadece KDP ve AKP hükümetine yönelik bir uyarı olmadığını, aynı zamanda dışarıda mücadele yürütenlere de bir uyarı niteliğinde olduğunu ifade etti.

Rojava'da yaşanan devrim sonrası oluşturulan demokratik özerk yönetimle halklar için eşit bir yaşam modeli oluşturulsa da Rojava'ya yönelik hem çetelerin hem de dış güçlerin saldırıları artarak devam ediyor. Rojava devrimini boğmaya yönelik bu girişimler en son KDP'nin, Federal Kürdistan Bölgesi ile Rojava sınırına hendekler kazarak Rojava'yı kuşatma altına almak istemesiyle farklı bir boyuta ulaştı.

KDP'nin kazdığı bu hendeklere ilişkin birçok kesimden tepkiler gelmeye devam ederken, PKK'li tutuklular, Rojava'ya yönelik bu politikalara karşı bugün itibariyle iki günlük açlık grevi eylemine başlayacak. Diyarbakır'da bulunan sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri hem tutsakların eylemini hem de başta Türkiye ve KDP olmak üzere uluslararası güçlerin Rojava'ya yönelik politikalarını DİHA'ya değerlendirdi.

'Uyarıların son halkası'

Rojava'da Kürt halkı öncülüğünde gelişen devrime yönelik sürekli uluslararası güçlerin müdahalesinin söz konusu olduğunu ifade eden DTK Koordinasyon Kurulu üyesi, BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, bu müdahalelere karşı halkların tepkilerinin geliştiğini ve son olarak da cezaevlerindeki tutsakların uyarı amacıyla başlattığı açlık grevinin de bu tepkilerin son halkası olduğunu kaydetti.

KDP'nin Rojava'ya yönelik politikalarına her yönüyle sert bir tepkinin kamuoyunda oluştuğunu söyleyen Birtane, tutsakların başlattığı açlık grevi eyleminin öneminin altını çizerek, “Ancak zindandaki özgürlük tutsaklarının bedenlerini açlığa yatırmaktan başka bir imkanları olmadığı için bedenlerini açlığa yatırmaktadırlar. İnsanların bedenlerini açlığa uyarı amaçlı yatırması önemli bir konudur” dedi.

KDP, AKP ve uluslararası güçlerin Rojava'ya yönelik politikalarına karşı tutsakların bu duruşunu benimsediklerini dile getiren Birtane, tutsakların göstermiş olduğu bu tutumun dışarıda bulunanlar tarafından da gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.

'AKP politikalarının bir parçasıdır'

KDP'nin Rojava sınırında hendekler kazmasının Kürt ulusal birliğine de zarar verdiğine vurgu yapan Birtane, hendeklerin aynı zamanda AKP'nin Rojava'ya yönelik politikalarının bir parçası olduğuna dikkat çekti. AKP'nin ördüğü “utanç duvarı”nı hatırlatan Birtane, “Bugün ise KDP, Güney Kürdistan ve Rojava arasına aynı duvarı inşa etmektedir.

Ve bunu KDP eliyle yapmaktadır. Bu da gösteriyor ki Kürdistan üzerinde yürütülen bu politikalar merkezi bir siyasetin ürünüdür” dedi.  Ulusal Kongre'nin, KDP'nin Rojava'ya yönelik tutumundan dolayı toplanamadığını belirten Birtane, “Rojava devrimini sorun olarak gösterenlere tüm Kürtlerin sert tepki göstermesi gerekiyor ve kınanmalıdır. Elbette kınanıyor da ama karşısında bir duruşta olmalıdır. Bu politikaları duruşumuzla boşa çıkarmayı bilmeliyiz. Uyarı ve eylem şekilleri değerlendirmeli, bir duruş sergilenmelidir” diye konuştu.

'Sivil kamuoyu duyarsız kaldı'

Rojava gelişen devrim süreciyle birlikte başladığı yerel, bölgesel ve uluslararası güçlerin yoğun bu devrimi boğmaya yönelik bir çaba içerisinde olduğunu kaydeden İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici ise açlık grevi eylemiyle tutsakların hiçbir zaman toplumun sorunlarından kopuk kalmadıklarını bir kez daha gösterdiğini belirtti.

Kürtlerin bir bütün olarak Rojava devrimine ve Rojava'daki halklara sahip çıkması gerektiğini ifade eden Bilici, “İşte tam da bu nokta cezaevindeki siyasi mahpusların yapacakları açlık grevi bundan sonraki olumsuzluklara karşı çıkabilecek duruşu dışarıdaki güçlerin bir bütün olarak daha gür bir sesle daha aktif bir şekilde daha süreklilik kazanacak bir şekilde eylemler geliştirmesi gerekir. Seslerini yükseltmesi gerekir. Bu temelde üzülerek belirteyim sivil kamuoyu bu konuda duyarsız kaldı. Rojava'da yaşanan vahşeti ancak bu halklar durdurabilir, engelleyebilir. Cezaevindeki siyasi tutsaklar orada bir direniş gösteriyorlar. Dışarıdaki insanlar buna destek sunarak herkes kendi yerinde kendi işini yaparak bu hak ihlalini durdurabiliriz. Biz de bu yönde sürekli mücadelemizi sürdüreceğiz. Sonuç alıncaya kadar bu devam edecektir” diye kaydetti.

'Bu uyarı iyi okuması gerekiyor'

Diyar TUHAD-DER Başkanı Derya Us da “Cezaevlerindeki tutsakların hendeklere tepki göstermesi bazı eylemselliklerin de önünü açabilir. Cezaevlerindeki tutsakların iki günlük açlık grevi uyarı amaçlıdır. Bu uyarıyı iktidarın ve KDP'nin iyi okuması gerekiyor” dedi.

Cezaevlerinin daha önce başlattıkları açlık grevleri ile rüştünü ispatladığını ifade eden Us, “Uyarı amaçlı girilecek olan açlık grevinden sonra iktidar ve KDP geri adım atmazsa eğer cezaevinde başlayan direnişe halkta katılacaktır. Tepkilerimiz daha da sertleşecektir” dedi.

'Bu eylem biz dışarıdakilere bir eleştiridir'

Tutsakların iki günlük uyarı amaçlı açlık grevi eyleminin sadece KDP ve AKP hükümetine yönelik bir uyarı olmadığını da söyleyen Us, bunun aynı zamanda dışarıda mücadele yürütenlere de bir uyarı niteliğinde olduğunu ifade etti. “Bu eylemi hem iktidara hem KDP'ye ama aynı zaman da bütün sivil toplum örgütlerine bir eleştiri olarak görüyoruz” diyen Us, kamuoyuna seslenerek, “Çarşamba günü hem arkadaşlarımızın başlatmış olduğu açlık grevine hem de Rojava ile hasta tutsakların durumuna ilişkin basın açıklaması düzenleyeceğiz. Halkımıza çağrımızdır; açlık grevindeki arkadaşlarımıza, hasta tutsaklarımıza ve Rojava halkına destek vermelerini bekliyoruz” dedi.
 

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT