1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 3. Olağan Kadın Konferansı
3. Olağan Kadın Konferansı

3. Olağan Kadın Konferansı

Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) tarafından düzenlenen 3. Olağan Kadın Konferansı başladı. Konferansta konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna, Abdullah Öcalan ile görüşmelerin eşit koşullarda olmasını istedi.

A+A-

Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) tarafından düzenlenen 3. Olağan Kadın Konferansı başladı.“Örgütlenerek direnelim, direnerek özgürleşelim” sloganıyla BDP Diyarbakır İl binası Vedat Aydın Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna yaptı.

Ayna, bugün en temel sorunun Kürt kimliğinin tanınmama sorunu olduğunu belirtirken, “10 yıl öncesine kadar Türk devleti, 'Türk kimliğinden başka bir kimlik yok' diyordu. Son on yıldır AK Parti geldi, hükümet oldu. Kürt vardır dedi. Ancak Kürt kimliği tanınmayan Kürt halkı nerede var? Hayalde mi var? Başbakan Erdoğan, sorunu çözdük diyor. Nasıl çözdü? Yaşamda var olmayan bir şey var olmaz. Ne madde tek başına var olur ne de ruh. Kürdistan halkının var olabilmesi için bir kimliğe, cisme kavuşması gerekir. Başbakan İmralı ile görüşüyoruz diyor. Biz görüşmeden çıkacak sonuçla ilgiliyiz. Kürt halkı olarak meydanlarda, bir görüşme yapacaksanız, Öcalan ile eşit şartlarda görüşün dedik. Biri egemen biri esaret altındaysa olmaz. Birinin elinde kelepçe varken görüşmeler, bu halk nasıl ciddiye alınacak? O kelepçe tehdittir” dedi.

'BU MÜCADELE DEVAM EDECEK'

Ayna, “Şunun anlaşılması gerekiyor, gerek dağda gerekse kentte Kürdistan halkı bu mücadeleyi yürütürken Kürt halkının siyasal, ulusal halkları için yürütüyor. Ve Kürt halkının siyasal, ulusal hakları tanınmadıkça Kürt halkı mücadelesini sürdürecektir” diye konuştu. Ayna, yakın tarihte yaşamını yitiren Şerafettin Elçi'nin Kürt olma bilinciyle söylediği sözleri hatırlatarak Türk devletinin bunu anlaması gerektiğini söyledi.

Öcalan ile görüşmelerin eşit koşullarda olmasını isteyen Ayna, “Birinin elinde kelepçe diğerinin cebinde o kelepçenin anahtarı ile yapılan görüşmelere nasıl güvenelim? Böyle olmaz. O masada silahların bırakılması değil, anadil, eşitlik konuşulsun” şeklinde konuştu.

'DAHA NEYİN SINAVINDAN GEÇECEĞİZ?'

Hükümete seslenen Ayna, “Bizim güven sorunumuz var, onların değil. Biz çocuklarımızın cenazelerini taşırken bile barış dedik. En son olarak Paris'te katledilen üç Kürt kadın yoldaşımızı uğurlarken öfkemizi tuttuk. Yine barış dedik. Daha neyin sınavından geçeceğiz? Devlet operasyonlar yaparken PKK 7 kez ateşkes dedi. Ateşkes sırasında operasyonlar devam ederken yine barış dedik. Türkiye Cumhuriyeti bizim bu barış dememizden mücadelemizden vazgeçeceğimizi, tasfiye olacağımızı sanmasın. Bölücülükle suçlanan Kürdistan 4 parçaya bölündü. Bu durumda kimdir bölücü olan? İngiltere, ABD ve yine bu güçler değil midir? Peki, bu bölünme, bu sınırlar Kürtlerin bilincini bölebildi mi? Hayır. Rojava halkı kimliklerinin mücadelesini veriyor” diye konuştu.
 
Sınırlara ayrılmış olmalarına rağmen Kürtlerin birlik ruhunun bölünemediğine vurgu yapan Ayna, “Yüz yıllardır süren bu bölme işe yaramadı. Bunun adı gasptır. Biz kimsenin bir şeyini istemiyoruz. Biz gasp edilen haklarımızı istiyoruz” dedi.Ayna'nın konuşmasının ardından konferans basına kapalı devam etti.

HABERE YORUM KAT