1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 3 kentte kayıpların akıbeti soruldu
3 kentte kayıpların akıbeti soruldu

3 kentte kayıpların akıbeti soruldu

Kayıp yakınları, Diyarbakır, İzmir ve Yüksekova'da düzenledikleri eylemlerle kaybedilen ve cinayetler sonucu katledilen yakınlarının akıbetini sordu.

A+A-

İHD Diyarbakır Şubesi üyeleri ve kayıp yakınları, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" talebiyle 333. kez Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi.

Kaybedilenlerin fotoğraflarının olduğu dev "Şehitler albümü" pankartının açıldığı eyleme, birçok kurum temsilcisi de destek verdi. Eylemde, 1984 yılında Hakkari'nin Çukurca ilçesinde gözaltında katledilen Mustafa Erdal'ın hikayesi anlatıldı. 

Eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp ve Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Üyesi Nigar Kocaman, zorunlu askerlik yaparken 12 Haziran'dan bu yana kendisinden haber alınamayan kayıp er Osman Karadeniz'i hatırlatarak, devletin 90'lı yılların politikasını hala sürdürdüğünü ve bir an önce bu politikadan vazgeçerek kayıp askerin derhal bulunması gerektiğini belirtti. Ayrıca Kobanê'deki DAİŞ'in bombalı saldırısına da değinen Kocaman, saldırıyı kınadı.

İHD yöneticisi Emin Ermin ise, Mustafa Erdal'ın hikayesini ağabeyi Kemal Erdal'ın beyanları üzerinden şu şekilde anlattı: "29 Aralık 1984 tarihinde Çukurca Komanda Taburu ve Çukurca İlçe Jandarma Karakolu'na bağlı askerler tarafından Narlıda köyünde bulunan kardeşim Mustafa'nın evine baskın düzenlendi. Baskında kardeşim Mustafa'yı yanlarına alıp götürdüler. Ailesi olarak sık sık, kardeşimin akıbetini sormaya gittik. Ancak her seferinde bize yakında serbest bırakılacak dediler. Gözaltına alındıktan 25 gün sonra bize gelip 'cenazenizi alın' dendi. Yetkililerce bize, Mustafa'nın 85 metre yükseklikte bulunan kayalıklardan kendini attığı söylendi. Cenazemizi aldık. Köyde birçok insan onu, askerlerce iple bağlanıp, dağdan sürüklenir vaziyette getirilirken görmüştü.

Kafasında çok sayıda silah dipçiği izi vardı. Kollarının bir sicimle bağlandığını gösteren ip ya da kablo izi mevcuttu. 85 metre yükseklikten atlayan ya da atılan bir ceset değildi. Ancak vücudunda işkence izleri mevcuttu. Kardeşimle beraber Vahit Karabaş adlı bir köylümüz de gözaltına alınmıştı. Aslında bu kişi olayın tanığıdır. Ancak korktuğu için tanıklık yapmadı. İlçe Jandarma Karakol Komutanı Ramis Üstteğmen, Fahrettin Başçavuş ve Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'ndaki Askeri Birlik Komutanı Tümer Kılıç kardeşimin ölümünden sorumludur. Ailesi olarak dava açamadık. O dönemde korkuyorduk. Askerler hakkında dava açmak, geride kalanlar için büyük risk taşıyordu ve sonuç alınamıyordu. Daha sonra yaptığımız başvuru talebimiz zaman aşımından kaynaklı reddedildi. Red kararını avukatımız bir üst mahkemeye taşıdığını söylüyor ve devamında da dava AİHM'e götürülecek."

Sincar'ın katilleri 22 yıldır bulunamadı

Ardından 4 Eylül 1993 tarihinde katledilen DEP Milletvekili Mehmet Sincar'ın eşi Cihan Sincar konuştu. Sincar, eşinin katillerinin yargılanması için 22 senedir mücadelelerini sürdürdüklerini belirterek, davanın artık AİHM'e taşındığını söyledi. Failin devlet olduğuna dikkat çeken Sincar, "Kaybedilen ve katledilen insanlara sözümüz vardır. Devlet ailelerden ve bu halktan özür dilemeden biz bu mücadele bayrağını bırakmayacağız" dedi.

Yapılan konuşmaların ardından Mustafa Erdal, Mehmet Sincar ve tüm kayıplar anısına 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.

YÜKSEKOVA

İHD ve kayıp yakınları, "faili meçhul" cinayetlere kurban gidenlerin akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle düzenlediği eylemin 65'inci haftasında Yüksekova Sanat Sokağı'nda bir araya geldi. Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eyleme, HDP, DBP ve Gever Demokratik Toplum Meclisi yöneticileri ve Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanları katıldı. Kayıp yakınlarının bu haftaki buluşmasında, 8 Eylül 1993 tarihinde Yüksekova'nın Dara köyünde askerlerin attığı roket mermisi ile katledilen Sabri Çardakçı'nın hikayesi anlatıldı.

Saygı duruşunun ardından babasının hikayesini anlatan Harun Çardakçı, "Babam Dara köyünde yaşıyordu. Yurtseverliği ve Kürt halkına bağlılığı ile bilinen Yüksekova'nın illeri gelenlerindendi. 1990'lı yıllarda zaman zaman ticaret yapmak için Güney Kürdistan'a gidip gelirdi. Babamın yurtseverliğini ve demokratlığını hazmedemeyen bazı çevreler bunu kullanıp babam hakkında ihbarlarda bulundular" dedi. 

'Babam silahlarla taranmış 100 metre ilerideydi'

Özel harekat timlerinin evlerini uzun namlulu silahlarla taradığını anlatan Çardakçı, "1990'lı yıllarda derin devlet dediğimiz çeteler, özel timler halka büyük korkular yaşatıyordu. 8 Eylül 1993 tarihinde sabaha karşı 03.00'da iki panzer evimize yaklaştı. 15-20 özel harekat timi evimizin etrafını ablukaya aldıktan sonra içlerinde Kürtçeyi iyi konuşanlar tarafından babamın kapıyı açmasını istediler. Babamın kapıyı açması üzerine 4 kişi babamın üzerine çullanıp babamı dışarı çıkarttılar. O arada babam bağırarak 'Bunlar özel harekatçılar, kapıları kapatın' dedi. Bunun üzerine silah sesleri geldi. Akabinde evimizi uzun namlulu silahlarla ve roketlerle taradılar. Sabahleyin günün ağarmasından sonra babamın cenazesini ateşli silahlarla taranmış 100 metre ilerisinde bulduk" şeklinde anlattı.

'Aklınızı başınıza alın yoksa hepiniz aynı yolun yolcusu olacaksınız!'

Sabah saatlerinde asker ve özel hareket timlerinin babasını öldürüp kaçış güzergahında kaybettikleri iki adet telsiz ve sırt çantasını bulmak için evlerinin etrafını sardıklarını dile getiren Çardakçı, "Olay yerine o anda dönemin Yüksekova savcısı ve bir askeri yetkili geldi. Amcam Esfendiyar o sırada savcıya 'Katilleriniz dün gece iki adet telsiz ve sırt çantasını düşürenlerdir ve araştırmasını istiyorum' dedi. Bunun üzerine savcı evimizin önünden ayrıldı. Savcının evimizin önünden ayrılması üzerine Yüksekova Taburu'ndan kalkan helikopterler evimizin önünde bulunan binlerce insanın üzerinden alçak uçuş yapıp iki tur attılar ve evimizin önünde bulunan insanların üzerine tehdit bildirileri dağıttılar. Atılan bildiride, 'Aklınızı başınıza alın yoksa hepiniz aynı yolun yolcusu olacaksınız!' yazıyordu. Taziyemizin üçüncü gününde yine köyümüzün etrafına kargo uçakları ile bildiriler dağıtıldı" dedi.

Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ama hiçbir sonuç almadıklarını da anımsatan Çardakçı, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurduk ve Türkiye mahkum oldu. 90'lı yıllarda devlet politikası olarak yürütülen, gözaltında kayıplar, yargısız infazlar, faili meçhuller ve keyfi uygulamalar sonucunda, bu devlet içindeki karanlık yapılanmalar babam gibi on binlerce insanı katletti. Bizler aileler olarak bu katliamları yapanların biran önce evrensel hukuk kurallarına göre yargı önüne çıkartılıp yargılanmalarını istiyoruz. Babamın katillerini ortaya çıkarana kadar olayın takipçisi olacağız" diye konuştu.

Yapılan açıklamaların ardından kayıp yakınları 5 dakikalık oturma eyleminden sonra eylemi sonlandırdı.

İZMİR 

İHD İzmir Şubesi, gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak ve faillerinin yargılanması talebiyle Konak Eski Sümerbak önünde basın açıklaması düzenledi. Dernek üyelerinin yanı sıra çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, "Kayıplar belli failler nerede" pankartı açılarak, gözaltında kaybedilen yurttaşların fotoğrafları taşındı.

Açıklama yapan İHD yöneticisi Ahmet Çiçek, Diyarbakır'ın Bismil ilçesine bağlı Kenhizirkan (Tatlıçayır) köyü Mehmetşirvan (Eriktepe) Mezrası'nda yaşayan 60 yaşındaki Selahattin Akbulut'un akıbeti sordu. Koruculuğu kabul etmediği için Akbulut'un baskı altında olduğu ve defalarca gözaltına alındığı, işkence gördüğü ve ölümle tehdit edildiğini belirten Çiçek, "21 Haziran 1995 günü askerler Mehmetşirvan mezrasına baskın düzenledi. Baskın sırasında sivil giyimli 5 kişi Selahattin Akbulut'u evinden alıp zorla beyaz bir torosa bindirerek götürdü. Onu 'Komutan çağırıyor, karakolda ifaden alınacak, götürüp hemen geri getireceğiz' diye gözaltına alan sivil giyimli kişilerin arasında ailenin ve köylülerin tanıdığı Mehmet, Levent ve Recep ön isimli uzman çavuşlar da vardı" diye konuştu. 


Açıklama oturma eylemi ile sona erdi.

Bu haber toplam 5516 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler