1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. '12 Bin çocuk öldürüldü'
'12 Bin çocuk öldürüldü'

'12 Bin çocuk öldürüldü'

Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 yılında ilan edilen Çocuk Hakları Günü nedeniyle Diyarbakır Barosu tarafından yapılan açıklamada, çocukların yaşadıkları sorunlar dile getirildi.

A+A-
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Gazal Bayram Koluman, Suriye'de 3 yıldır devam eden savaşta 12 bin çocuğun öldüğünü söyledi.
 
Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin BM Genel Kurulun'da 20 Kasım 1989 tarihinde oy birliği ile kabul edildiği gün, tüm dünya çocukları için 'Çocuk Hakları Günü' olarak kutlanıyor. Çocuk Hakları Günü nedeniyle Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı okuyan Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Gazal Bayram Koluman, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 1995 yılında Türkiye'de yürürlüğe girdiğini ifade ederek, dünyada ABD ve Somali ülkeleri dışında tüm ülkelerin taraf olduğu bir sözleşme olduğuna vurgu yaptı.
 
'İhlallerin artması kaygı verici'
 
Çocuk ihlallerinin artmasında kaygı verici gelişmelerin yaşandığına dikkat çeken Koluman, “ABD ve Somali dışında bütün dünya ülkelerinin taraf olduğu bu sözleşme ile belirlenen ve garanti altına alınan çocuk hakları ihlallerinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artarak devam ettiği ve son günlerde bölgemizde yaşam hakkı ihlallerinin ciddi oranda artığı bilinen bir gerçek olmakla bu durum bizleri kaygılandırmaktadır.
 
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni imzalarken çocukların eğitim, ifade özgürlüğü, kendi kültürünü yaşatma ve kendi dilini özgürce kullanma haklarını içeren 17., 29. ve 30. maddelerine koyduğu çekince ile çocuk haklarına ciddi anlamda sınırlılık getirdiği bilinmektedir. Bu alanda yıllardır çalışma yürüten sivil toplum örgütleri olarak bizler bu çekincelerin kaldırılması için mücadele etmekteyiz. Ancak egemen güçlerce bu mücadele görmezden gelinmektedir. Bilindiği gibi demo
 
kratikleşme paketinde anadilde eğitim sadece özel okullara gitme şansı yakalayan çocuklara tanınmıştır, özel eğitim şansı olmayan yoksul çocukların ayrımcılığa maruz kalması anlamına gelen bu durumun tarafımızca kabul edilmesi mümkün değildir” dedi.
 
'Savaşların en büyük mağduru çocuklar'
 
Ortadoğu'da yaşanan savaşlarda çocuk ölümlerine de değinen Koluman, Suriye'de 12 bin çocuğunu savaşta öldüğünü kaydetti.
 
Koluman, “Son yıllarda Ortadoğu'da dünyanın egemen güçlerinin yürütmüş olduğu savaşların en büyük mağduru çocuklar olmuştur. Ülkelerinden zorunlu göçe sürüklenen çocuklar zorunlu mülteci, dilenci, çocuk gelin ve cinsel taciz mağduru olmuştur. Suriye'de yaşanan savaşta şimdiye kadar 12 bin çocuğun yaşamını kaybettiği, 350 bin çocuğun öksüz kaldığı ya da ailesi ile birlikte mülteci konumuna düştüğü, eğitim, barınma, sağlık haklarının ciddi anlamda ihlal edildiği, çocuk gelinlerle karşılaşıldığı ve para karşılığı evlendirildikleri bilinmektedir. Rojava ve Kobane'de yaşanan katliamda çok sayıda çocuğun katledildiği, bu katliam görüntülerinin pervasızca yayınlanmasına rağmen tüm dünyanın bu katliama seyirci kalması bizleri endişelendirmektedir” diye konuştu.
 
“Kobani protestosunda 6 çocuk öldürüldü”
 
6-7 Ekim tarihlerinde Kobani'de yaşanan olaylara dikkat çekmek amacıyla oluşan sokak gösterilerinde 46 kişinin hayatını kaybettiği belirten Koluman, ölenlerin 6'sının çocuk olduğunu vurguladı.
 
Koluman, “Bölgemizde Kürt sorununa paralel gelişen toplumsal olaylarda ve en son olarak Kobani'de yaşanan IŞID katliamını protesto etmek için yapılan eylemlerde net olmayan rakamlarla yaşamını yitiren 46 kişiden 6'sının çocuk olduğu, ülke genelinde 110 çocuğun gözaltına alındığı, 15 çocuğun yaralandığı bilinmektedir. Devletin negatif yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkan yaşam hakkı ihlallerinin yanı sıra, toplumsal olaylarda birçok çocuk ağır suçlamalarla tutuklanmakta, karakollarda, sokaklarda, cezaevlerinde kolluk güçleri tarafından şiddette maruz kalmaktadırlar.
 
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak ülkemizde ve dünyada çocukların uğradığı fiziksel, cinsel,sınıfsal, duygusal ve her türlü istismarların takipçisi olarak tüm siyasi erklere çocuk hak ihlalleri karşısında yükümlülüklerini hatırlatarak, sadece bu günün değil, yılın her gününün onlar için olduğunu, onlar için ayrımcılığın yaşanmayacağı yüksek yararlarının gözetileceği, barış ortamının inşa edileceği bir dünya kurmaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT